Çeyrek asırlık AKP iktidarına bugüne kadar ( 24 yıl ) yönetim şansı veren halkımız, sanırım “Fon Skandalı”ndan sonra nihayet gerçekleri görmeye başlamıştır.

Öyle tahmin ediyorum.

Tabii ki durum-vaziyeti, eskilerin tabiriyle “ahvali” önceden gören sadece halkımız değil…

Çok çok odalı Saray’ın içinde konuşlandırılan “danışmanlar” kadrosu da buna dahil…

Umarım gelecek seçimlerde halkımızın çoğunluğu sandıkta bunun gereğini yapar…

Tabii Saray’ın “Hokus Pokus” uzmanları, yani son şanslarını kullanan “Yol gösterici danışmanlar kadrosu” şapkadan değişik bir tavşan çıkarmazlarsa…

Demem o ki:

“Fonzi Skandalı” ya da “modern soygun” AKP iktidarının “gidiş sinyali” olarak da algılanması sonucu ortaya çıkmış olabilir...

Nedeni çok açık…

Ekonomik dağınıklığın yaşandığı ve az gelişmekte olan ülke ekonomilerinde, fakir fukara halkın, yani özellikle orta tabakanın yapacağı fazla bir şey yoktur.

İktidarların iki dudağı arasından çıkan kararlarına bağlı olarak hayatlarını sürdürmek zorundadırlar.

“Tek adam” yönetiminde ise fazla şansları da kalmamıştır açıkçası.

Konu, ülkemiz Türkiye olduğuna göre kafaları fazla dağıtmayalım.

Bugünlerde çok iyi anlaşılmaya başlandı ki, AKP iktidarı “tek adam” yönetiminde, sorumluluk verdiği kadrolarda çok ama çok yanlışlıklar yaptı…

Kurucu kadro döneminde, yani sayın Erdoğan’ın Başbakan olarak görev yaptığı ve takımının görev aldığı ilk 10 yılında, özellikle ekonomi ve AB’ye giriş süresince çok fazla yanlış yaptı denemez.

Aksine bazı sevindirici kararlara da imza attılar.

Ekonomimiz olumlu yola girdi, girecek duruma gelmişti.

Ya Cumhurbaşkanlığı döneminde?

“Her şey ters yüz oldu” denebilir.

Eğer ülkede parlamento ve denetim mekanizmaları devre dışı bırakılmışsa iş başka noktalara gidebilirmiş.

Tıpkı bizde olduğu gibi.

“Tek adam” yönetimi, TBMM’nin devreden çıkması, dahası demokrasilerde ekonominin subapları olan denetim mekanizmalarının “kısa devre” yapmasıyla iş çığırından çıkmış oldu…

Özellikle ekonomiyi yöneten üst kadrolar- bakanlar ve bürokratlar- ehil olmayan kadrolarla doldurulmuş ise…

Başarı ve başarısızlık üzerine bu kadrolarda yapılan “doldur-boşalt” kararları yüzünden ekonomi raydan çıktı ve tüm veriler bozuldu.

Üstelik, “Saray Yönetimi” kulağının üstüne yatınca ekonomi dibe doğru yol aldı.

(devam edecek)