20 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan “Çorum’da Neler Oluyor?” başlıklı yazımın ardından telefonum çaldı. Arayan, Çorum sporuna yıllarını vermiş, binlerce çocuğun hayatına dokunmuş Yaşar Yılmaz Hocamızdı.

Yaşar Hocam ile uzun uzun konuştuk. Elbette sohbetimizin ana gündemi Arca Çorum FK’nın Süper Lig başarısıydı. Ancak Yaşar Hocam, Çorum’un spor geleceği açısından çok daha geniş bir pencere açtı önüme.

“Ali Abi, Çorum FK Süper Lig’e çıktı ama Çorum sadece futboldan ibaret değil. Biz voleybolda da Efeler Ligi’ndeyiz.” dedi. Bu cümle, aslında üzerinde hepimizin biraz daha düşünmesi gereken önemli bir gerçeği hatırlattı bana. Ama önce, Yaşar Yılmaz Hoca ve arkadaşlarının Çorum sporuna yaptığı katkıdan söz etmem gerekiyor.

BİR AVUÇ İNSAN-BİNLERCE ÇOCUK

Türkiye Basketbol Federasyonu altyapıya oyuncu kazandırmak amacıyla 2002 yılında “12 Dev Adam” projesini hayata geçirdi. Çorum’da bu projeye gönül veren basketbol antrenörleri Yaşar Yılmaz, Murat Çalışkan, Abdurrahman Türker ve Murat Saat, hiçbir büyük imkânın arkasına sığınmadan kolları sıvadılar.

12 Dev Adam Projesi’ni Çorum’da hayata geçirdiler. Ardından Çorum Basketbol İhtisas Kulübünü kurdular. Projede başarılı olan çocukların kulübe kazandırılması ve amatör lisanslarının çıkarılmasıyla birlikte, bir avuç insanın başlattığı çalışma kısa sürede büyüdü.

Binlerce çocuk basketbolla tanıştı. Binlerce çocuk ilk kez bir basketbol topuna burada dokundu. Belki de daha önemlisi; binlerce çocuk boş zamanlarını sokakta, kötü alışkanlıkların gölgesinde geçirmek yerine spor salonlarında geçirdi. Spor yalnızca kupa kazanmak değildir. Spor, çocuk kazanmaktır. Spor, gençlere hedef vermektir. Spor, kötü alışkanlıklardan uzak durmanın en güçlü yollarından biridir.

Yaşar Yılmaz, Murat Çalışkan, Abdurrahman Türker ve Murat Saat hocaların Çorum’da ortaya koyduğu bu mücadele, Anadolu’nun bir şehrinde spor kültürünün nasıl oluşturulabileceğinin en güzel örneklerinden biridir.

Üstelik çoğu zaman büyük destekler olmadan… Sadece inançla, emekle ve çocuklara duyulan güvenle… Bugün Çorum’un farklı branşlarda ulaştığı noktayı konuşuyorsak, geçmişte bu tohumları atan insanları da hatırlamak zorundayız.
SUNGURLU BELEDİYE EFELER LİGİNDE

Gelelim Yaşar Hocamın bana hatırlattığı asıl konuya… Evet, Arca Çorum FK Süper Lig’e yükseldi. Bu, Çorum adına tarihi bir başarıdır. Şehrin spor tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır.

Çorum’un adı artık Türkiye’nin en üst düzey futbol organizasyonunda çok daha güçlü şekilde duyulmaktadır. Bundan hepimizin gurur duyması gerekir. Ancak Çorum’un spor hikâyesini yalnızca futboldan ibaret görmek büyük bir eksiklik olur.

Çünkü Çorum’un salonlarında da önemli başarı hikâyeleri yazılıyor. Sungurlu Belediyespor, 2026-2027 sezonunda Efeler Ligi’nde mücadele edecek. Bir ilçe takımının Türkiye’nin en üst düzey erkek voleybol ligine yükselmesi başlı başına büyük bir başarıdır.

Dahası, Sungurlu Belediyespor; Fenerbahçe, Galatasaray, Halkbank ve Ziraat Bankkart gibi Türk voleybolunun güçlü ekipleriyle aynı ligde mücadele edecek. Bu yalnızca Sungurlu’nun değil, bütün Çorum’un gururudur. Sungurlu’yu Savuma Sanayi Merkezi haline getiren ve spora verdiği önemli katkılarla tanınan Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere ve tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Bunun yanında Çorum Arena Spor Kulübü ve Osmancık Belediyespor kadın voleybolunda 2. Lig’de mücadele ediyor. Çorum Belediyesi Spor Kulübü Erkek Basketbol Takımı da Bölgesel 2. Lig’de Çorum’u temsil ediyor. Yani tabloya biraz daha geniş baktığımızda karşımıza çok daha büyük bir Çorum çıkıyor.

BİR TAKIMIN BAŞARISI DİĞERİNİ GÖLGELEMEMELİ

Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor: Tabi ki futbolun dünyadaki gücü yadsınamaz bir gerçek. Futbol; milyarları peşinden sürükleyen, dilleri ve sınırları ortadan kaldıran küresel bir tutku. Sadece bir spor dalı olmanın ötesinde, kitleleri birleştiren, ekonomileri yönlendiren ve toplumsal aidiyet duygusunu en üst seviyede yaşatan devasa bir güçtür.

Ancak, Çorum FK’nın Süper Lig’e çıkması, Sungurlu Belediyespor’un Efeler Ligi’ndeki mücadelesini değersizleştirmemelidir. Tam tersine… Birinin başarısı diğerinin önünü açmalıdır. Futbolda tribünler dolarken voleybol salonları boş kalmamalıdır. Arca Çorum FK’nın forması nasıl gururla taşınıyorsa, Sungurlu Belediyespor’un forması da aynı gururla taşınmalıdır.

Çorum Arena’nın, Osmancık Belediyespor’un ve Çorum Basketbol’un mücadelesi de şehir tarafından sahiplenilmelidir. Çünkü sporun dili tektir. Futbol sahasında da aynı heyecan vardır, basketbol parkesinde de, voleybol filesinin önünde de…

ARTIK SALONLARA DA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Bu nedenle Çorum FK’nın Süper Lig başarısını elbette hep birlikte kutlayalım. Ama salonların ışıklarını da açık tutalım. Futbol tribünlerini doldurduğumuz kadar voleybol ve basketbol salonlarını da dolduralım.

Yaşar Hocamla yaptığımız o uzun telefon görüşmesi bana bir kez daha gösterdi ki; Çorum’un spor hikâyesi aslında düşündüğümüzden çok daha büyük.

Bir tarafta Süper Lig’de mücadele eden Çorum FK… Diğer tarafta Efeler Ligi’nde Çorum’u temsil edecek Sungurlu Belediyespor… Kadın voleybolunda 2. Lig’de mücadele eden Çorum Arena ve Osmancık Belediyespor… Basketbolda şehrin adını taşıyan Çorum Belediyesi Spor Kulübü… Ve bütün bu takımların arkasında geleceğe hazırlanmayı bekleyen binlerce çocuk…

Bugün Çorum FK’nın Süper Lig sevincini yaşarken, başka branşlardaki emekleri de görmenin tam zamanıdır. Bu nedenle Çorum’un iş insanlarına, yerel yöneticilerine, mülki idarecilerine ve taraftarlarına tarihi bir görev düşüyor:

Başaran, ter döken her takıma amasız, fakatsız sahip çıkmak!