Eski adı “Erkek Sanat Okulu”, sonra “Erkek Sanat Enstitüsü”, yakın zamana kadar “Endüstri Meslek Lisesi”, şimdi ise “Şehit Emin Güner Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi”…

Bu okulun 1960’lı yıllardaki öğrencileri, 1970 öncesi mezunları, iki yıldır bir araya gelip anılarını tazeliyorlar, özlem gideriyorlardı.

İlk buluşma Ağustos 2024’te, ikincisi Eylül 2025’te gerçekleşmişti.

Üçüncü buluşmanın tarihi ise 10 Ekim 2026 oldu.

Sanat okulu mezunlarının bu buluşmalarında, Çorum Lisesi mezunu biri olarak benim ne işimin olduğunu, ilk iki toplantının notlarını yazarken açıklamıştım.

Mahalle arkadaşlarımın çoğu Sanat Okulu’na gidiyordu. Bunlardan Yalçın Sol da, birlikte tiyatro yaptığımız bir arkadaşımdı. 1960’lı yıllarda Erkek Sanat Enstitüsü’nün bir oyununa, Lise’den “konuk sanatçı” olarak katılmıştım.

Kaldı ki, buna bile gerek yok…O okuldan can arkadaşlarım vardı.

Onların her çağrısına koşa koşa giderdim.

DOĞRU EĞİTİM ANLAYIŞI

Köyden aldığı çocuğu her alanda eğiterek, günlük yaşamın gerektirdiği bilgilerle, el becerileri ile donatarak tekrar köye görevlendirmeye dayanan Köy Enstitüleri, ne kadar doğru ve özgün bir eğitim sistemiyse, sanat okulları da öylesine doğru bir eğitim anlayışının ürünüydü.

Bu okullarda marangozluktan demirciliğe, tornacılıktan elektrikçiliğe kadar çeşitli zanaatlar öğretilirdi. Bu okullardan mezun olanlar, piyasada usta eleman olarak hemen istihdam imkânı bulurlar, giderek kendi işyerlerini açarlar, memleketin esnafı, sanayicisi olurlardı.

Daha parlak öğrenciler ise, Yıldız Teknik Üniversitesi’ne gidip mühendis olur, ya da Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndan teknik öğretmen olarak çıkar, sanat okullarına dönerlerdi.

Eğitim sistemimizle öylesine oynandı ki, “diplomalı işsizler ordusu”nun oluşmasına zemin hazırlandı maalesef…

Meslek öğretiminin ve sanayiye ara eleman yetiştirmenin ne kadar önemli olduğu şimdilerde yeniden anlaşıldı da, o yöne doğru eğilim başladı çok şükür.

Meslek öğretimi sırasında yaşanan kazalar ya da daha vahimi can kayıpları, bir takım sorumsuz ve ciddiyetsiz işverenlerin eseri, ona inanıyorum.

Gerekli önlemleri aldıktan sonra, kaza riski de minimuma iner kuşkusuz.

Ve “meslek edindirme” gibi çok önemli bir kamusal hizmet, bu şekilde lekelenmez.

İSKELE CAFE’DE KAHVALTI

“Kent Park” olarak düzenlenen, sonradan adı “Millet Bahçesi”ne dönüştürülen harikulade yeşil alan, Çorum’un gerçekten gözbebeği ve muhteşem yaşam alanlarından biri.

Bizim kuşak, Ankara’ya gidince Gençlik Parkı’nı gezmeden dönmezdik.

O devasa havuz, bizim için büyülü bir güzellikti.

Şimdi Çorum, öylesine harika bir havuza sahip.

Burada Belediye’nin sosyal tesisi yanında, özel işletme olarak İskele Cafe de hizmet veriyor. Havuz kenarında, insana kendisini farklı bir dünyada hissettiren güzel bir mekân…

Sanat okulu mezunlarının 10 Ekim buluşması, oradaki kahvaltı ile başladı.

Geçen yılki buluşmadan beri birbirini özleyenler bir kez daha kucaklaşırken, ilk kez katılanlar da vardı ve yer yer çok duygusal anlar yaşandı.

Kısa selamlama konuşmaları, yaklaşık 60 yıl öncesinin anıları ve ekrana yansıtılan siyah-beyaz gençlik fotoğrafları…

ESKİ ATÖLYELERDEN YEPYENİ TEKNOLOJİLERE…

Bu toplantıya ilk kez Şehit Emin Güner Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Küçükahıskalı da katıldı.

Kahvaltıdan hemen sonra da okula gidilerek dersaneler, atölyeler gezildi.

Kuşkusuz, 1960’lı yıllarda koşullar daha farklıydı, açık ifadesiyle daha ilkeldi. Şimdi ise atölyelerde teknolojik bir değişim söz konusuydu. Hem branş sayısı artmıştı, hem de alet-edevat gelişmişti.

Yine de atölyelerin o kendine özgü kokusu, 60 yıl öncesine dönmeye yetiyordu.

HASAN ZAHİR’DE BİTEN GÜN

Sanat okulu mezunu arkadaşlar, günün sonunda Hasan Zahir Et Lokantası’nda akşam yemeğinde tekrar masa başında buluştular.

Samsun yolundaki Sıklık mevkiinde bulunan Hasan Zahir Lokantası, gerek Çorumlular için, gerekse Samsun-Ankara arasında özel aracıyla seyahat eden konuklar için çok özel bir yer. Hem nostaljik bir mekân, hem de “pirzola” sevenler için eşsiz bir lezzet durağı. Yoğurdu ve bal-kaymağı da dillere destan.

Ama bütün bunların ötesinde, yemyeşil bahçesiyle huzur veren, insanın stresini alan bir güzel ortam.

Eski dostlar, burada bir kez daha sohbet ettiler, şakalaştılar, geçmişi andılar ve bir yıl sonra yeniden “tam mevcutlu” olarak buluşma umudu ve temennisiyle birbirlerine veda ettiler.

01Sanat Okulu mezunu dostlar, Hasan Zahir Lokantası önünde toplu halde…

02-1İskele Cafe’deki kahvaltı…Sanayici İsmail Alapala, Emekli DSİ Antalya Bölge Müdür Yardımcısı İbrahim Günal, Emekli Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Nurettin Aslan, Köy Hizmetleri’nden emekli Hüseyin Ezer ve toplantının organizatörü Sahaf Mustafa Gökgöz…

03Kahvaltıdan genel görünüm.

04-1İsmail Alapala, Mehmet Yolyapar, Gazi Özkubat, Vehbi Büyükcelep…

05-1Kamil İdikut ve Gazi Özkubat, kahvaltı sırasında okul anılarını anlatırlarken…

07-1Şehit Emin Güner Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Küçükahıskalı, eski mezunlara atölyeleri gezdirirken…

09Geleceğin ustaları, teknikerleri, mühendisleri bu atölyelerde meslek öğreniyor…

12Hasan Zahir Et Lokantası’ndaki akşam yemeğinden…