---------------KENT NOTLARI--------------------
17 Eylül 1985 tarihinde ÇORUM HABER’i haftalık olarak çıkarmaya başlarken, okurlarıma ve Çorumlu hemşehrilerime taahhüdüm, “Atatürk ilkelerinden milim sapmayan, vatan-millet-bayrak sevgisinden asla ödün vermeyen, demokrat, laik, çağdaş, uygar, Çorum’un yararını her şeyin önünde tutan, kentin demokratik platformu niteliğinde bir yerel gazete” sunmaktı.
Baytaş A.Ş.’nin kuruluşu ile 5 Haziran 1986 tarihinde günlük yayına geçişimizden sonra da aynı çizgimizi devam ettirdik; etkin, ama objektif, herkesle barışık, ama ilkeli, pozitif, yapıcı, ama hep haklıdan, doğrudan yana anlayışımızı daha da güçlendirerek…
Şeker Fabrikası, demiryolu, havalimanı, Çorum-Ankara bölünmüş yolu, Hitit Üniversitesi gibi Çorum’un temel talepleri ile ilgili cansiperane “kamuoyu oluşturma” işlevini yerine getirmeye çalıştık. Bunlardan yalnızca, inşaatı yarım kalmış havalimanı gerçekleşmedi.
Çorumluların birlik ve dayanışması adına ilk adımlar hep bizden geldi, kültürel, sanatsal pek çok etkinliğe imzamızı koyduk.
Yıllardır “Büyük Çorum” projeksiyonu çizmeye çalışıyoruz; barış kenti, kültür-sanat, sanayi, eğitim, sağlık, turizm, spor kenti Çorum hedeflerini önümüze koymamız gerektiğini savunuyoruz.
Kimileri tarafından “fantezi” gibi görülse de, bu söylemlerimizden hiç geri adım atmadık, kem sözlere hiç dönüp bakmadık.
Ve bugün, Çorum sanayide, ihracatta, futbolda Türkiye’nin süper ligine çıkmışsa, zaten sahip olduğu paha biçilmez tarih ve kültür değerlerinin yanı sıra gastronomide de dünya vitrinine çıkmaya hazırlanıyorsa, demek ki, yıllar yılı olmayacak duaya amin dememişiz.
Kentin gelişimi elbette bir süreçtir. Dün yapılamayanın bugün yapılabiliyor olması, geçmişte eksik kalanın şimdi tamamlanabilmesi, son derece doğaldır. Daha iyiye, daha güzele, daha yaşanır bir kente, ancak böyle adım adım ulaşılır. Yeter ki, “kentin ruhu”nu, “tekâmül iradesi”ni koruyalım.
Maalesef son zamanlarda sıkça yakındığımız gibi, medeniyetten geriye, magandalığa savrulmayalım. Dejenerasyonun, çürümenin daha derinlere sirayet etmesine fırsat vermeyelim.
*
Meslekte 56 yılı geride bırakıyorum. Bu ülke, bu kent, bu toplum için elimden geleni yaptığım inancındayım ve müsterihim. Ama mutlu değilim. Eylül 1970’te Çorum Ekspres Gazetesi’nde muhabir olarak mesleğe ilk adımımı atarken “hayal ettiğim” Çorum çok daha farklıydı. Sanırım, nicelik olarak ileri, ama nitelik olarak geri gitti.
Ve büyük çoğunluk öyle vurdumduymaz, öyle günlük yaşıyor ki, bu kaygıları paylaşabildiğimiz pek az insan kaldı.
Yine de, umudu ve sevgiyi yüreklerimizde en güçlü şekilde yaşatmaya devam edeceğiz.
Değil mi ki, gecenin en karanlık anı, şafak sökmeye en yakın andır! Asla enseyi karartmayacağız.
Meslekte 56 yılı geride bırakmak gibi muazzam bir onuru bana bahşeden Yüce Yaradan’a, daima güç aldığım Baytaş A.Ş. yönetici ve ortaklarına, dostlarıma, okurlarıma, hemşehrilerime, bütün Çorum’a en kalbî şükranlarımı sunuyorum.