Geleneksel doğrularla yönetilen şirketlerde, bir çalışan istifa ettiğinde genellikle başka bir iş mi buldu diye sorarız.

Yaklaşık 15 yıldır kurumsal hayatın içinde çalışan olarak rol aldım, son 2 yıldır da firmalara danışman rolü ile destek oluyorum. Son 2 yıldır şunu daha net görüyorum ki istifa, mevcut işyerinde bir şeylerin uzun zamandır yolunda gitmemesinin sonucudur.

Ancak patron, yönetici bilmeli ki çalışanların önemli bir kısmı şirketten ayrılma kararını istifa dilekçesini verdiği gün vermez. Aylar önce bu kararın alt yapısı oluşmaya başlar.

Bir fikri dinlenmediğinde, emeğinin görülmediğini düşündüğünde, yöneticisiyle konuşamadığında, adil davranılmadığında ven şirkete olan güveni yavaş yavaş azaldığında…

İş hayatında çalışan bağlılığını konuşurken ücret, yan haklar, prim ve kariyer fırsatları hep bunları konuşup duruyoruz. Tabi bir de madalyonun öbür yüzü var.
Güven
Bu güven olgusu, iletişim şekli ile, fikirlerinin dinlenip dinlenmediği ile, takdir edilip edilmediği ile bir güven duygusu oluşturur ya mevcuttaki güven duygusunu tüketir.
Sonra şirketler der ki: “Biz çalışanımız için şunları yapıyoruz bunları yapıyoruz”
Oysa çalışan aynı şirkete bakıp ben bunları görmüyorum der.
Şunu bilmemiz lazım ki;
Çalışan deneyimi, şirketin kendisi hakkında anlattığı hikayeden çok, çalışanın her gün yaşadığı deneyimdir.