1- İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya

2- Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Tibet

3- Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın, evlendikten sonra yarı yarıya kapayın. Portekiz

4- Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret edin. Arabistan

5- Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. Çin

6- Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Brezilya

7- Bir ülkede küçük insanların gölgeleri uzuyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir. Çin

8- Birine bir balık versen doyar bir defa; balık tutmayı öğret doysun ömür boyunca… Çin

9- Bir zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. İngiltere

10- Bir yıllık refah istiyorsan tahıl yetiştir, on yıllık refah istiyorsan ağaç yetiştir, yüz yıllık refah istiyorsan insan yetiştir. Çin

11- İnsan bir kapıdan içeri girmeden, çıkışı da var mı diye düşünmeli. Rusya

12- Karşı kıyı için savaşmayan, kendi kıyısından da olur. Çeçenistan

13- Dünya bize babalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Japonya

14- Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir. Çin

15- Yürüyen üç aptal, oturan üç bilgeden daha çok yol alır. Çin

16- Oyun bitince şah da, piyon da aynı kutuya konur. İtalya

17- Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları… Afrika

18- Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma. İran

19- Parmak ayı gösterdiği zaman parmağa değil, aya bakmak lazımdır. Maya

20- Önemli olan hayata yıllar değil, yıllara hayat katmaktır. Çin

21- Bir atı zorla suya götürebilirsiniz ama ona zorla su içiremezsiniz. Fransa

22- Bir saatlik mutlu olacaksanız şekerleme yapın, bir günlüğüne mutlu olacaksanız balık avlamaya gidin, bir aylığına mutlu olacaksanız evlenin, bir yıllığına mutlu olacaksanız bir servete konun, bir ömür boyu mutlu olacaksanız işinizi sevin. Çin

23- İşaret parmağınla karşı tarafı suçlarken dikkat et, üç parmağın da seni gösteriyor. İngiltere

24- Değişim rüzgarları eserken akıllılar yel değirmeni yapar, aptallarsa duvar örer. Çin

25- Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim. Çin

26- Bir köpeğin karnını doyuruyorsan ve ona barınak veriyorsan bu senin köpeğin sahibi olduğunu göstermez; köpeği bırak, geri gelirse köpeğin sahibi sensin demektir! Çin

27- Oturan bir kartal olmaktansa uçan bir boğa olmayı tercih ederim. Kızılderili

28- Yaşayanlar kapar ölenleri gözlerini, ölenler açar yaşayanların gözlerini. Afrika

29- Arsız güçlü olunca, haklı suçlu olurmuş. Türk

30- Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. Türk

*

VECDET ÖZ, 25 yıl önce Castro ile yaşadığı tarihi anıyı şöyle anlatıyor:

“Tarih: 12 Mart 1997.

Yer: Küba/Havana. Devlet Başkanı Fidel Castro'nun misafiriyiz. Bizlere tahsis ettiği özel malikanesinde uzun süre konakladıktan ve kendisiyle önemli istişarelerde bulunduktan sonra nihayet vedalaşmak üzere makamına gittik ve ayrılık sohbetimizi yaptık. Sohbet esnasında söz Atatürk'e geldi. Biran durakladı, duygulandı ve gözleri buğulandı. İşte o an ağzından o gurur verici tarihi sözler dökülüverdi:

 ‘Atatürk bir yıldızdı, kaydı ve tesadüfen ülkenize düştü. Bu yüzden çok şanslısınız. Yıllarca onu örnek almaya çalıştım, maalesef çeyreği kadar olamadım. Meğerse ne zor şeymiş Atatürk olabilmek. Sakın unutmayın, o ölümünden sonra bile ülkesini yönetebilen tek liderdir. Ne üzücüdür ki Atatürk'ün yarattığı imkanlarla hür bir yaşam sürmesine rağmen halen onun önemini kavrayamamış bilinçsiz bir halk kitlesi var.’

Ayrılırken bu duygu seli içinde kollarımdan tuttu, hüzünlü ifadeyle bir müddet yüzüme baktı, sarıldı ve buruk bir şekilde ayrıldık. O an Atatürkçü olmanın ve böylesi büyük bir Atatürkçü'ye sarılmanın tarihi onurunu yaşadım.”

*

Ağlayarak gelmişim, gülerek gitmeliyim,

Kâinatın, dünyanın sırrına ermeliyim…

Bir ömür yetmez bana, bin ömürdür dileğim,

Gittikçe gelmeliyim, geldikçe gitmeliyim… (Mehmet Özata)   24/7/24