Filistin'in Kıbrıs Büyükelçisi’nin açıklamasına göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 29 Ekim’de Kıbrıs Rum Kesimi’nde olacak.
Hem de Türkiye’nin en hassas olduğu bir günde…
Hem de Türkiye’nin en mutlu gününde…
Ve de MOSSAD kontrolündeki bir hava alanında…
Eğer programda bir değişiklik yapılmaz ise.
***
Filistin Sorunu, Filistin topraklarında İsrail’in kuruluşu ile başladı.
1947'de BM Genel Kurulunda, Filistin toprakları ikiye taksim edilerek İsrail ve Filistin devletlerinin kurulmasına karar verildi. Ancak Filistin devleti kurulamadı. Ama 14 Mayıs 1948'de İsrail devletinin kurulduğu resmen ilan edildi.
Ve soğuk savaş döneminde yönünü ABD'ye çevirmiş olan Türkiye, 28 Mart 1949 günü İsrail'i tanıyan ilk Müslüman devlet oldu.
İsrail'in kurulmasıyla Arap-İsrail savaşları da başladı; 1948, 1967, 1973, 1982 yıllarında yapılan Arap-İsrail savaşlarında kazanan taraf hep İsrail oldu.
Çünkü ardında ABD ve İngiltere vardı. Ve onların savaş gemileriyle, savaş uçaklarıyla yardımları vardı.
Ve de Filistin halkının yaşadığı Batı Şeria ve Gazze, 1967'den beri İsrail işgali altında kaldı.
Ama Filistin halkı boyun eğmedi, fiili bir devlet kimliği ile yaşadı ve de savaştı.
Sonuçta Filistin, 29 Ağustos 2012 günü BM'de “Üye Olmayan Gözlemci Devlet” statüsünde kabul edilmiştir. 30 Ağustos 2015 tarihinden itibaren de Filistin Bayrağı, New York'taki BM Genel Merkezi önünde dalgalanmaya başlamıştır.
***
Elbette Türk halkının gönlünde de Filistin halkına karşı büyük bir saygı ve sevgi oluşmuştur.
Çünkü bilinmelidir ki:
Bu ülkenin gençliğinin ve genelde halkının gönlünde, Filistin’in ayrı ve özel bir yeri vardır.
Ve de bu ülkenin politikasında, toprakları elinden alınmış, ama devlet olma kavgasında boyun eğmemiş Filistin halkının, ayrı ve özel bir yeri olmuştur.
İşte bu nedenle sormak gerekmiştir:
Böyle bir halkın yönetimi Türkiye’nin en önemli gününde, nasıl olur da İsrail’in uydu devleti görünümünü alır olmuş Kıbrıs Rum Kesimi’ne gider?
-Özellikle de Güney Kıbrıs konusunda, Türkiye’nin hassasiyetinin çok yüksek olduğu bilinirken…
-Türkiye'nin Filistin davasına, her koşulda verdiği çok güçlü destek bilinirken…
-Türkiye’nin Filistin davasına, uluslararası siyasi sahnede ve BM’de en yüksek desteği verdiği bilinirken…
Ve yine Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler’de Filistin Devleti’nin tanınması için verdiği uğraşısı görülürken...
Nasıl olur da bu ziyaret, “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” gibi Türkiye için son derece önemli bir güne denk getirilir?
***
Ve yine…
-Dayanışma ve anti-emperyalist mücadele adına, Türkiye’nin 68 kuşağından birçok gencin savaşmak için Filistin Kurtuluş Örgütü’ne katıldığı bilinirken…
-Filistin çatışmalarının en yoğun olduğu dönemde bu gençlerin, Filistin halkının yanında emperyalizmin garnizon devleti olan İsrail’e karşı savaştığı bilinirken…
-Ve de 30’dan fazla gencin, Filistin davası adına şehit olduğu bilinirken…
Kıbrıs Rum kesimine yapılacak bu ziyaret, neden Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na denk getirilmiştir?
***
Ve de Türkiye:
-Filistin için uluslararası hukuku ve iki devletli çözümü savunurken…
-Yıllarca Batı Şeria’daki İsrail işgaline karşı çıkarken…
-Ve bugün Gazze’deki soykırıma karşı güçlü bir duruş gösterirken…
Ve de Türkiye tarafından özellikle Kudüs için, iki devletli çözümün başkentidir denilirken…
Özet olarak Türkiye'nin Filistin davasına verdiği büyük destek bilinirken…
29 Ekim’de yapılacak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ziyareti, çok manidar ve de zamanlama açısından çok sorunlu bir durum yaratacaktır.
Sonuçta Filistin liderinin Türkiye'nin hassas olduğu Kıbrıs konusunda, Rum Kesimi’yle bu özel günde yakın temas kurması elbette eleştirilerin odağı olacaktır.
Ama Filistin yönetiminin yaptığı bu yanlış politika, Türkiye’nin Filistin halkıyla olan gönül bağını asla koparmayacaktır.