Bazı başarılar vardır; bir kupa, bir madalya ya da bir şampiyonlukla sınırlı kalmaz. Bir şehrin geleceğine dair yeni bir hikâyenin ilk cümlesi olur. Çorum’un Arca Çorum FK ile yaşadığı Süper Lig sevinci de bana göre tam olarak böyle bir dönüm noktasıdır.
Çünkü artık önümüzde çok daha büyük bir soru var: Çorum, Süper Lig’e çıkan bir futbol takımına sahip şehir olarak mı kalacak, yoksa Süper Lig fırsatını şehrin kalkınmasına dönüştüren bir şehir mi olacak?
Bir tarafta Arca Çorum FK’nın Süper Lig macerası… Diğer tarafta yeni yatırım ve istihdam beklentileri… Güçlenmesi gereken turizm ve konaklama altyapısı… Yeniden gündeme gelen Çorum Havalimanı… Savunma sanayisindeki gelişmeler…
Hitit medeniyeti ve Kadeş Barış Antlaşması gibi dünya tarihinin en önemli miraslarından biri… Ve bütün bunların üzerinde yükselen yeni bir Çorum şehir markası. Bunların her biri tek başına önemli. Ancak asıl büyük fırsat, bu gelişmeleri aynı hedef etrafında buluşturabilmekte.
SÜPER LİG SADECE FUTBOL DEĞİLDİR
Bir Anadolu şehrinin Süper Lig’de yer alması, o şehrin haftada bir kez televizyonda görünmesinden ibaret değildir. Süper Lig; marka değeridir. Tanıtımdır. Turizmdir. Ticarettir. Yatırımdır.
İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, Karadeniz’den insanların Çorum’a gelmesidir. Misafir demektir. Otel doluluğu demektir. Restoran, kafe, ulaşım ve hizmet sektörünün hareketlenmesi demektir. Spor turizmi demektir. Çorum’un Türkiye’de görünür hale gelmesi demektir. Bu nedenle Arca Çorum FK’nın Süper Lig’e yükselişini yalnızca sportif bir başarı olarak değerlendirmek büyük resmi kaçırmak olur.
Bu başarı, Çorum’un eline geçmiş ekonomik ve sosyal bir vitrin fırsatıdır.
Çorum, potansiyelinin çok üzerinde değerlere sahiptir. Bu potansiyelin gerçek anlamda açığa çıkması için modern bir havalimanı en kritik ve stratejik adımlardan biri olacaktır. Ancak fırsatlar kendiliğinden kalkınmaya dönüşmez. Bunun için doğru planlama, ortak akıl ve ortak hedef gerekir.
Tam da bu noktada Çorum Havalimanı sorunu yeniden önem kazanıyor. Çünkü bugün havalimanının olmaması yalnızca Çorumlunun İstanbul’a veya Ankara’ya daha rahat ulaşması sorunu değildir. Bu konuda Çorum FK Başkanı ve Arca Savunma A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Savaş Balçık’ın verdiği “havalimanı” müjdesi ise Çorumlunun hayalini gerçekleştirme yolunda büyük bir adım olmuştur.
ANİTTA’DAN HİLTON’A
Bir başka önemli gelişme de konaklama sektöründe yaşanıyor. Yine Balkar A.Ş.ve Çorum FK Başkanı, Arca Savunma A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Savaş Balçık, ÇORUM HABER aracılığıyla Çorum kamuoyuna bir açıklama yaparak Hilton ile gereken anlaşmayı sağladıklarını, Anitta Otel’in bundan sonraki aşamada Hilton tarafından işletileceğini söyledi.
Bu gelişmeyi sıradan bir otel işletmeciliği değişikliği olarak görmemek gerekir. Sanayisi, üretim gücü ve ticaret kültürüyle bölgesel bir güç haline gelen Çorum’un dünya çapında bilinen bir markayı şehre kazandırması, aynı zamanda “Çorum’un küresel ligde ben de varım” mesajıdır.
Çünkü şehirler artık sadece fabrikalarıyla değil, markalarıyla da yarışıyor. Çorum uzun yıllardır üreten bir şehir. Çalışkan bir şehir. Sanayisi güçlü bir şehir. Fakat çağımızda yalnızca üretmek yetmiyor. Ürettiğini dünyaya tanıtmak… Yatırımcıyı şehre getirmek… Nitelikli insanı şehirde tutmak… Turisti çekmek…
Ve bütün bunların üzerinde güçlü bir şehir markası oluşturmak gerekiyor. İşte Süper Lig tam burada devreye giriyor.
FUTBOL SAHADAN ÇIKIP ŞEHRE DOKUNMALI
Futbol artık sadece 90 dakika değildir. Futbol sahadaki başarıdır ama etkisi saha sınırlarını aşar. Futbol kulübe dokunur. Kulüp şehre dokunur. Şehir otele dokunur. Otel restorana… Restoran esnafa… Esnaf ekonomiye… Ekonomi istihdama…İstihdam da şehrin geleceğine dokunur.
Bu nedenle Çorum’un Süper Lig hikâyesi yalnızca futbol kulübünün hikâyesi olarak kalmamalıdır. Valilik, Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası, iş dünyası, turizmciler, üniversite ve futbol kulübü aynı hedef etrafında buluşmalıdır.
Hedef yalnızca: “Çorum’u Süper Lig’de tutmak” olmamalıdır. Bunun yanına çok daha büyük bir hedef koymalıyız: “Süper Lig fırsatını Çorum’un kalkınmasına dönüştürmek.”
AYNI FOTOĞRAFIN PARÇALARI
Bugün Çorum’un önünde birbirinden farklı gibi görünen ama aslında aynı hikâyenin parçaları olan çok sayıda fırsat var. Bir tarafta Süper Lig… Bir tarafta savunma sanayisi… Bir tarafta Hititler ve Kadeş Barış Antlaşması… Bir tarafta turizm… Bir tarafta yeni yatırımlar… Bir tarafta Hilton gibi uluslararası markalar… Bir tarafta havalimanı beklentisi… Bir tarafta hızlı tren…Bir tarafta üniversite-sanayi iş birliği…
Ve bütün bunların üzerinde yükselen yeni Çorum markası. Bunların her birini birbirinden bağımsız değerlendirirsek fırsatları kaçırırız.
Ama hepsini aynı fotoğrafın parçaları olarak görürsek, karşımıza çok daha büyük bir tablo çıkar: Üreten, yatırım çeken, ihracat yapan, turist ağırlayan, teknoloji üreten ve dünyaya açılan bir Çorum. İşte hedef bu olmalıdır.
Belki yıllar sonra bugünlere baktığımızda şunu söyleyeceğiz:
“Çorum’un Süper Lig’e çıkışı sadece futbol tarihimizin değil, şehir tarihimizin de dönüm noktasıymış.”
Çünkü bazı şampiyonluklar kupayla biter. Bazıları ise yeni bir şehrin hikâyesini başlatır. Çorum’un hikâyesi şimdi yeniden yazılıyor. Ve belki de bu kez hedef yalnızca Süper Lig değil.
Hedef, Çorum’u şehir olarak da üst lige çıkarmak.