Atalarımızın yüzyıllar öncesinden süzülüp gelen o veciz sözü vardır:
“Ne oldum deme, ne olacağım de.”

Her ne kadar bireyler için söylenmiş olsa da, bu sözün kurum ve kuruluşlar için de geçerli olduğu bir gerçek. Nitekim son haftalarda Arca Çorum FK’nın yaşadığı tablo da bunun en net örneklerinden biri.

Henüz 4-5 hafta öncesine kadar ligin zirvesini zorlayan, ilk iki hedefini yüksek sesle dile getiren Kırmızı-Siyahlılar, bugün gelinen noktada “üçüncülükten vazgeçelim, bari dördüncü olalım” anlayışına sürüklendi. Oysa sahadaki oyun öyle bir noktaya geldi ki, bu takım dördüncü olsa ne yazar, yedinci olsa ne fark eder?

Çünkü ortada futbol adına umut veren hiçbir şey yok.
Tempo yok, istek yok, birliktelik yok.
Sahada kopuk, dağınık ve ruhsuz bir görüntü var.

Milli araya girerken yakalanan 7’de 7’lik seriyle taraftarın beklentisi zirve yapmıştı. Ancak dönüş adeta kâbus oldu. Sadece 3 maçta kaybedilen 7 puan, takımın tüm havasını tersine çevirdi.
Önce Bandırmaspor mağlubiyeti, ardından Bodrum ve Pendik beraberlikleri…

Yazık!

Açıkçası Bandırma ve Bodrum maçlarındaki kayıpların ardından Pendikspor deplasmanından 3 puan geleceğine dair inancım yüksekti. Ancak bu inanç, Teknik Direktör Uğur Hoca’nın maç öncesi tercih ettiği ilk 11 ile daha başlamadan tükendi.

Aylar sonra sahaya çıkan Atakan’ın sağ açıkta başlaması,
Ceza sahasında etkili bir isim olan Oğuz varken formsuz ve tartışmalı performansıyla dikkat çeken Ferhat’ın tercih edilmesi,
Samudio ısrarının sürmesi,
Cemali ile başlanıp formsuz Erkan’ın oyuna dahil edilmesi…

Tüm bu tercihler, maçın daha başında “bu karşılaşmayı kazanmak zor” dedirtti.

Sonuç şaşırtmadı.

Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değil; aynı zamanda bir akıl, bir plan ve bir karakter meselesidir. Çorum FK bu üç unsurdan da her geçen hafta biraz daha uzaklaşıyor.

Bugün gelinen noktada sorulması gereken soru şu:
Bu oyunla Play-Off’a kalınsa ne olur?

Cevabı ise ne yazık ki çok net:
Hiçbir şey!