Dua eden kişinin yaşantısı, teslimiyeti, duanın kabulünde önemli rolü vardır.

R.SAV. efendimiz, duaları müstecab olanlara dair bir çok hadisi şerif irad etmişlerdir.

Buhari, Ebudavut ve Tirmizi’nin Ebu Hureyre R.A. da naklen bildirdiklerine göre;

R.SAV. efendimiz üç dua şüphesiz kabul olunur;

Birincisi: Mazlum, hakkı zorla elinden alınan, malına, canına, namusuna, şeref ve izzetine, bigayri hakkına tecavüz edilerek mağdur edilen kişi, kişiler ve hayvanat, canlılar, mazlumdur, fert ve millet toplumlardır.

İkincisi; Yolcuların duası: Yolculuk külfetinin bir bedeli olarak bir ihsandır. Fıkıhta yolculuğun ve misafirliğin bir çok ayrıcalıkları vardır.

a-Namazlarını kısaltarak kılar.

b-Diğer mezheplerde namazlarda öğle-ikindi cem-i takdim, akşam-yatsı namazları cem-i tehir ile kılabilir.

c-Orucunu tutmayabilir, erteler.

d-Cuma namazı farz değildir.

e-Darda kalırsa yolcuya zekat olabilir. Muhtaç yolcuya, aslında zengin de olsa zekat verilebilir vs gibi ayrıcalıklar yol külfeti içindir. Bugünün durumunda yolculuk daha hafif ama hükümler umumidir. Allahü teala tarafından kullarına verilen haklardır.

İşte bu sebepten dolayı yolcunun duası da makbuldür.

Üçüncüsü; “Ebeveynin, babanın evlat hakkında duası makbuldür” buyuruyor R.SAV. bu da babanın-ananın evladına verdiği, sarf ettiği emeğin Allah katındaki karşılığı, duasının evladı hakkında müstecap olmasıdır.

R.SAV. efendimiz, mazlumun duası facir (fasık, kafir) de olsa makbuldür. Fücuru kendi nefsine aittir.

Örneğin; müşrikleri, inkarcıları, gayri Müslimleri haksız yere öldürmek, haklarını gasp etmek, onlara zulüm etmek asla caiz değildir. İşte bu kimseler zulme uğrarlarsa bunların dualarını Allah kabul eder. Bu yüce Allah’ın rahman sıfatının esmasının bir tecellisidir. Rahman sıfatı ile ulu Allah inanana da, inkarcıya da, itaat edene de, isyan edene de rızkını kesmeden, emeğini zayi etmeden karşılığını veriyor.

Yine başka bir hadisi şerifte, R.SAV. efendimiz buyuruyor; “İki kişi vardır ki onların dualarının önünde hiçbir perde, engel yoktur. Allah’a hemen ulaşır. 1- Mazlumun dua ve bedduası, 2- Kişinin diğer din kardeşi hakkında gayaben ettiği duadır” buyuruyor. Gıyaben, arkadan, haberi olmadan yapılan duada samimiyet, gerçeklik, doğruluk vardır, riya yoktur. Bunlar ise duanın kabulünün şartlarıdır. O bakımdan müminin gıyabına yapılan dua en makbul duadır. 3- Günah çıkmadık ağızın duası en üstün duadır.

R.SAV. efendimiz diğer bir hadislerinde en çok kabul edilen dua, bir kimsenin gıyabında yapılan duadır” (Buhari, Ebudavut Tirmizi)

R.SAV., Müslümanın din kardeşi hakkında ettiği dua makbuldür. Dua yapılırken baş ucunda bir müekkel melek vardır. Duaya daima amin der. Sana da öyle olsun, der. İnsan-insana dua ederse, melekler de dua edenlere dua ederler.

R.SAV. efendimiz 5 dua ve beddua makbuldür buyurur:

1-Mazlumun yardım görünceye kadar bedduası,

2-Hacının (evine) dönünceye kadar duası (çünkü o Allah cc misafiridir.)

3-Gazinin harpten, nöbetten, vazifeden dönünceye kadar duaları,

4-Hastaların iyi oluncaya kadar ettikleri dualar,

5-Kişinin din kardeşi hakkında gıyaben yapılan duaları.

R.SAV. efendimiz “Biriniz ihrama girdiğinde insana ve hayvana beddua etmesin, hayır dua etsin. Duasını bütün müminlere tamim ve teşmil etsin, en makbul dua ihramda yapılan duadır” buyurdu.

6-Hac ve Umre’de bulunanlar Allah cc. Hazretlerinin konuğudur, duaları ve istiğfarları kabul edilir.

7-İftar edinceye kadar oruçlunun duasını Allah geri çevirmez.

SÜRECEK