Zeka sıfırlayan zihniyet, biat kültürü.

Asrın en konforlu icadı.

Düşünmeyen kul, yorulmayan beyin!

İşte bizim modern çağda modern köleliklerimiz böyle oluştu.

Hiçbir süzgeçten geçirmeden boyun eğ anlayışı. Pişmanlık duymanın bile günah sayıldığı.

Tam bir ketenbere.

Ne için?

Mutlak varolma arzusu!

Yoksa “aforoz edilirsin.”

Suç veya şiddet eylemi kutsallaştırılmış.

Öldürürken, tetiği çekerken “ya bismillah” diyor.

Ahlak vicdan tersyüz edilmiş.

Akıl dışı “Orta Çağ” düzenine doğru bilinçli ve doludizgin koşuş.

Ne yaptınız böyle denildiğinde “defterini dürdük” cevabı.

Eleştiri ve muhalefete karşı nobran, yok edici ve uzlaşmaz bir güç dili.

Aklı ve vicdanı dışlayan…

Her türlü şiddeti ve hukuksuzluğu kutsal kavramların arkasına saklayarak meşrulaştıran düzene doğru…

Eski köleler zincir sesinden dert yanarken, modernler boyunlarındaki prangayı gerdanlık sanıyor, gururla taşıyor.

Öyle ki kul hakkından korkanlar “pişmanlık” duymayı bile günah sayıyor; tövbe kapısının kilidini üstten ısıyla kaynak yapmışlar. Tam bir mühendislik harikası!

Kırmaya gör biat zincirini; o anda aforoz tahtasına oturtulup bir kaşık suda boğulman an meselesi.

Suç işliyor, kanun tanımıyor,

Masumun canına kıyıyor vicdan azabı çekmiyor.

Tetiği çekerken öyle bir “Bismillah” çekişi var ki, melekler bile neye uğradığını şaşırıyor.

Namlunun ucundaki can değil de sanki ibadet nesnesi. Ahlak pusulası kutupları şaşırmış, pusulanın iğnesini kudret helvasıyla sabitlemiş…

Tercihli cehalet baldan tatlı, kaşık kaşık yemeye devam edilirken; tarih, bu uykunun da sabahını yazacaktır elbet bir gün…

Ve bugün;

Yaşananlar, bu zihniyetin kök salmasının kaçınılmaz sonucudur. Bilinmelidir ki önceki yazının gösterdiği bu acı tablonun daha nice sonuçları da gün yüzüne çıkacaktır, çıkıyor da.

Hâlâ çıkıp masumiyet maskesi takanlara ise söylenecek tek şey vardır:

“Fon fonlamak içindi...”

Şimdi mi farkına vardınız?

Bırakın şimdi bu ahlak derslerini!