Gençler Bu Şehirde Kendilerine Bir Gelecek Görüyor mu?
Bir şehrin geleceğini anlamak için biraz da gençlerine bakmak gerekir. Çünkü gençlerin hayalleri, beklentileri ve gelecek tasavvurları, o şehrin yarınlarına dair en önemli ipuçlarını taşır.
Çorum’da gençlerimiz var. Üniversite sıralarında oturan, meslek öğrenen, sınavlara hazırlanan, çalışan, üreten, sanatla, sporla, bilimle ilgilenen gençlerimiz… Her birinin içinde kendine ait bir gelecek hikâyesi taşıdığına şüphe yok.
Peki, bu hikâyelerin ne kadarı Çorum’da yazılabiliyor?
Gençlerimiz bu şehirde hayallerini gerçekleştirebileceklerine inanıyor mu? Kendilerine uygun iş olanakları, sosyal yaşam alanları, kültürel etkinlikler ve gelişim fırsatları bulabiliyor mu? Yoksa geleceklerini kurabilmek için başka şehirlere gitmeyi bir zorunluluk olarak mı görüyorlar?
Bu soruların cevaplarını anlamak için gençlerin gözünden Çorum'a bakmak gerekiyor. Onlara birkaç soru yönelttim. Cevaplarında yalnızca bireysel beklentiler değil, bir şehrin gençlerine sunması gereken imkânlara ilişkin önemli ipuçları var.
ÇORUM’DA GELECEĞİNİZİ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
20 yaşında bir üniversite öğrencisinin cevabı şöyle:
"Çorum'u seviyorum. Ailem burada, çocukluğum burada geçti. Ama mezun olduktan sonra kendi alanımda iş bulabilir miyim, bundan emin değilim. Başka şehirleri düşünmemin nedeni Çorum'u sevmemem değil, kendime daha fazla fırsat aramam."
Bu cevap aslında önemli bir ayrımı ortaya koyuyor. Bir şehri sevmekle o şehirde gelecek kurabileceğine inanmak aynı şey değil.
ÇORUM’DA GENÇ OLMAK NASIL BİR DUYGU?
17 yaşında bir lise öğrencisi şöyle düşünüyor:
"Bazen burada herkes birbirini tanıyor ama kimse birbirini gerçekten tanımıyor gibi geliyor. Gençlerin gidebileceği, vakit geçirebileceği, kendini geliştirebileceği daha fazla yer olsa güzel olurdu."
Belki de bu cevap, gençlerin sosyal hayata ilişkin beklentilerini yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Gençler yalnızca ders çalışacakları, sınava hazırlanacakları ya da vakit geçirecekleri mekânlar değil; kendilerini ifade edebilecekleri alanlar da istiyor.
ÇORUM’DA SİZİ EN ÇOK NE MUTLU EDİYOR?
22 yaşındaki bir üniversite öğrencisinin cevabı ise daha farklı:
"Çorum'un sakinliği, aile ortamı ve insanların birbirine yakın olması güzel. Büyük şehirlerin karmaşası yok. Ama sosyal etkinlikler ve kültürel faaliyetler daha fazla olsa burada yaşamak çok daha keyifli olur."
Demek ki gençlerin şehirle kurduğu bağ yalnızca eksiklikler üzerinden şekillenmiyor. Çorum'un korunması gereken değerleri de var. Önemli olan, bu değerleri gençlerin beklentileriyle buluşturabilmek.
ÇORUM’DA DEĞİŞTİRMEK İSTEDİĞİNİZ ÜÇ ŞEY NE OLURDU?
24 yaşında çalışan bir gencin cevabı:
"Gençlere yönelik iş imkânlarının artmasını isterdim. Daha fazla konser, tiyatro, sanat etkinliği olsun. Bir de gençlerin fikirlerini dinleyen ve onları karar süreçlerine katan çalışmalar yapılsın."
Burada dikkat çekici olan, gençlerin yalnızca hizmet beklememesi. Aynı zamanda karar süreçlerinde yer almak, fikirlerinin dikkate alınmasını istiyor olmaları.
KENDİNİZİ BU ŞEHRİN BİR PARÇASI OLARAK HİSSEDİYOR MUSUNUZ?
