Brezilya’da başkanlık yarışı kıran kırana sürüyor. İlk turda 118 milyon geçerli oyun yüzde 50’sini hiçbir aday alamadı. Bolsonaro yüzde 47 oy alarak 1. sırada yer alırken, İşçi Partisi’nin adayı Lula 2. olabildi.
Yarış 25 Ekim 2026’da yapılacak 2. turda sonlanacak.
Lula sosyal demokratların ve genel olarak solun oylarını topluyor. Bolsonaro’nun arkasında bütün kirli operasyonlarıyla Trump var. Kirli operasyonlar açıklanmayan finansal destek, seçim hileleri, danışmanlık, fiili güç verme gibi işlevlerdir. ABD’li danışmanların neler yapabildiğini dünyada bilmeyen kalmamıştır.
Lula’nın politikası genel olarak desteklenmiş, işsizliği azaltmış, yoksulluğu en aza indirmiş olsa da geniş emek kesiminde hoşnutsuzluk gözleniyor. Bu nedenle yaklaşık dokuz milyon seçmen sandığa gitmemeyi tercih etmiş olsa da getirdiği rahatlama küçümsenemez. Lula küskün seçmeni kendi tarafına çekerek yeniden başkan seçilirse sosyal demokratların beklentilerine daha yapıcı politikalarla karşılık vermeli ve emeğin haklı taleplerini genişleterek sosyal demokrat örgütlenmeyi güçlendirmelidir.
Bolsonaro kongre ve senato seçimlerinde başarı göstererek çoğunluğu sağladı. Bu konumuyla Lula’nın seçilse bile çok zorlanacağı açık. Çıkarmayı tasarladığı yasaları kongreden ve senatodan geçiremeyebilir. Bu, seçim sonrasının gelişmelerine bağlı.
Bolsonaro ABD emperyalizminin her tür kirli desteğini alarak 2. turu başarıyla geçerse neler olur?
Neler olacağını ‘görünen köy kılavuz istemez’ özdeyişimiz açıklıyor.
Bolsonaro neofaşist anlayışı, yabancı düşmanlığı, dinsel köktencilik, yozlaşma, kadın düşmanlığı, işçi karşıtı, emeğe saygısız tutumuyla toplumun neredeyse yarısının nefretini kazanmış durumda. Demokrasiye inanmış toplumların dışladığı pek çok alana açık tavrıyla ele alınacak noktası yok. Trump ve Netanyahu’ya verdiği destekle de biliniyor.
Bizdeki gibi kirlenmiş basın-yayın kuruluşları, etkili sağ propaganda, büyük sermaye sınıfının demokrat iktidara uzak yaklaşımı, Lula’nın başarısız kaldığı alanlarda geniş emek kesimlerinin gereksinimlerini karşılayabileceği iddiası ve Trumpgillerin büyük malî desteği ile Bolsonaro ülkede büyük bir yıkımın işaretlerini veriyor.
Bolsonaro’nun kazanması durumunda Güney Amerika’da Kolombiya, Şili, Nikaragua, Venezuela, Arjantin, Peru dahil pek çok ülkede esen sağ rüzgâr Trumpçı yelkeni dolduracak, kıta tamamen olmasa da büyük ölçüde demokrasiden uzaklaşacak, haklar ve özgürlükler askıya alınacaktır. Bu koşullarda Güney Amerika eskiden olduğu gibi ABD’nin arka bahçesine dönüşecek, insan hakları ve demokrasiden söz edilemez olacaktır. Böylesi bir gelişmenin ekonomik ve siyasal etkisi bütün dünyayı etkileyebilir, gerici-faşist akımların güçlenmesine basamak teşkil edebilir.
Lula ve İşçi Partisi geniş emek kesimlerinin temel gereksinimlerini karşılayacak, demokrasiyi ve eşitliği her alanda uygulayacak, işsizliği ortadan kaldıracak, üretime dönük stratejiler geliştirmeli, sağın popülist kara propagandasını boşa çıkarmalıdır.
25 Ekim 2026 başkanlık seçimi emperyalist ABD’nin küresel çapta ne denli etkili olabileceğinin de bir göstergesi olacaktır.
Brezilya emekçilerinin beklentisi tüm eksiğiyle birlikte Lula’nın kazanması yönünde. Umarız gelişmeler emekçilerin beklentisi doğrultusunda ilerler.
