Cumhuriyet’in 29 Ekim 1923’te ilan edildiğini biliyoruz.

Peki, oraya nasıl gelindi?

Osmanlı Meclis-i Mebusanı neden açıldı, neden kapatıldı? Son Osmanlı Meclisi Misak-ı Millî’yi kabul ettikten sonra İstanbul neden resmen işgal edildi?

Meclis kapanınca Ankara’da yeni bir meclis neden açıldı?

Bu soruların cevabı, saltanattan Cumhuriyet’e uzanan tarihî yolculuğun içinde yatıyor. İlk meclis 1877’de açıldı, 1878’de süresiz tatil edildi.

II. Meşrutiyet’le 1908’de yeniden açılan Meclis-i Mebusan, Mondros Mütarekesi sonrasında 21 Aralık 1918’de feshedildi.

12 Ocak 1920’de yeniden toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı, 28 Ocak’ta Misak-ı Millî’yi kabul etti.

İstanbul 16 Mart’ta resmen işgal edildi. Meclis 18 Mart’ta çalışmalarına ara verdi; 11 Nisan’da padişah iradesiyle resmen kapatıldı.

On iki gün sonra, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

Bu kronoloji, yalnızca tarihlerin sıralanması değildir.

Meclislerin neden açılıp kapatıldığını, işgalin siyasi temsil üzerindeki etkisini ve millî egemenlik fikrinin nasıl yeni bir devlet düzenine dönüştüğünü gösterir.

1 Kasım 1922’de saltanat kaldırıldı; 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.

Geçmişi yalnızca övgüyle ya da yalnızca eleştiriyle değerlendirmek, tarihî gerçekleri anlamaya yetmez.

Olayları kendi şartları içinde ele almak; belgelenmiş bilgiyle yorumu ayırmak gerekir.

Tarih, yalnızca ezberlenecek tarihler değil, bugün yaşadığımız düzenin nasıl ortaya çıktığını anlamamıza yardımcı olan ortak hafızadır.

Cumhuriyet’in kuruluşunu anlamak için yalnızca ilan gününü bilmek yetmez.

O güne hangi mücadelelerden, hangi meclislerden, hangi işgallerden ve hangi kararlardan geçilerek ulaşıldığını da bilmek gerekir.

Bugün, Cumhuriyet’in 103. yılında, bu tarihî mirası Türkiye’nin dünya coğrafyasındaki yeriyle birlikte düşünmek zorundayız.

Boğazlar, Karadeniz, Akdeniz, Avrupa, Kafkasya ve Orta Doğu arasındaki konumumuz bize önem kazandırıyor; fakat bu önemin kalıcı güce dönüşmesi, içerideki kurumsal güvene, adalete, üretime ve toplumsal dayanıklılığa bağlı.

“Türkiye Türbülansta” derken sormamız gereken de budur:

Bu coğrafi ağırlığın ve tarihî sorumluluğun ne kadar bilincindeyiz?

Kaynakça ve başvuru kaynakları

• Türkiye Büyük Millet Meclisi, TBMM tarihçesi ve Meclis-i Mebusanın son dönemi üzerine yayımlanan kurumsal kayıtlar.

• Millî Eğitim Bakanlığı, Atatürk Kronolojisi: https://meb.gov.tr/ataturk/Hayati/Kronoloji

• Millî Savunma Bakanlığı, Atatürk Sitesi, Atatürk Kronolojisi: https://ata.msb.gov.tr/Sayfa/SayfaGoster/ataturk-kronolojisi

• TDV İslâm Ansiklopedisi, “Meclis-i Mebusan” maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/meclis-i-mebusan

• TDV İslâm Ansiklopedisi, “Türkiye Büyük Millet Meclisi” maddesi: https://islamansiklopedisi.org.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi

• Atatürk Araştırma Merkezi, “Siyasal Devrimler”: https://atam.gov.tr/siyasal-devrimler/