Mehmet Abi Merhaba;

Çorum’un hafızasına, kültürüne ve geleceğine 56 yıldır aralıksız adanmış bir ömrün ve 17 Eylül 1985’ten bu yana ilmek ilmek işlediğiniz Çorum Haber meşalesinin gölgesinde bu satırları kaleme almak benim için büyük bir vefa ve duygusal bir sorumluluk.

Yıllar önce “Atatürk ilkelerinden milim sapmayan, vatan-millet-bayrak sevgisinden ödün vermeyen, demokrat, laik, çağdaş ve uygar” bir gazete taahhüdüyle yola çıkarken ortaya koyduğunuz o sağlam irade, bugün yalnızca Çorum Haber’in değil, Çorum’un basın ve kent kültürünün de önemli bir parçası haline gelmiştir.

Sizin gazetecilik yaşamınızda Çorum hiçbir zaman yalnızca bir haber konusu olmadı. Bu şehir; sevinciyle, sorunlarıyla, hayalleriyle ve geleceğe dair umutlarıyla hep yüreğinizin merkezinde yer aldı.

Şeker Fabrikası’ndan Hitit Üniversitesi’ne, Çorum-Ankara bölünmüş yolundan sanayideki gelişmelere, eğitimden kültüre, spordan sosyal yaşama kadar bu kentin attığı pek çok önemli adımda sizin ısrarlı takibiniz, cesur kaleminiz ve hiç eksilmeyen “Büyük Çorum” sevdanızın izlerini görmek mümkün.

Elbette yıllar içinde kurduğunuz bazı hayallerin gerçekleştiğine, bazılarının ise hâlâ gerçekleşmeyi beklediğine tanıklık etmekteyiz. Ancak bütün bu süreçte değişmeyen tek bir gerçek var: Çorum’un daha büyük, daha güçlü, daha çağdaş, daha üretken ve daha yaşanabilir bir kent olması için verdiğiniz mücadeleden hiç vazgeçmediniz.

56 yıllık meslek hayatınızın ardından hâlâ “daha güzel bir Çorum” hayali kurmak, gazeteciliği yalnızca bir meslek değil, bir kent sorumluluğu olarak görmek her gazeteciye nasip olacak bir miras değil. Siz bu mirası yıllar boyunca sabırla, emekle ve inançla taşıdınız ve taşımaya da devam ediyorsunuz. Çünkü bazı insanlar kalemleriyle yalnızca haber yazmazlar. Şehirlerin geleceğine not düşerler. Geçmişi geleceğe taşırlar, unutulanları hatırlatırlar, yanlışları sorgularlar ve gerektiğinde herkesin sustuğu yerde söz söyleme cesaretini gösterirler.

Bazen de umutların azaldığı bir anda, yeniden umut etmek için bir sebep bırakırlar.

Ben, Çorum’un geleceği için verdiğiniz bu mücadelenin şahidi olmaktan ve küçük de olsa bir parçası olmaktan, Çorum Haber’de köşe yazarlığı yapmaktan ve düşüncelerimi bu gazetenin sayfalarında hemşerilerimle paylaşmaktan büyük bir onur duyuyorum.

56 yıllık meslek hayatınızda Çorum’a kattığınız değerler ve gençlere bıraktığınız gazetecilik mirası için, kaleme, fikre, gazeteciliğe ve Çorum sevdasına duyduğunuz saygı için gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki yollarımız kesişmiş. İyi ki aynı şehrin hikâyesine farklı cümlelerle katkı sunma fırsatımız olmuş. İyi ki Çorum için hâlâ hayal kuran, umudunu kaybetmeyen insanlar var.

Dilerim bundan sonraki yıllarınız da aynı inanç, aynı sevgi ve aynı umutla geçsin. Çünkü Çorum’un, şehrini gerçekten seven, onun için mücadele eden ve gerektiğinde doğru bildiğini cesaretle söyleyen kalemlere ihtiyacı var. Kaleminiz hiç susmasın, yüreğinizdeki Çorum sevgisi hiç eksilmesin.

Bu vesileyle, yıllardır Çorum Haber çatısı altında büyük bir özveriyle emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma da ayrı bir teşekkür borçluyum. Çünkü bir gazetenin yaşaması yalnızca güçlü kalemlerle değil; haber peşinde koşan, sayfaları hazırlayan, fotoğraf çeken, yazıları düzenleyen, baskıdan dağıtıma kadar her aşamada büyük bir titizlik ve fedakârlıkla çalışan insanların ortak emeğiyle mümkündür.

Çorum Haber’in 56 yıllık hikâyesinde Mehmet Yolyapar’ın öncülüğü kadar, bu gazetenin her sayısına alın terini ve yüreğini koyan çalışanların da önemli bir payı vardır. Onların gece gündüz demeden, kimi zaman görünmeden ama her zaman büyük bir sorumluluk duygusuyla verdikleri emek, Çorum’un basın tarihinin de değerli bir parçasıdır.

Her birine, bu büyük gazetecilik yürüyüşüne kattıkları emek, dostluk ve dayanışma için gönülden teşekkür ediyorum.