Çay ocağında, acaba içtiğimiz bu çayın parasını kim verecek diye birbirinin gözüne bakan iki emekli dayı sohbet ediyormuş.

Birisi “Mehmet bey kadın fona 163 milyon koymuş, 2 milyar 200 milyon almış, hem de 4 ayda yav.” diyor.

İki milyar paranın ne olduğunu hayal bile edemeyecek Mehmet bey “Yav ben 24 milyar maaş alıyorum, iki milyar dediğin ne ki?”diyor.

Şaka değil yaşanmış hikaye vallahi.

Şimdi gel de bu Mehmet beye derdini anlat anlatabilirsen.

Bak Mehmet bey, iki milyar dediğin banknotları 200’lüklerden uç uca diz dünyanın çevresini 40 kere dolanır. Yok eğer 100’lük banknotlar halinde dizersen 80 defa dolanır. Bu parayı otur da say bakalım desen 80 yıllık ömrüne bir seksen yıl daha eklemen lazım. Yani bu parayı sayman bile imkansız da oturup sayayım desen 160 senede sayamazsın.

Bak sen 24 milyar almıyor, 24 bin lira alıyorsun. Bu iki milyardan her gün senin aldığın maaş kadar harcasan 200 sene yaşaman lazım. Anladın mı Mehmet bey?

Şimdi diyeceksin ki “Ama yol yaptılar, köprü yaptılar. Alamanya bizi kıskanıyor”.

Bak sana, o senin bizi kıskandığını sandığın Almanya'yı anlatayım. Sen 40 sene çalıştın ve emekli oldun. Aylık sana verilen 24 milyar değil 24 bin lira. Bu paranın hepsiyle sadece 24 kilo kıyma alabiliyorsun. Yok antrikotmuş, pirzolaymış alayım desen 12 kilo da alamazsın. Ama Alaman Emeklisi Hans var ya ona 1600 euro veriyorlar. O 160 kilo kıyma alıyor.Yaaaa..Kim kimi kıskanıyormuş anlayabildin mi?

Bunca duyarsızlığa rağmen nihayet iktidar cenahından bir vicdan sahibi çıktı. İstanbul Milletvekili Sayın Serkan Bayram mealen şunları söyledi:

“Engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi? Bi de sosyal politikalara bakıyor. Kimse kusura bakmasın. Herkes bedelini ödesin.”

Bir başka röportajında, “Adalet hepimize lazım. Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor. Top çevirmeye gerek yok. Millet intihar ediyor ,millet aç. Ucu kime dokunacaksa dokunsun”diyor ve işte burada “Serkan efendi orada bi dur bakalım” diyorlar. Ucu kime dokunursa dokunsun demek de ne demek. Bunlar tehlikeli laflar. Hani eski başbakanlarınızdan Ahmet bey “siyasi etik yasası” gibi laflar edince ona da “Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu, biz il başkanı, ilçe başkanı bulamayız” denmişti de, biz de bu ne demek diye kafa yormamıştık. Yani “…ama çalışıyorlar” mantığı ağır basıyordu.

Serkan bey açıklamalarını sürdürüyordu. “Üsküdar’ı kazanamıyorsun. Meclis üyelerini tutukluyorsun. Sahada kazanamadığını masada kazanmak…Bu mu? Utanıyorum. 2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik. Şimdi de karşı mahalleyi dağıtalım, biz devam edelim. Toplumda böyle bir duygu yok,millet artık bezmiş…İki yıl sonra seçim gelecek, millet gerekeni yapar.”

Sen merak etme Serkan bey, (Gerçi kulağın çekilmiş olmalı ki özür dileyip geri vites yaptığın söyleniyor) bu emekli dayılar bu kafada olduğu sürece 24 senedir bu yel hep böyle esti, bu tırpan da böyle kesti.

Sorunumuzun kökünde kötülük değil cahilliğimiz yatıyor. Kötülükle mücadele etmek ve yenmek mümkün.Fakat organize olmuş cahilliğe karşı hiçbirşey yapamazsınız. Ne anlattığınız gerçekler, ne de vermiş olduğunuz kanıtlar onları milim etkilemez.

Mantıklı gerekçeler sunduğunuzda önce reddederler.. Reddedemeyecek hale geldiklerinde; “ Ezan susmaz! Bayrak inmez! Vatan bölünmez!” derler. Sanki milletin ezanla bayrakla bir sorunu varmış gibi. Bu da tutmazsa başörtülü bacılarımız, ya da dış güçler sokulur devereye. Herhangi basit ve anlaşılır bir konuda bile ortak noktada buluşabilmeniz mümkün olmaz..

Ahmak insanlar hallerinden her koşulda memnundurlar. Saldırıya hazır halde pusuda beklerler..Saldırıya geçtiklerinde kötü insanlardan çok daha tehlikeli olurlar.

Acımasız ve vicdansızdırlar. Gerçi sabah akşam cüzdanını düşünende vicdan ne arar desenize.

Fon soruşturmasında adı geçen Adil Varlık Yönetim A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı salı günü aracında silahla vurulmuş halde ölü bulunmuş. İntihar etti diyorlar!!!.Bu vatandaş Hayati Yazıcı beyin oğlunun şirket ortağıymış diyorlar!!!Valla ben demiyorum. Google hazretlerine sorun o diyor..