Evlilikte eşinizin tam da düşünüp hayal ettiğiniz gibi dört dörtlük birisi olması şans mıdır, yoksa yaptığınız doğru seçim mi?

Ya da şöyle sorayım: Bu doğru seçim sizin için mi geçerlidir, yani bu seçimi siz mi yaptınız, yoksa eşiniz mi ya da bu seçim her ikiniz için ortak bir karar mıydı?

Bunu şöyle bir örnekle biraz açayım: Amerikalı bir yazar, satış temsilcisi ve motivasyon konuşmacısı olan Zig Ziglar, bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eder ve bunu niçin yaptığını merak etmekten kendini alamadığı için de;

-“Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız!'' der.

Adam da bunun üzerine;

-''Yanlış kadınla evlendim de ondan!'' diye karşılık verir.

Ziglar bu anıyı aktardıktan sonra şöyle sorar: ''Peki ya bu adam doğru adam mı? Yani kadın doğru adamla mı evlenmiş? Yanlış seçilmiş de olsa bir insana doğru insanmış gibi davranırsanız sonuçta doğru insanla evlenmiş olmaz mısınız? Çünkü aslında doğru seçilmiş bir insanla evlendiğiniz halde ona yanlış davranıyorsanız sonuçta yanlış bir evlilik yapmışsınız demektir. Bu nedenle de doğru insan olmak, doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır!''

Yazar kitabında ayrıca şu öyküyü de anlatır..

''Yıllar önce Hawai'de başlık parasına benzer bir uygulama vardır ve bir erkeğin sevdiği kızla evlenebilmesi için kızın ailesine belli sayıda inek vermek zorundadır. İnek sayısının ortalama 10 adet olması gerekmekle birlikte kızın özelliklerine göre bu sayı artabilmekte ya da azalabilmektedir.

Adada iki kızı olan bir adam yaşamaktadır. Kızlardan büyük olanı bizdeki deyişle beğenisi olmayan, evde kalacak tipte şanssız bir kızdır. Bu nedenle de babası ona 3 inek fiyat biçmiştir. 2 inekli bir teklifi de kabul edecektir, hatta iyi bir pazarlıkla 1 ineğe fit olmaya razıdır. Oysa küçük kız her yönüyle doğru seçim gibi durmaktadır. Bu nedenle de ona biçilen değer 12 inektir.

Bir gün adanın zenginlerinden Johny Lingo bu eve dünürlüğe gelir. Herkes onun küçük kızı isteyeceğini düşünmektedir. Oysa o büyük kıza talip olur. İşin ilginç olan tarafı ise, herkes onun büyük kız için istenilen 3 inek ödeyeceğini düşünürken, Johny yanında 12 inekle gelmiştir ve hepsini de vererek evliliğini gerçekleştirir. O dönem Hawai geleneğinde balayı zorunludur, üstelik de normal bir balayı ortalama bir yıl sürmektedir. Ancak bizimkiler tam iki yıllık balayı planlarlar ve bu süre içinde hiç geri gelmezler.

Genç evliler döndüklerinde herkes onlara şaşkınlıkla bakmaktadır. Aslında damat Johny'yi hemen tanımışlardır fakat kızın o olduğundan emin değillerdir. Çünkü yaklaşan kadın çok güzel ve zarif birisidir. İyice yaklaştıklarında o olduğundan ancak emin olabilirler. Fakat kızın güzelliği, cazibesi ve çekiciliği en eleştirici gözle bile reddedilmeyecek ölçüdedir. Ve yakından bakanlar Johny''nin 3 inek yerine 12 inek karşılığında çok iyi bir alışveriş yaptığını düşünürler."

Yazar öykünün tam burasında işin püf noktasını şöyle özetler; ''Johny eğer 3 inek ödeseydi, eşi de 3 ineklik bir kadın olacaktı. 12 inek ödediği için kız 12 ineklik bir kadın ve eş haline geldi.''

Hayatta her şey böyledir işte. Sevdiğiniz insanlara ya da çevrenizdeki diğer kişilere verdiğiniz değer, aslında ona kazandırdığınız değerdir. Bu nedenle de evliliklerde ''doğru adam'', ''doğru kadın''ı inşa eder, ''doğru kadın'' da ''doğru adam''ı.

“Doğru adam” ya da “doğru kadın” olarak, seçtiğiniz kişiye “doğru insan” gözüyle bakabilmenin mutluluğunu yaşıyor olmanız dileğiyle…

DÜŞÜNEN SÖZLER:

· Görünüşe göre karar vermeyin; zengin bir kalp, ucuz bir ceketin altında olabilir. İSKOÇ SÖZÜ

· Hayat yaşamayı, mutluluk gülümsemeyi, başarı kazanmayı, dostluk paylaşmayı, huzur sabretmeyi, sevgi ise hak etmeyi bilenler için vardır. LA EDRİ

· Evlilik; her akşam yattığında ve her sabah uyandığında, yastığın diğer ucunda yatanı görünce, onun hala orada olduğuna şükredebilmektir. ANONİM

· Eş seçmek, kitap seçmeye benzer. İyi tasarlanmış cilt ve kapak ilginizi çekebilir fakat içeriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur. KONFÜÇYÜS

· Erkek-dişi sorulmaz muhabbetin dilinde;

Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.

Bizim nazarımızda, kadın-erkek farkı yok;

Noksanlıkla eksiklik, senin görüşlerinde.

H. BEKTAŞ VELİ