İmamoğlu 10 gündür tutuklu. Ülkede kazanma olasılığı en yüksek görülen muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı içerde. Hakkında yersiz suçlamalarla ve adı ağaç isimlerinden oluşan ‘gizli tanık’ ifadeleriyle… Hiçbir kanıt ortaya konmadan bu tutuklama halkta büyük tepkiye neden oldu. Bu tutuklamanın haksız, hukuksuz ve adaletsiz olduğuna inanan milyonlar sokaklara döküldü, iktidarın bu otoriter tavrını protesto etti.
Adaletsizlik öyle bir hal aldı ki CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşması bitirir bitirmez şiddetli bir polis dalgası göstericilere, özellikle gençlere kan kustururcasına karabasan gibi çöktü. Sayıları bir elin beşparmağı kadar bile olmayan TV kanallarında bu vahşi saldırının görüntüleri yayımlandığında TV muhabirlerine ve kanallara bu güne dek görülmemiş cezalar kesildi. Haksız, hukuksuz, adaletsiz cezalar bu kez kanalları ve gazetecileri hedef aldı. 7 gazeteci gözaltına alındı, iki gün sonra kamuoyu baskısıyla serbest bırakıldı. Ancak TV kanallarından SÖZCÜ TV’ye 10 gün ekran karartma cezası verildi ki bu gününe dek yaşanmış en büyük ceza idi. TELE 1 kanalına 5 gün kararma ile birlikte en ağır para cezaları uygulandı. HALK TV ve NOW TV kanallarına da benzer ağır cezalar uygulandı.
Öyle anlaşılıyor ki iktidar muhalif TV kanalı ve gazete istemiyor, baskıcı yöntemlerinden vazgeçmiyor. Ülke geleceği açısından son derece huzursuzluk yaratıcı bir tavır… Bu böyle sürdürülemez. Daha sakin bir seçim ortamına girilmesi ülke insanlarının ayrıştırılmaması doğru yöntem olacaktır.
CHP milletvekilleri ve parti sözcüleri 27 Mart akşamı RTÜK önünde uygulamayı kınayan konuşmalar yaptı. Buraya gelişleri de çok maceralı olmuş. Seçim otobüsleri durdurulmuş, aracın anahtarına el konmuş ve araç kaçırılmış! Olacak iş değil! Ülkenin en büyük partisinin bir kınama eylemi akla hayale gelmez bir uygulamayla engellenmek istenmiş. Neyse ki yeni bir parti aracıyla RTÜK önüne kadar gelebilmişler de protestolarını yapabildiler.
Bu uygulamalar gençliğin İmamoğlu’na desteğin çok ilerisinde, kendi geleceklerine sahip çıkma, özgür bir ülkede demokrasi ile yönetilme istemlerine dönüştü. Gelecek kaygısı, gelecekte iş, aş, barınak ve insanca yaşama kaygısı daha ön plana çıktı. Şu anda bile milyonları geçen işsiz sayısı her yıl okulların mezun vermesiyle katlanarak büyüyor ve işsizlik sorunu önlenemiyor. Önlenemiyor çünkü üretim durdu, fabrikalar satıldı, genç nitelikli beyinler geleceklerini yurt dışında aramaya başladı. On binlerce nitelikli beyin gücü şimdiden yurt dışına çıktı. BU “Giderlerse gitsinler.” mantığının acı göstergesidir. Bu genç, zeki beyinler bizim geleceğimizdir. Ülke dışında umut aramamalı, iktidarlar gençlerimizi korumalıdır. Ülkeden ayrılmamaları için onlara yaşayabilecekleri gelir ve yaşam koşulları sağlanmalıdır. Bunlar yapılmıyor, kısa sürede de yapılacak gibi görünmüyor.
29 Mart 2025 günü İstanbul Maltepe’de büyük bir protesto mitingi düzenledi CHP. Özgür özel bugüne kadar gösterdiği serinkanlı liderlik tavrıyla konuşarak İmamoğlu’nun serbest bırakılmasını, hukuk içinde yargılanmasını, sağlıklı bir erken seçim talebini açıkladı. Sürekli vurguladığı gibi…
Umarız barışçıl gösterilere şiddet uygulanması bundan sonra yaşanmaz.