Vücudumuzun içinde gece gündüz ara vermeden çalışan, bizi enfeksiyonlar ve kanserler gibi iç ve dış düşmanlardan koruyan çok önemli bir koruma ve savunma sistemi vardır: Bağışıklık sistemi.
Bu sistem vücudumuzun iç dengesini koruyan, bizi ayakta tutan ve yaşamın sürekliliğini sağlayan en kritik sistemlerden biridir. Görevi yalnızca vücuda zararlı mikropları yok etmek değildir. Aynı zamanda vücudun kendi hücrelerini tanımak, onlara zarar vermemek ve gerektiğinde soruna yol açabilecek hasarlı hücreleri ortadan kaldırmaktır.
Bağışıklık sistemi vücutta bir denge ile çalışır. Gerektiğinden zayıf çalışırsa enfeksiyonlara ve zararlı dış etkenlere karşı hassas hale geliriz. Ama tam tersi, yani aşırı çalışırsa bu kez kendi sağlam dokularımıza zarar vermeye başlar. Bu durum, romatizmal hastalıklar, alerjiler ve otoimmün hastalıklar olarak karşımıza çıkar ayrıca astım, egzema gibi durumlar oluşabilir. Sağlam ve dengeli bir bağışıklık sistemi” her yaşta, herkese, her zaman lazımdır.
YAŞAMIN SİGORTASI, SAĞLIĞIN MİMARI
· Yaşlanmaya Karşı Direnç: Güçlü bir bağışıklık sistemi, vücuttaki kronik enflamasyonla (yangı) savaşarak hücresel yaşlanmayı yavaşlatır. Cildinizin parlaklığından, zihninizin berraklığına kadar her şey bu sistemin etkinliğine bağlıdır. İyi bir bağışıklık sistemi vücudumuzun yaşlanmaya karşıda en önemli silahlarından biridir.
· Hücresel Denetim ve Kanser Savunması: Bağışıklık sistemi, vücudun en titiz müfettişidir. Her gün içimizde oluşan hatalı hücreleri daha "suç" işlemeden tespit eder ve imha eder. Bu sessiz temizlik, modern çağın en büyük kabuslarına karşı en güçlü kalkanımızdır.
· Hızlı Onarım ve Enerji Tasarrufu: Savunma hattı sağlam bir beden, bir saldırıyla karşılaştığında enerjisini kaosa değil, stratejik savunmaya harcar. Bu da hastalık sonrası iyileşme sürelerinin kısalması, hastalıkların daha hafif geçmesi ve kronik yorgunluğun yerini bitmek bilmeyen bir yaşam enerjisine bırakması demektir.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFSA NASIL ANLARIZ?
Bağışıklık sisteminde işler yolunda değilse şunlar görülebilir:
- Tekrarlayan uçuklar, nezleler, gripler
- Hastalıkların uzun ve daha ağır seyretmesi
- Sık ishal ve kabızlık atakları
- Geç iyileşen yaralar
- Tekrarlayan kulak, burun, boğaz, sinüs iltihapları
- Kronik yorgunluk hali
YA AŞIRI ÇALIŞIRSA?
Bağışıklık sistemi bazen yanlış alarm verir. Gerçek bir tehlike yoktur, ama sistem sanki büyük bir tehdit varmış gibi fazla tepki verir. Genetik yatkınlık, stress, enfeksiyonlar ve çevresel etkenler (polen, hayvan tüyü,ilaçlar ve bazı gıdalar) bunu tetikleyebilir. Ayrıca barsak ve karaciğer problemleri bu aşırı tepkiyi arttırabilir. Normalde tepki verilmeyen etkenlere karşı oluşan reaksiyonla başlangıçta alerjik reaksiyonlar, egzema, nefes darlığı, cilt döküntüleri oluşabilir. Eğer bu durum kronikleşirse bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudun kendi hücrelerine saldırarak otoimmun hastalıklara neden olur.
· Eklemlere saldırırsa → Romatizmal hastalıklar
Tiroid bezine saldırırlarsa → Tiroid bezi yetmezlikleri
· Sinir sistemine saldırırlarsa → Sinirlerde ve beyinde hasarlar
· Göze saldırırlarsa → Üveit, Kuru göz gibi hastalıklar oluşabilir.
Bir sonraki yazımda bağışıklık sistemini zayıflatan durumlar ve bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz bunlardan bahsedeceğim.