Hatırlıyor musunuz, 90’lı yıllarda arabaların arka camlarına “HUZUR İSLÂMDA” yazarlardı.
Nedense bu görüşün temsilcileri 24 yıldır iktidarda, yani bütün makamlar-mevkiler onlarla dolu.
Onlar ve onların mahdumları yatlarda, katlarda, havuzlu korunaklı villalarda, özel jetlerde fink atar oldular, ama memlekette bir gram huzur bırakmadılar.
Demek ki başörtüsünden önce insanda ahlâk örtüsü gerekliymiş. Bakınız, başörtülü bacımızın sembolize ettiği fon vurgununa.
Nene Hatun, Kara Fatma mertebesine yükselttiğiniz hanımefendi, ailece, yuvarlak olarak 160 milyon koyuyorlar, 4 ayda 2.2 milyar lira alıp çıkıyorlar.
Hani, İBB davasında “asrın hırsızlığı-asrın yolsuzluğu” diye üzerinde gece gündüz tepindiniz, dava üstüne davalar açıp muhalefette belediye başkanı, meclis üyesi, belediye bürokratı komadınız içeri attınız, pireyi deve yaptınız ama beş paralık bir yolsuzluğu ya da hırsızlığı ispatlayamadınız, onca suçsuz-günahsız insanı tutuklamanız yetmiyormuş gibi kilometrelerce uzaklara naklettiniz…
Somut örnekleri; Diyarbakır eski Belediye Başkanı Mızraklı ile Salahattin Demirtaş’ı Edirne, İBB bürokratı Elif Aytaman hanımefendiyi Afyon, Furkan Vakfından Adana’da tutukladığınız Alpaslan Kuytul hocayı Erzurum cezaevlerine göndermediniz mi?
Bunun amacı memlekette seyahat turizmine katkı sağlamak mı, yoksa sizden olmayana, sizin gibi düşünmeyene ikinci bir ceza vermek mi?
Peki son fon vurgununda tutukladıklarınıza da aynı şeyi yaptınız mı?
Konuyu dağıtmadan gene dönelim görevden affını talep eden ve kabul gören Sayın Bakanınızın fon vurgununa.
Hanımefendi parti görevinden affını talep ediyor kabul ediliyor. Soygundan elde ettiğini iade ederse sütten çıkmış ak kaşık muamelesi görüyor.
İnsan sormak istiyor; mesela hırsızlık yapan birisi dese ki; “Çaldığımı farkedemeseydiniz afiyetle yiyecektim, ama farkettiniz. Ben de aha çaldığımı aynen iade ediyorum”
Bu şahsı serbest bırakmak mı gerekiyor?
Huzuru İslâm’dan alıp 4X4 lüks çakarlı araçlarınızın arka koltuklarına hapsettiniz. Sizden olana huzur, huzur hakkı, ballı börekli makamlar, üçer-beşer yerden maaşlar, yönetim kurulu üyelikleri, ballı ihaleler…ihsan ettiniz.
Sizden olmayan, yani “öteki” ilan ettiklerinizde ise bir gram huzur bırakmadınız.
Bir de tutturdunuz “ucu kime giderse gitsin” teranesi.
Herşeyde aynı terane dilinize pelesenk oldu.Mesela Gülüstan Doku cinayetinde aynı laf.İşte ucu atadığınız valiye,emniyet amirlerinize ve de dolayısıyla bunların da amiri olan dönemin içişleri bakanına uzandı.Ne yaptınız.?
Demek ki “huzur islamda”falan değilmiş.Huzur Ahlaklı yetiştirilmiş, kul hakkını bilen yöneticilerde imiş.Kul hakkını bilen haram ve helalin de ne olduğunu bilir.Haram diye domuz etini yemezsiniz ama 4 ayda 160 milyonu 2.2 milyar yapıp bu soyguna yatırım dersiniz ve katlarda yatlarda yersiniz.
Sahi dikkat ediyor musunuz?Bu “vatansever””milliyetçi muhafazakar” lar neden sermayelerini yurtdışına taşırlar?Yani mesela Londra’dan mal mülk edinirler?İsviçre bankalarına istiflerler.Ya da bu soruya yanıt arayalım.Fon cu “Nene Hatun”İBB bursuna muhtaç bir konumdayken (eğer kumar oynamadıysa) 15-20 senede 160 milyon parayı nerden bulmuştur.Hesap basit?Bu hanımefendi 17 yılda yaklaşık her ay 1 milyon kazanmış ve hiç harcama yapmamış ki 160 milyon parası olmuş.Bu parayı da haberi olmadan eşi beyefendi bir fona yatırmış.Bu fon da öyle bir fonmuş ki yüzbin işçiyi şalıştıran Koç’lardan daha büyük bir şirketmiş!4 ayda 160 milyon 2.2 milyar oluvermiş.Andersenden Masallar!!!YERSENİZ!!!
Bir fıkrayla kapatalım.Gümrük memuru bir bavul dolusu saati sahibine sorar?”Bunların faturası nerede?Sahibi”beyefendi bunlar tavuk yemi,faturası olur mu?”Memur “beyefendi bunlar tavuk yemi olur mu ?bunlar pahalı saatler,hadi 3-5 tane olsa anlarız eşine dostuna hediyedersin.Bir valiz dolusu saat,bunları tavuk yer mi ? kimi kandırıyorsunuz?”.Sahibi”valla beyefendi ben tavukların önüne atacağım,ister yesinler ister yemesinler onların keyfi bilir.”Hikaye uzun da yazmaya yer yok.