Samsunspor karşısında tarihi bir galibiyete imza atan Arca Çorum FK, bu kez kendi sahasında ligin en diri ve en disiplinli takımlarından biri olan Alanyaspor’a 2-1 mağlup oldu.
Ancak bu sonucu, “Bir maç kaybettik, olur böyle şeyler” diyerek geçiştirmemek gerekiyor.
Eğer Arca Çorum FK’nın hedefi ilk 6 içerisinde yer almak ve sezon sonuna kadar bu mücadelenin içinde kalmaksa, Alanyaspor gibi takımlar en ciddi rakiplerimizden biri. Dolayısıyla kendi sahamızda bu rakiplere karşı kaybedilen puanlar, sıradan bir yenilgiden daha fazla anlam taşıyor.
Maçın ilk 45 dakikasında iki takım da kontrollü bir futbol ortaya koydu. Çorum FK zaman zaman üretken olmaya çalışsa da Alanyaspor savunması oldukça disiplinliydi. Rakibine fazla alan bırakmadı ve temsilcimizin hücumdaki etkinliğini sınırladı.
Asıl kırılma ise ikinci yarının hemen başında yaşandı.
Ve bana göre bu bölümde maça Uğur Hoca’nın tercihi damga vurdu.
İlk yarı 0-0 sona ermişken, ikinci yarıya neden daha çok savunma yönüyle ön plana çıkan Ahmet Ildız ile başlanır?
Üstelik oyundan çıkan isim Diomande...
Evet, Diomande ilk yarıda iyi bir görüntü ortaya koymadı. Ancak kötü oynadığı anlarda bile bir anda skora etki edebilecek, rakip savunmayı tedirgin edebilecek bir oyuncudan bahsediyoruz.
Bana göre bu değişiklik maçın gidişatını doğrudan etkiledi.
Elbette yenilgiyi sadece tek bir oyuncu değişikliğine bağlamak doğru olmaz.
Kyziridis ve Cengiz’in tutuk kalması, Fredy’nin önceki maçlara oranla hücuma yeterince katkı verememesi, Ramirez’in ileride yalnızları oynaması ve Gökhan’ın hücuma yeterince çıkamaması Çorum FK’nın üretkenliğini aşağı çekti.
Bütün bunların üzerine Uğur Hoca’nın oyunu kazanmak yerine, sanki “En kötü bir puan alalım” düşüncesiyle hareket ettiği izlenimi eklenince mağlubiyetin detayları da ortaya çıktı.
Şunun altını özellikle çizmek gerekiyor:
Arca Çorum FK kötü futbol oynamadı.
Bu takımın kalitesi var. Bu takımın gücü var. Sezon içerisinde daha birçok rakibin canını yakacak potansiyele de sahip.
Ancak çözülmesi gereken önemli bir problem artık iyice göze batıyor: Yan toplar...
Uğur Hoca’nın bu zafiyete acilen çözüm bulması gerekiyor. Çünkü aynı problem tekrar tekrar karşımıza çıkıyorsa, artık bunu şanssızlıkla açıklamak mümkün değil.
Maçın ardından hakeme de büyük tepki vardı. Hem tribünler hem de Başkan Savaş Balçık, karşılaşmanın hakemine yönelik tepkilerini ortaya koydu.
Fakat ben hakemin maçın sonucunu doğrudan değiştirecek kadar bariz bir hata yaptığı görüşünde değilim.
Hatta hakemin art niyetli olduğunu düşünseydik, Çağlar’ın eliyle kontrol ettiği pozisyonda rahatlıkla penaltı düdüğünü çalabileceğini de hesaba katmak gerekirdi.
Bu nedenle mağlubiyetin nedenini hakemde aramak yerine aynayı biraz kendimize çevirmekte fayda var.
Çünkü bazen kaybedilen üç puandan daha önemlisi, o üç puanın neden kaybedildiğini doğru okuyabilmektir.
Alanyaspor maçı da tam olarak böyle bir maçtı.