Yazının adını “belirsizlik” koyduğuma bakmayın aslında her şey belirgin ve ayan-beyan bir strateji doğrultusunda ilerliyor.
İki yayılmacı ve soyguncu devin aralarında anlaşıp nüfuz alanlarını paylaşmanın ardından Suriye özelinde (aslında tüm Ortadoğu genelinde) ucu belli olmayan, ancak ufak ufak ipuçlarının kendini gösterdiği ve bütün batının üzerinde görüş birliğine vardığı BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) uygulanıyor.
Projenin temelinde Ortadoğu’nun su ve petrol yataklarını kimin elinde tutacağı veya denetimi altına alacağı gerçeği yatıyor. İsrail’in güvenliği sağlandığı ve enerji kaynakları bir biçimde AB ve ABD ‘ye aktığı sürece kimin, hangi ülke insanlarının, kaçının öldüğü / öldürüldüğünün hiç önemi yok! Hangi cihatçı Selefi grubun hangi Alevi, Dürzi, Ortodoks, Katolik, veya Ezidî azınlığı hedef aldığı, vahşice katliam yaptığı gündem bile olmuyor.
Avrupalı ve Amerikalı ortakları ülkelerine akıttığı petrolün kullanımıyla pürüzsüz bir dünyada yaşamaya devam ediyorlarsa kendileri açısından sorun ortadan kalkmıştır. İnsan yaşamının hiç bir önemi olmaz.
Vahşi cihatçı gruplar kadın, erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden kan akıtırken emperyalist Batı daima ve daha fazla sömürü peşinde koşar, kimi uzun süre boyunduruğu altında tutarsa kârı o kadar büyür, gerisi kendilerini ilgilendirmez. Bu açıdan bakıldığında her kullanışlı aparatını över de döver de! Zelenskiy örneği unutulacak gibi değil!
Senaryo kurucular Suriye’yi şimdilik dört ana parçaya bölmüş görünüyor. İsrail işgal bölgesi (ki İsrail bu bölgeden hiçbir zaman çıkmayacaktır), İsrail mandası altında Dürzi özerk bölgesi, HTŞ’nin denetimindeki Şam dahil, orta ve güney Suriye, su ve petrol kaynaklarını ele geçiren YPG bölgesi ve Lazkiye, Tartus ve Hama’nın da içinde bulunduğu (ağırlıkla Arap Alevilerin yerleşim alanı olan) Akdeniz kıyısı.
HTŞ işte bu kıyı bölgesinde denetimi elinden kaçırmamak üzere aylardır katliam yapıyor. Köyleri basıyor, Esad yanlısı ilan ettiği grupları vahşice katlediyor. Bu vahşi katliamı hem ABD hem Rusya seyrediyor. AB’nin ise sesi çıkmıyor.
Her üç dev merkezin gündeminde Ortadoğu’da silahların susması, cinayetlerin önlenmesi yok. Sükût ikrardan gelir derler ya, halkları kıyımın durdurulması talepleriyle bütün Avrupa kentlerinde büyük gösteriler yapsa da çoğu neo-Nazi anlayışında olan iktidarları bu katliamı durdurmak için adım atmıyor, atmak isteği bile göstermiyor.
HTŞ lideri Colani, halen aranan bir katliam sanığı cani, ile görüşen devlet yetkililerinin bu katliamı önlemesi için bir çaba sarf etmişler midir? Bilmiyoruz ancak katliama seyirci kalmamalarını ve durdurmak için adım atmalarını diliyorum.
ABD’nin zorlamasıyla aynı masaya oturup 8 maddelik bir anlaşmaya varan HTŞ ve YPG liderlerinin gündeminde bu grupların işlediği cinayetler gündeme gelmiş midir? Bu da bilinmiyor. TV kanallarından izlediğimiz görüntüler son derece yürek yaralayıcı… Durdurmak için her türkü çaba gösterilmelidir.
YPG’nin Suriye ulusal ordusu içinde yer alacağı, gümrük kapılarından ve petrolden pay alacağı, su kaynakları ve verimli tarım arazilerini ortak kullanacakları gibi duyumlar basında yer alıyor olmasına karşın henüz iyimser olmak için çok erken.
Köprülerin altından çok sular akacağı ve kimin elinin kimin cebinde olacağını kestirmenin güçlüğü açıktır.
Umarız ülkemizi de içine alabilecek yeni bir kargaşa ortamı doğmaz.
YEMEN'DE ÇOCUKLAR ÖLÜYOR
İnce bir dalı hoyratça kırmak gibiydi yaşamak
Kurumamış bir ağacın kabuğunu soymak gibiydi yaşamak
Zehirli bir düşünceydi ebruli bir çiçeği dalından koparmak
Coşkulu bir şarkıyı söyleyen dili koparmak gibiydi yaşamak
Gökyüzüne bakarken anlamsız bir anda yürürken kıyıda arkadaşınla
Birdenbire gün patlamak gibiydi yok olmak gibiydi yaşamak
Çocuk olmak gibiydi Yemen'de çocuk olmak gibiydi aç kalmak
Gözleri büyük büyük bacakları kısa kısa ayakları küçük küçük yaşamak
Yukardan kum tozu ölüm tozu yağmak gibiydi Yemen'de çocuk olmak
Gözlerinden YEMEN'DE yaş akamamak gibiydi Yemen'de açlıktan ağlamak
Bakabiliyor musunuz kuma uzanmış canlı cenaze çocuk iskeletlerine?
Uçaklar uçmayın Yemen'e
Bombalar düşmeyin Yemen'e
Kimyalar yağmayın yağmur yerine
Rüzgarlar esmeyin Yemen'e
Kolonyalı uzanmalar gibiydi Afrika gecelerine yeni değil
Davetsiz oturmak gibiydi yoksul halkların sofrasına yenir değil
Eskimiş çullarınızı göndermek gibiydi yardım niyetine
Eskimiş kotlarınızı eskimiş botlarınızı eskimiş düşüncelerinizi
Eskimiş kitaplarınızı eskimiş divitlerinizi eskimiş akıllarınızı
Eskimiş başlarınızı eskimiş neleriniz varsa hepsini hepsini
Sağlam ne kalmışsa yıktıktan sonra yardım diye diye
Yenimiş uçaklarınızı yenimiş uçmaklarınızı
Yenimiş silahlarınızı yenimiş vurmaklarınızı
Yenimiş almaklarınızı yenimiş çalmaklarınızı
Yenimiş yöntemlerinizi denenmemiş silahlarınızı
Hepsini hepsini çekin yemen'den çekin yemen'den
Yemen' de çocuklar ölüyor saniyesi sekmeden
Çıkmaz aylar kalıyor kaldığı yerde bekleroğlu godo'yu bekliyor
Yemen'de çocuklar ölüyor
Yemen'de çocuklar ölüyor