Şehrin üstüne çöken o hüzünlü ama bir o kadar da taze sonbahar sabahlarında, Çorum’un sokaklarında yürümek başka bir rüyadır.
Kerpiç evlerin saçaklarından süzülen zaman, bu topraklarda yaşayan herkesin omuzlarına ağır ama gururlu bir hafıza bırakır. Caddelerinden geçerken sadece bugünümüzü değil, geçmişin acı tatlı rüzgârlarını da hissederiz.
Yıllardır bu köşeden, bu şehrin dertleriyle dertlenip sevinçleriyle gülmeye çalıştım; çünkü kalem, bu topraklara duyulan vefanın en sadık şahididir.
Bugün, 6 Kasım 2026 Cuma… Benim için kelimenin tam anlamıyla "vefa" ve "kavuşma" günü. Hayatımın en güzel armağanlarından biri, yeni bir yaşın eşiğinde, Çorum Belediyesi 13. Kitap Fuarı’nda sizlerle, yani bu şehrin ezgisini yüreğinde taşıyan güzel insanlarla aynı masada buluşacak olmak.
TARİHİN KIRILMA NOKTALARINDAN BUGÜNÜN GÖLGESİNE
Kalemimi ne zaman elime alsam, bu toprakların köklerine inerim. Çünkü biliyorum ki geçmişini bilmeyenin,yarını inşa etmeye gücü yetmez. Yazdığım romanlar, ağırlıklı olarak Çorum’un tarihinde yaşanmış o büyük kırılma dönemlerini, sancılı eşikleri ve bugünlerimizi anlatıyor.
Bu uzun soluklu yolculukta geride bıraktığımız eserlerimiz stantta yerini alacak:
- Toprağın mahzun çığlığını duyanlar için: Yanan Topraklar
- Siyasetin tozlu ve çetin yollarında yürüyen bir iradenin portresi: Efsane Siyasetçi
- Hakikatin peşinden koşanların inatçı hikâyesi: Adaletin İzinde
- Ve kalemin inkâr edilemez cesaretiyle, daha yeni, Eylül sonunda sizlerle buluşan en taze eserimiz:Tetiğin Gölgesi...
Bu kitapların sayfalarını çevirdiğinizde göreceksiniz ki, anlatılan aslında ne yabancı bir şehrin hikâyesi ne de uzak bir tarihin masalı. Satır aralarında gençler kendi dedelerinin derin bakışını, ninelerin tülbendindeki hüznü, bu caddelerde yürürken attığınız adımların izini bulacaksınız. Olgun kuşaksa kendini.
Çünkü her okur, bu sayfalarda kendi hayatından bir parça, kendi iç sesinden bir yankı bulacak.
GELİN, BİR ÇAY İÇİMLİK DEĞİL, GÖNÜL DOLUSU KONUŞALIM
Kâğıda dökülen kelimeler yalnızdır; ta ki bir okurun gözüyle buluşup can bulana dek. Bir yazarın en büyük ödülü, yazdığı cümlenin karşısındakinin kalbinde bir kapı aralamasıdır.
Bugün, Çorum Belediyesi 13. Kitap Fuarı’ndaki stantta sadece kitap imzalamayacağız; geçmişi anacağız, bugünü konuşacağız, göz göze gelip dertleşeceğiz. Bu şehrin evladı, bir hemşehriniz olarak, sizleri o masanın etrafında görmekten, yüz yüze gelip kucaklaşmaktan duyacağım memnuniyetin tarifini kelimelerle yapamam.
Gelin; kâğıdın kokusunu, tarihin izini ve dostluğun sıcaklığını birlikte büyütelim.
Kitaplar konuşsun, biz dinleyelim; bugün fuarda görüşmek dileğiyle, dostlukla kalın...