DUANIN MANASI

Duanın tesirleri, bazen anında, bazen de uzun yıllar sonra kecelli eder. Kabul olmamış dua olmaz. Yani dua hayal değildir. İlk insandan günümüze tüm insanlar dua etmişlerdir ve kıyamete kadar da edeceklerdir. Tarihi belgeler, fizik kanunları tüm semavi ve batıl dinlerde dua hep vardır. Çünkü kul aciz, Allah cc mucizdir. Kul daima Allah’a muhtaçtır.

Pratik hayatta ahlaki ve dini faaliyetler, birbirine bağlıdırlar. Manevi kutluluk duygusu sönmeye başlarsa, ahlaki duygu da söner. Sokrates’in özlediği gibi, dünya kululalıdan beri yani dua ihtiyacı sönen bir cemiyet uçurumun kıyısındadır.

Gerek dinli ve gerekse dinsiz hiç bir kimse tüm insanlığın genel sorunu ve huzuru ve kurtuluşu duadadır. Dinde ve imandadır.

İnsan dua vasıtası ile rabbine ulaşır. Allah o zaman kulunun kabine girer. Aslında bir kutsi hadiste yüce Allah, “ben kainata sığmam ama kulumun kalbine, mümin kalbine sığarım” buyurur.

Kaderimiz bizim mechulümüzdür. Yani biz başımıza ne geleceğini bilemeyiz. Onun için gelecek kaza, bela, ümitlerimiz, hayallerimiz için dua ile tedbir almak zorundayız.

Ümit, niyet, gayret ve çalışmak başarının motorudur. Dua ise neticede, elde edilecek mutlu sondur.

Bütün olaylar sebebe, nedene bağlıdır. Dua da bu seplerin en üstünüdür.

Duadan maksat halini ahvalini ulu Allah’a bildirmek değil, kulun kulluğunu, aczini, itiraftır. Rabbim huzurundayım. Halim bu sana malum, deyip dua edenin kalbinin temizliğine, samimiyetine göre tecelli edecektir.

Sonuç; Kur’an’da dua ile ilgili 200’den fazla ayet vardır. Bedduanın insan hayatında ne kadar önemli olduğunun belgesidir. Bütün ibadetlerin içinde dua vardır.

Dua bir insanın kalbinin dışında Allah cc hazretlerinden başkası ile meşgul oldukça hakka dua etmiş sayılmaz. Kul kendi ile meşgul olduğu müddetçe Allah’tan uzak kalır. Dua hak ile beraber olmaktır.

Kalp Allah’ın nazargahı ilahisidir. Dua en yüce bir ibadettir. Onun için namazda kulun yapabileceği tüm dualar mevcuttur. Onun için namaz müminin miracıdır denmiştir. Yani Allah’ı görür gibi yaşamaktır. Ona onu görür gibi ibadet etmektir. Buna inanmak, Cenab-ı Hakk’ı gören müminin cennette tüm ölçüsüz cennet nimetlerinden vazgeçtiği gibi dua da müminin kendinden geçmesi, benliğini yüce Mevla’nın varlığında yok etmesine mirac, yani ulu Allah’ı görmesi gibidir, denmiştir. Çünkü Allah cc hazretlerini gören gözler başkasını göremez. Allah’ı gören gözler ne ay görür ne yıldızlar diye halk aşıkları böyle dillendirmişlerdir. O anda kişi benliğinden sıyrılır. Vücudu baştan aşağı nur olur. Böyle yapılan dua sonucu peygamberler için mucize, evliyalar için keramet, salih kullar için arzuları hasıl olmuş olarak geri döner. Yani asla reddedilmez. Yani kabul olur.

Konuyu yüce kitabımızdaki ilahi fermanlardan, ayetlerden birkaçı ile bitirelim...

Yüce Allah cc. Hazretleri buyurur ki;

“Rabbinize gizli ve açıktan saf yürekle dua ediniz” (Araf 55)

(SÜRECEK)