Bu gidişle tutuklanmayan eski CHP’li yeni YENİ PARTİ’li belediye başkanı kalmayacak galiba. Her gün bir yerlerde operasyon ve tutuklamalarla uyanıyoruz. Hal böyle olunca da şu anda, bugünlük ya da henüz tutuklanmamış başkanlar ufuktaki operasyonun ne zaman geleceğinin endişesiyle görevlerini yapamıyor, her an ve her yerde Demokles’in kılıcını başının üzerinde hissediyor.
Demokles’in kılıcı deyince, isterseniz bu deyimin nereden geldiğine de şöyle bir göz atalım. M.Ö. IV. yy. da yaşamış olan Syracuse (Siraküza) denilen bir halk varmış. Bu halkın tiranı yani kralı Dionysios, basit bir aileden yetişmiş olmasına rağmen, cesareti ve kurnazlığı ile devrinin önemli hükümdarlarından biri olmayı başarmış. Kartaca ile yaptığı birçok savaştan sonra Syracuse, bölgedeki en güçlü devletlerden biri haline gelmiş. Demokrasiyi savunan ve zenginlere karşı halkı tutar görünen kral Dionysios aynı zamanda da kurnazlığı ve gaddarlığı ile tanınırmış.
Bu ünlü devlet adamının, Demokles adında bir nedimi yani yanında olmasından hoşlanıp sevdiği biraz da geveze bir yakın dostu varmış. Hiç durmadan kral olmanın nimetlerini ve güzelliklerini sayarak onu usandıran bu adama kral Dianysios bir gün;
- “Senin de bir süre krallığın mutluluğunu tatmanı istiyorum.” diyerek tahtını ona bırakmış.
Demokles tahta sevinerek oturmuş ama başını kaldırır kaldırmaz tahtın tam üstünde ve tek bir at kılına bağlı olarak asılı duran bir kılıç görmüş. Her an başına düşecekmiş gibi duran kılıç, Demokles'in krallık tahtında değil mutluluk, devamlı bir huzursuzluk ve endişe ile oturmasına neden olmuş. Bu yüzden de çok kısa bir süre sonra tahttan kalkarak yerini Dionysios’a bırakmış.
Dionysios'un güçlü bir kral olmasına rağmen, içinde bulunduğu tehlikeleri simgeleyen bu durum, Demokles'e krallığın, dıştan göründüğü gibi mutluluk ve refahtan ibaret olmadığını anlatır. İşte bu yüzden de sürekli bir tehlikenin varlığını belirtmek için, "Demokles'in kılıcı" deyimi kullanılır.
Gerçekten de şu anda görevi başında olan ve iktidar partisinden olmayan belediye başkanlarından önemli bir icraat yapmasını bekleyemezsiniz. Çevresinde göreve getirdiği insanlardan hangisinin kendisine ihanet edeceğini, aleyhinde şahitlik yapacağını, onu ikna edip yanlış şeyler yaptıracağını bilemeyen bir insan görevini ne kadar layıkıyla yapabilir ki?
Belki de bu operasyonların amaçlarından biri de budur. İktidar partisinden olmayan belediyeleri hizmet yapamaz duruma getirmek ve halkın gözünden düşürerek ilk seçimde kendi adayına oy verilmesini sağlamak. Ben bunun bir örneğini Samsun’da yaşadım. Büyükşehir Belediyesi AKP’nin ancak Atakum Belediyesi Özgür ÖZEL’in başkanlığındaki CHP’deydi ve gördüğüm kadarıyla hizmet üretmekte çok zorlanıyor. Şimdi ise YENİ PARTİ’ye geçti, daha da zorlanacak. Hal böyle olunca da insanlar toplumsal yarar yerine bireysel çıkarlarını düşünerek karşı cenaha geçiveriyor.
Çözüm ise bu tepemizdeki tek at kılına bağlı bu kılıçtan bir şekilde, ama demokratik yollarla kurtulmak.
DÜŞÜNEN SÖZLER:
· Adalet güzeldir. Fakat devlet büyüklerinde olsa daha da güzeldir. HADİS-İ ŞERİF
· Adalet de tıpkı yılanlar gibi, yalnızca çıplak ayakları ısırıyor. E. GALEANE
· Adalet bir kutup yıldızı gibi yerinde durur. Geri kalan her şey onun etrafında döner. KONFÜÇYÜS
· Adalet diye bir şey vardır ama onu her zaman görmeyiz. Sessiz, sakin, gülümseyerek cazgır adaletsizliğinin hemen arkasında durur. J. RENARD
· Adalet olmadıkça yönetimin, edep olmadıkça asaletin, cömertlik olmadıkça zenginliğin, güven olmadıkça sevincin, kanaat olmadıkça fakirliğin, alçak gönüllülük olmadıkça yükselmenin faydası yoktur. HZ. ÖMER