Bir Osmancıklı olarak kıymetli hemşehrimiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin komutanlarından Orgeneral Ahmet Çörekçi Paşa’nın vefatını üzülerek öğrendim.

1932 yılında Osmancık’ta doğan Ahmet Çörekçi Paşa ilk tahsilini memleketinde yaptı. Askerlik mesleğini seçerek Hava Harp Okulundan mezun oldu.

Kanada’da Pilotaj ve Av pilotluğu eğitimi aldı.

Bir savaş pilotu olarak başlayan askerlik hayatında Hava Harp Okulu Komutanlığından, Hava Eğitimi Komutanlığına Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinden Genel Kurmay 2. Başkanlığına kadar Devletimizin ve Türk Silahlı kuvvetlerimizin önemli makamlarında görev yaptı.

1995 yılında 21. Hava Kuvvetleri Komutanı olarak Türk semalarının sorumluluğunu üstlendi.

1997 yılında Orgeneral rütbesiyle şerefli üniformasına veda etti.

Osmancık’ın bağrından çıkıp Türk Hava Kuvvetlerinin en yüksek mertebesine ulaşan sevgili Paşamız Orgeneral Ahmet Çörekçi paşamızın ölümü bütün Osmancık’lıları, Çorum’luları ve bütün Türk milletini derinden yaralamıştır.

Ahmet Paşamız İstanbul’da yaptığımız bütün Osmancık’lılar toplantılarına gelir

ve herkesi tek tek benden öğrenir ve hallerini hatırlarını sorardı.

Ahmet Paşamız dünya tatlısı çok güzel bir insandı.

Osmancık’ta bütün arkadaşlarımızın idolü olan Orgeneral Ahmet Çörekçi Paşa

Türk ordusunun en yakışıklı subayıydı.

Ahmet Paşamızın ölümü bizleri çok üzdü. Maalesef şimdi Bodrum Yalıkavak’ta yazlığımda olduğum için İstanbul’da yapılacak cenaze törenine katılamayacağım. Ahmet Çörekçi Paşamıza Allah’tan rahmet, bütün Osmancık’lılara, Çorum’lulara, Türk ordusuna ve bütün Türk milletine baş sağlığı ve sabır dilerim.

*

Yunus Emre der ki:

Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti,

Nice Şah, nice Sultan tahtı bıraktı geçti,

Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti.

*

Ahmet Çörekçi Paşamız da her gelen fani gibi dünyaya pencereden baktı geçti. Allah rahmet eylesin, makamı ve mekânı cennet olsun.

*

Merzifonlu Sıtkı Baba (Esrar Dede) der ki:

Ben Adem’den evvel çok geldim, gittim,

Yağmur olup yağdım, ot oldum bittim,

Bülbül olup Firdevs bağında öttüm,

Bir zaman gül için hârâ düş oldum…

*

Ağlayarak gelmişim, gülerek gitmeliyim,

Kâinatın, dünyanın sırrına ermeliyim,

Bir ömür yetmez bana, bin ömürdür dileğim,

Geldikçe gitmeliyim, gittikçe gelmeliyim… (Mehmet Özata)

Bizleri yarattın anladık seni,

Yerlerde göklerde aradık seni,

Allah’ın evi gönüldür dediler,

Gönüller yaparak yaşadık seni… (Mehmet Özata)

*

Ben bir dağ yeliyim, kuşkulu korkak,

Sen ölümsüz ikili, tohum toprak

Bulut, bulut kaçmak isterken sizden,

Yağmur, yağmur geri döndüm ağlayarak… (Anonim)