Her yıl Eylül ayının son iki haftası BM Genel Kurulu haftasıdır.
Daha doğrusu, ABD Devlet Başkanı’nın dünyayı tehdit sözlerinin dinlendiği gündür.
Nitekim 22-28 Eylül arasında yapılan 81’’inci genel kurulda da bütün dünya liderleri, ABD Başkanı Trump’un tehditlerini dinler oldu.
Oysaki BM savaşları engelleme, barışı sağlama gerekçesiyle kurulmuştu.
-Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Milletler Cemiyeti, yani “Cemiyet-i Akvam” kurulmuştu. 10 Ocak 1920’de İsviçre’de kurulmuş, 20 Nisan 1946’da sona ermişti.
-BM ise İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 24 Ekim 1945’te, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 50 ülke tarafından Amerika’da Kaliforniya’nın San Fransisco kentinde kuruldu.
-Bugün asıl üyesi 193’tür. Filistin ve Vatikan ise gözlemci ülke statüsündedir.
-Genel Merkezi New York’ta olan Birleşmiş Milletler Örgütünün, çok sayıda alt kurumuna karşılık esas olarak 6 ana kurumu vardır. Bunlar; Genel Kurul, Güvenlik Konseyi (BMGK), Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK), Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve BM Sekretaryası’dır.
Uluslararası Adalet Divanı’na “Lahey Adalet Divanı” da denir. Çünkü merkezi Hollanda’nın Lahey kentindedir. Diğerlerinin merkezi ise New York’tadır.
***
Birleşmiş Milletlerin amacı:
-Dünya barışını sağlamak, güvenliğini korumak…
-Savaşları ve barışa yönelik tehditleri önlemek…
-Toplumsal ve kültürel işbirliği oluşturmak…
-Ülkeler arasında dostane ilişkiler kurmak…
-Uluslararası ekonomik ve sosyal işbirliğini sağlamak…
Özet olarak savaşları engellemek, barışa hizmet etmektir.
Peki, yapabildi mi? Hayır, yapmadı ve de yapamadı.
Çünkü:
-193 ülke üyeli BM’nin Genel Kurul kararları “tavsiye” niteliğindedir.
-Ama ana organlarından olan Güvenlik Konseyi’nin kararları bağlayıcıdır.
-Ve de bu Konsey 15 üyelidir. 5’i daimi üyedir; 10’u 2 yılda bir değişir.
İşte bu 5 daimi ülkenin, alınmış kararları “veto” yetkisi vardır. Bunlar ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’dir.
Üstelik bu 5 ülke de nükleer silah sahibidir. Üstelik her türlü örgütü besleyen, silahlandıran, koruyan ve donatan da bunlardır.
Özet olarak, bu 5 ülkenin veto yetkisi olduğu sürece, Birleşmiş Milletler Örgütü’nün asli görevini yerine getirmesi olanaksızdır.
Nitekim veto en çok ABD tarafından kullanılmıştır.
Ve de İsrail’in Filistin halkına uyguladığı terör ve Gazze katliamları için alınan tüm kararlar, tüm kınama kararları veto edilmiştir.
***
Zaten Birleşmiş Milletlerin 81 yıllık sürecine baktığımızda da işte görünen durum:
-İslam İşbirliği Teşkilatı’nı (İİT) oluşturan 57 İslam devletinin hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
-Arap Birliği’ni oluşturan 22 Arap devletinin hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
-54 Afrika devletinin hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
-44 Asya devletinin, Rusya ve Çin hariç hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
-14 Avustralya (Okyanusya) devletinin hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
-47 Avrupa devletinin, İngiltere ve Fransa hariç hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur. -Amerika kıtasındaki 35 devletin, ABD hariç hiçbir etkinliği ve yaptırımı yoktur.
Nitekim iki dönem (1 Ocak 2017-31 Aralık 2026), yani 10 yıldır BM Genel Sekreteri olan Antonio Guterres, “Eşitsizlik tepede başlıyor. Örgütün strateji ve yapısında değişikliğe gidilmeli” çağrısında bulunmuştur.
Ama veto yetkisi olan bu 5 ülkenin dışındaki 188 ülkenin içinde, Brezilya, İran ve Türkiye hariç hiçbir tepki, hiç bir karşı tavır gösteren olmamıştır.
Elbette Batılı küresel güçlere dayanarak iktidara gelen, bu güçlere göbeğinden bağlı yöneticiler olduğu sürece de hiçbir tepki, hiçbir tavır olmayacaktır.
***
BM’nin bugüne kadar olan işlevine baktığımızda ise görünen:
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam), 1920-1946 arasında İngiltere’nin hizmetinde ve İngiltere kararlarına meşruluk kazandıran bir örgüt olmuştu.
BM ise 1945’den bu yana ABD’nin hizmetinde ve ABD kararlarına meşruluk kazandıran bir örgüt oldu.
ABD’nin Vietnam savaşında, Kore savaşında, Afganistan, Irak, Libya, Suriye işgallerinde ve de bugün İran’da olduğu gibi…
Aslında her ikisi de Batı kapitalizminin koruyucu şemsiyesi olmuştur diyebiliriz.
Peki, ne zamana kadar? Elbette, mazlum devletler işbirlikçi ve göbeğinden bağlı yöneticilerinden kurtuluncaya kadar… Ve de “Dünya 5’ten büyüktür” sözü gerçekleşene kadar…