19 yaşındaki bir üniversite öğrencisi şöyle cevap veriyor:
"Çorum'da yaşıyorum ama bazen şehrin geleceğiyle ilgili konuşmalarda gençlerin pek yer almadığını düşünüyorum. Bize de sorulsa, fikirlerimiz alınsa, belki biz de şehrimiz için daha fazla şey yapmak isteriz."
Bu cümle üzerinde biraz durmak gerekiyor. Çünkü aidiyet, yalnızca bir yerde yaşamakla oluşmuyor. İnsan kendisini o yerin kararlarında, değişiminde ve geleceğinde görebildiğinde aidiyet duygusu güçleniyor.
ÇORUM’DAN AYRILMAK MI, BURADA KALMAK MI?
23 yaşında yeni mezun bir gencin cevabı belki de bütün bu soruların özeti:
"Ben aslında gitmek istemiyorum. Ama mesleğimi yapabileceğim, emeğimin karşılığını alabileceğim bir ortam istiyorum. İnsan doğduğu yerde de hayallerini gerçekleştirebilmeli."
İşte tam da burada durup düşünmeliyiz.
Bir gencin başka bir şehirde eğitim almak istemesi elbette doğaldır. Farklı yerler görmek, yeni deneyimler kazanmak, dünyasını genişletmek gelişimin bir parçasıdır. Ancak asıl mesele, giden gencin dönmek istememesi ya da burada kalan gencin kendisine yeterince alan bulamamasıdır.
Çünkü bir şehir, gençlerine yalnızca barınacak bir yer değil, kendilerini gerçekleştirebilecekleri bir yaşam sunabilmelidir.
Gençlerin beklentileri çoğu zaman yalnızca ekonomik değildir. Kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar, fikirlerinin önemsendiği mekanizmalar, sanata ve spora erişim, nitelikli sosyal alanlar, gönüllülük çalışmaları ve karar süreçlerine katılım da en az iş imkânları kadar önemlidir.
Bazen gençlere yönelik çalışmalar yapıyoruz ama gençlerle birlikte düşünmeyi ihmal ediyoruz. Onlar adına karar veriyor, onların ihtiyaçlarını kendimizce tanımlıyoruz. Oysa gençleri anlamanın ilk şartı, onlara gerçekten kulak vermektir.
Bir gence ne istediğini sormak, yalnızca bir anket sorusu değildir. Onu yaşadığı şehrin öznesi olarak kabul etmektir.
Çorum'un genç nüfusu, bu şehrin en önemli potansiyellerinden biridir. Eğitim kurumları, üniversitesi, sanayisi, kültürel mirası ve gelişen ekonomik yapısıyla gençlere yeni fırsatlar sunabilecek bir şehirden söz ediyoruz. Ancak bu potansiyelin gerçek bir güce dönüşmesi için gençlerin ihtiyaçlarıyla şehrin imkânları arasında daha güçlü bağlar kurulmalıdır.
Belki de gençlere şu soruyu daha sık sormalıyız:
"ÇORUM’DA KALMAK İSTER MİSİN?”
Ama bu soruyu sorarken verecekleri cevabı duymaya da hazır olmalıyız. Çünkü bazen bir gencin cevabında, bizim fark edemediğimiz eksiklikler saklıdır.
Bir şehir gençlerini yalnızca yetiştirmemeli; onların hayallerine de ev sahipliği yapabilmelidir. Çünkü gençlerin kendilerine yer bulamadığı bir şehirde, geleceğin de kendisine yer bulması kolay değildir.
Ancak bir şehrin görünmeyen haritası yalnızca gençlerin hayallerinden ibaret değildir. O haritada çocukların neşesi, kadınların emeği, gençlerin beklentileri kadar yıllarını bu şehre vermiş insanların anıları da vardır.
Peki, bir şehirde yaş almak nasıl bir duygudur? Yıllarca sokaklarında yürüdüğümüz, komşuluklar kurduğumuz, anılar biriktirdiğimiz bir şehirde yaşımız ilerlediğinde kendimizi hâlâ hayatın içinde hissedebiliyor muyuz?
Çünkü bir şehrin gerçek değeri, yalnızca gençlerine sunduğu gelecek fırsatlarıyla değil, yaş almış insanlarına gösterdiği vefa ve sunduğu yaşam imkânlarıyla da ölçülür.
Bir sonraki yazımızda Çorum'un görünmeyen haritasında bu kez yaş almış insanların izini süreceğiz:
Bir Şehrin Vefası, Büyüklerinin Yaşamında Saklıdır