Cuma gecesi benim için sıradan bir futbol gecesi değildi.
Bir Çorumlu olarak yıllardır hayalini kurduğumuz Süper Lig sahnesinde Çorum FK’yı görmek, hele ki ilk rakibimizin Galatasaray olması, insanın içine başka bir heyecan veriyor.
Maç başladığında karşımızda son şampiyon vardı. İstanbul’un atmosferi, tribünlerin baskısı, rakibin gücü…
Ama Çorum FK bütün bunlara rağmen sahada kendinden emin görünüyordu.
Galatasaray golü bulduğunda “Şimdi ne olacak?” diye düşünürken Kyziridis’in golü geldi.
Beraberlik.
Çok geçmeden Ramirez’in golüyle 2-1 öne geçtik.
İşte o anda gerçekten göğsüm kabardı.
Çorum FK, Galatasaray’ın sahasında öndeydi.
Yıllardır beklediğimiz Süper Lig hayali, bir anda gözümüzün önünde gerçeğe dönüşmüştü.
Maçın heyecanı bununla da bitmedi. Çorum FK 10 kişi kaldı ama oyun disiplinini kaybetmedi. Mücadele sürdü, skor korundu. Dakikalar ilerledikçe Galatasaray tribünlerindeki tepki de yükselmeye başladı.
Derken tribünlerden “Yönetim istifa!” sesleri yükseldi.
Çorum FK’nın sahadaki direnci sürdükçe, Galatasaray tribünlerinin yönetimine yönelik tepkisi de gecenin en çok konuşulan görüntülerinden biri haline geldi.
Bizim açımızdan ise her dakika başka bir heyecan taşıyordu.
“Acaba bu tarihi geceden üç puanla mı çıkacağız?” derken karşılaşmanın son dakikasına geldik.
90. dakikada Osimhen’in golü geldi.
Skor 2-2 oldu.
Karşılaşma da bu sonuçla tamamlandı.
Maç bittiğinde içimde kalan duygu ise çok netti:
Gurur.
Çünkü Çorum FK, Süper Lig’deki ilk sınavında Galatasaray’ın karşısına çıktı, iki gol buldu, 10 kişi kaldı ve son düdüğe kadar mücadeleyi bırakmadı.
Üstelik bunu İstanbul’da yaptı.
Çorum’un yıllardır beklediği o sahneye çıkışı, böyle bir mücadeleyle gerçekleşti.
Ben bir Çorumlu olarak bu takımla gurur duyuyorum.
Daha yolun başındayız.
Ama artık biliyoruz:
Çorum FK bu ligin içinde.
Ve Çorum’un Süper Lig’de söyleyecek çok sözü var.
Sevgiyle Kalın..