Brezilya halklarının sorunlarına büyük ölçüde çözümler üreten Lula, ABD'nin büyük maddi desteğini alarak, ırkçı-Amerikancı politikalarıyla seçim kampanyası yürüten sağcı Bolsonaro karşısında 4. kez seçimi kazandı.
Bu, Güney Amerika'yı arka bahçesi olarak gören Trump'ın ve bütün anakarayı etkileyeceği düşünülen ırkçı-faşist dalganın önünde kocaman bir engel anlamına gelir.
Lula bir konuşmasında "bu seçimin bir ‘egemenlik’ meselesi olduğunu ve insanların Brezilya bayrağını öpen kişiyle Amerikan bayrağını öpen kişi arasında seçim yapacağını" söylemişti.
Lula'nın kazanımı meşruiyeti Trump'ta arayanların gözünü açar umarım. Meşruiyet kendi halkından ve uyguladığınız ekonomi-politik görüşlerden alınır. Halkların güven duydukları liderler seçimi zaferle bitiriyor, güven vermeyenler kaybediyor. Macaristan'da Orban kaybetti. Halkın günlük geçimini sağlayan, ülke geleceğini düşünen ve gelişme için 5 yıllık, 10 yıllık planları yapan partiler ve başkanları seçiliyor. Dışarıya bel bağlayanlar kaybediyor.
Avrupa'da ve dünyanın birçok ülkesinde yükselişe geçen ırkçı-faşist dalganın ilerlemesi karşısında Brezilya bir set oluşturuyor. Peru, Kolombiya, Şili, Nikaragua'da ABD destekli sağ partiler yükselişteyken Lula'nın sosyal demokrat tutumu, yabancı düşmanlığına karşı açıklamaları, emekçilerin haklarını gözetmesi ve yeni çözüm önerileri seçimi önde göğüslemesinin başlıca etkenleridir.
Lula ve çalışma arkadaşlarının 4. kez başarıları ve ayakta kalmaları savaşa ve gerilimler yaratmaya değil ülke refahına, özellikle emekçilerin yaşam standartlarını yükseltmeye, yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmaya, eğitim sağlık ve ekonomik yapılarda kalıcı yapısal düzenlemeler yapmalarına bağlıdır. Bu alanlarda uygulayacakları sıkı politikalar sosyal demokratların uzun süre iktidarda kalmalarının anahtarı olacaktır.
Lula ve ekibinin savaş karşıtı, özellikle Gazze'deki soykırıma karşı açık tavır alması dünya ülkelerindeki barış yanlılarının yüreğine su serpmiştir.
Netanyahu gibi Nazi hayranları her gün soykırım suçu işlerken Brezilya, İspanya, Güney Afrika ve birçok Avrupa liderlerinden soykırıma karşı sesin yükselmesi, acilen vahşetin önüne geçemese bile halkların barış taleplerini yaygınlaştırması bakımından önemlidir.
Trumpgillerin gözü dönmüş savaş naraları Brezilya duvarına çarpmış, barış seslerini yükseltmiştir. İnsanlık savaş politikalarından ve savaş araçlarından zenginleşen şirketlerin halklara çektirdiği acılardan yaka silkti. Ortaya çıkan anlaşmazlıkların karşılıklı görüşmelerle çözümlenebileceği bilinirken savaşa tutuşmak genel olarak insanlığa karşı işlenmiş suçtur. Savaşın yıkım ve ölüm getirdiğini bilen çoğunluklar yönetmelidir ülkeleri.
Güney Amerika halkları sanıyorum ki dün gece rahat nefes almıştır. Brezilya'da demokrasinin kazanması hem kıtada hem dünya ülkelerinde coşkuyla karşılanacaktır.
