İyilikler kötülükleri siler süpürürler. Onun için yaşantımız boyunca daima hayırlarımızı çoğaltıp, şerlerimizi günahlarımızı azaltmalı, amel defterimizin sevap bölümünü doldurmalıyız.

Hepimiz biliyoruz ki, İslam’ın temeli, ana kuralı sağlam ve sarsılmaz bir imandır. Allah’a ve Allah cc. tarafından gönderilene ve bildirilenlere olan inancımızdır. Bu imanımızı ayakta tutan ve onu daima yaşatan, canlı tutan ise adına ameli salih dediğimiz her türlü iyilik, hayır, hasenat ve ibadetlerimizdir. İbadetlerimiz, Allah’a olan itaatimiz imanımızı güçlendirirken, hata, isyan ve günahlarımız ise bizi ebedi azaptan kurtaracak olan imanımızı zayıflatmaktadır. Onun için bir mümin bir müslümanın sevabı daima günahından çok olmalıdır ki, yarın mahşerde, mizanda, ilahi terazide sevabımız çok gelsin. Bütün çabamız hayrımızın şerrimizden çok olması yönünde olmalıdır.

Bu hususun önemini ulu Allah cc. hazretleri bakınız nasıl bildiriyor ve bizleri uyarıyor: “Biz kıyamet gününde (kılı kırk yaran) adalet terazisini kurarız. Artık kimseye hardal danesi kadar haksızlık edilmez. Gerçek adaleti ortaya koruz.” (Enbiya suresi 47. ayet)

“O gün tartı haktır. Kiminin sevabı günahından ağır gelirse işte onlar kurtulmuşlardır. Kimin de günahı sevabından çoksa o kimseler ziyandadırlar.” (Araf 7-8. ayetler) “Yeri haviye-cehennemdir.” (Karia 8) “Zerre kadar hayır işleyen onun karşılığını, zerre kadar şer işleyen de onun bedelini ödeyecektir. (Zariat, 7-8. ayet)

Demek ki terazi, ölçü, tartı haktır. Mutlaka ve mutlaka gerçekleşecek, ilahi adalet tecelli edecektir.

*

Durum açık ve net olarak bilindiğine göre bizlere düşen en önemli iş sevaplarımızı çoğaltmak, günahlarımızı azaltmak, en azından kul haklarından ve Allah haklarından kurtulduktan sonra sevabımızın çok olmasıdır. Çünkü iyilikler kötülükleri silah süpürür. İnsanı mümini günah pisliğinden temizler, pampak yapar. İşte Allah’ımızın mutlak emri, “İnnel hasenati yüzhibnesseyyiati...” Yani, muhakkak iyilikler kötülükleri giderir. 5 vakit namazı dosdoğru kılınız. Öğüt almak isteyenlere ne güzel bir hatırlatma yüce Allah bu ayetinde (Hud 114. ayet) ibadetlerin başı ve en sevaplı ibadet olarak 5 vakit namazı işaret ediyor. Neden? Çünkü, namaz Kur’an’da 80’den gfazla yerde zikrediliyor ve alimlerimizin tesbitine göre namaz bütün zikirleri içinde toplayan bir ibadettir. Bir günde 20’si rekat, 20’si sünnet 40 rekat namazda 21 bin 600 zikir, tesbih, dua, ayet vardır. Allah ayetinde en az bir iyiliğe, ibadete bire on veriyor. Bir kötülüğe de bir günah yazıyor. Bu hesaba göre her harf 10 sevapla değerlendiriliyor. Bundan başka kadir gecesi ibadeti var.

Diğer bir örnek; Bakara suresinin 261. ayetinde yüce Allah, bir lira hayır yapana 700 lira, bir milyar mali yardım yapana 700 miyar yardım yapmış sevabı verdiğini net olarak bildiriyor. Bunlar ulu Allah’ın sonsuz rahmetinin ve engin şefkatinin birer belgesidir. Allah bu ihsan ve ikramlarını mümin kullarını cehennem azabından kurtarmak için bizlere lütfediyor. Hatta rabbimiz daha da ilerisini veriyor. “Yübeddüüllahi seyyiatihim hasenati ve kanellahü gafüren rahima.” (Furkan 70) Yani, sizler rahmeti sonsuz olan Allah’a candan inanır ve onun emirlerine yürekten sarılırsanız o ulu Allah sizin işlediğiniz günahları siler, o günahlarınızın yerine sevap yazar. Aman yarabbi, insanın aklını durduran bir ikramdır bu.

R.SAV. de buyurur ki, günahına tövbe edenler hiç günah işlememiş gibidirler. Tekrar günaha dönmedikçe masumdurlar, buyuruyor.

*

Dünyada insanlar varlıklarını en verimli ve kazançlı yerlere yatırım yaparlar ki çok kazansınlar. Manevi kazançlarda da böyledir. Ulu Allah bizlere karlı manevi sevap ve kazanç yollarını apaçık göstermiştir. Herkes konumuna göre gücünü kullanmalı, yapabileceği ne ise onu yapmalıdır. Zekat, sadaka, hayır yapabilenler bunları yapmalı, bu imkana sahip olamayanlarımız ise ibadetlerimizi çoğaltarak zenginlerin hayırlarına ulaşmaya çalışmalıyız. Elbette ki haksızlıktan, haramlardan, günahlardan kaçmak şarttır. Allah dünyada bir cami, okul, hastane, su yolu gibi hayırları yapanlara cennette bir köşk ikram ediyor. Sen ve ben bir cami yapamayacaksak da hiç olmazsa o camide 5 vakit namazı devamlı kılarak namazdan elde edilecek sevapları kazanabilir ve bu camiyi yaptıranların derecesine ulaşabiliriz. Birimiz malı ile birimiz canı ile aynı dereceye ulaşabiliriz.

NETİCE:

Kim olursak olalım kesin ve mutlak sarsılmaz bir imana sahip olalım.

Mutlaka sevaplarımız günahlarımızdan çok olsun.

Bir kötülük işlersek hemen arkasından tövbe ederek bir iyilik işleyelim ki o günaha bedel olsun.

Allah’ın rahmetinden asla ümidimizi kesmeyelim ve daima Allah’a sığınalım ki rahmetine mağfiretine dünya ve ahiret nimetlerine erelim.

Selam hidayete tabi olanlara olsun. Amin.