Anadolu’nun bozkırında yer alan Çorum, tarih boyunca üretim geleneği ve stratejik konumuyla daima öne çıkmıştır. İçinden geçtiği uzun ve zorlu ekonomik süreçlerin ardından, özellikle sanayi alanında kaydettiği ilerleme, sadece bölgesel değil ulusal düzeyde de dikkat çekmektedir. Bu gelişme, yalnızca rakamlarda değil, üretim kapasitesindeki çeşitlenmede de somutlaşmaktadır.

Son on yılda Çorum’un ihracatı 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıkarak ciddi bir başarı hikayesi yazmıştır; bu artış, Türkiye genelinde ihracatını en fazla artıran üç iilden biri olmasını sağlamıştır. Yıllık bazda ihracat artışında İstanbul ve Bursa gibi metropollerle yarışacak düzeye gelmesi, Çorum’un üretim gücünü ve dünya pazarına entegrasyonunu açıkça göstermektedir.

Makine sektöründe öne çıkan Çorum, özellikle un ve değirmen makineleri üretimindeki payıyla dikkat çekmekte; makine ihracatının önemli bir bölümünü sağlamaktadır. Bu durum, Çorum sanayisinin sadece niceliksel değil niteliksel bir dönüşüm içinde olduğunu göstermektedir.

Çorum’un sanayi yapısı güçlü bir kümelenme dinamiği sergilemektedir. Yerel ekonomide faaliyet gösteren yüzlerce firma, üç organize sanayi bölgesi (OSB) çatısı altında üretim yapmakta, böylece imalat sektöründeki çeşitlilik artmaktadır. Yapılan akademik analizlerde, Çorum’un imalat sektöründe çok sayıda alt sektörde faaliyet gösteren işletmelerin olması, ‘olgun küme’ ve ‘potansiyel küme’ yapılarının oluştuğunu açıkça göstermektedir.

Ayrıca yeni yatırımlar kapsamında planlanan Merkez 2. OSB gibi projeler, şehrin üretim kapasitesini daha da artıracak altyapı alanları sunmakta, sanayi yatırımcılarının ilgisini çekmektedir.

Samsun–Mersin sanayi koridoru oluşurken, bu hatta Çorum’un dahil edilmesi, hem bölgenin hem de ülke ekonomisinin denge ve entegrasyonunu güçlendirecektir. Çorum’un mevcut üretim gücü, demiryolu projeleri ve liman bağlantılarıyla desteklendiğinde, uluslararası ticaret ağlarında stratejik bir konuma erişecektir.

Bu süreçte Çorum Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Çetin Başaran Hıncal, şehrin sanayi koridoruna dahil edilmesi için aktif bir çaba göstermektedir. Açıklamasında,

“Sanayi Bölgeleri Master Planı kapsamında 13 ilde 16 yeni yatırım bölgesi kuruluyor ama Çorum bu iller arasında yer almıyor. Hem siyaseten hem de Bakan Yardımcısı üzerinden baskı yapıyoruz. Ortada ham bir çalışma var; Tüh vah denilecek bir dönemde değiliz. Organize Sanayi için tahsis istediğimiz zaman çok rahat ulaşabilen ve genişleyebilen bir iliz. Organizeden farklı bir destek verilecekse muhakkak içinde yer almalıyız,” diyerek şehrin hak ettiği konum için gösterilen kararlılığı ortaya koymuştur.

Tüm bu fırsatlara rağmen Çorum’un iş dünyası çeşitli zorluklarla da yüzleşmektedir. Üretim süreçlerinde karşılaşılan kesintiler ve maliyet baskısı, firmaların büyümesini zorlaştırmaktadır. Bu sorunlara yerel düzeyde çözüm üretmek için meslek örgütleri ve ticaret odalarının aktif rol alması gerekmektedir. Kalite denetimi, yerel üreticiler arasında işbirliği araçları ve finansmana erişimin kolaylaştırılması, sürdürülebilir büyümenin önemli unsurlarıdır.

Çorum, tarihsel kökleri kadar ekonomik ve sanayi kapasitesiyle de Türkiye’nin üretim haritasında önemli bir yer tutmaktadır. Demiryolu ve liman bağlantılarıyla güçlendirildiğinde mevcut sanayi altyapısı, Çorum’u sadece bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp uluslararası pazarda fark yaratan bir merkez hâline getirecektir. Bu bağlamda, Samsun–Mersin sanayi koridorunda Çorum’un yer alması, ülke ekonomisine katkı sağlayacak bir zorunluluktur.