Örneğin; William James: Şüphesiz ki üzüntü ve sıkıntıların başlıca ilacı tam koruyucu Allah’a sığınmaktır. Kaynağı ise iman gücüdür.

Hindistan kurucusu büyük devlet adamı ve dahi Mahatma Gandhi, “Eğer dua ve ibadet olmasaydı, ben çoktan çıldırmıştım” diyor.

Bakırköy Sinir ve Ruh Hastalıkları Hastanesi’nin kurucusu olan efsane doktor Mazhar Osman ise, “Sağlam bir imana, salih bir itikada malik olan dindar bir kişi, sinirlerini metin, kopmaz bir koruyucu zırhla muhafaza etmektedir” derken, insanı mutlu kılan İslam’daki imanın gücünü ifade etmektedir.

Kur’an’da bunun birçok örneği vardır. Enbiya Suresi 83. ayetinde; Hz. Eyyüb’ün sıkıntılarla mücadelesi anlatılır. Hz. Eyyüp, devrinin en zengini idi. Büyük bir felakete uğradı. Evi çöktü, binlerce malı, davarı, sığırı yok oldu. Ekinleri mahsulatı telef oldu. Ağır bir hastalığa yakalandı. 10 seneden fazla sağından soluna dönemeyecek kadar ağır hasta yattı. Herkes onu, hanımı dahi terk etti. Ama o asla ümidini yitirmedi. Eceli gelmeden kimse asla ölmez kuralınca ölmedi, iyileşti. Ulu Allah onun sabır ve metanetini bize Kur’an’da örnek gösterdi, yeniden bütün nimetlerini kazandı.

Hz. Yusuf ise ikinci örnektir. Köle diye satıldı, itildi, kakıldı, kuyulara atıldı. Sonunda sabrı sonucu ulu Allah onu o zaman dünyanın en güçlü devleti olan Mısır’a sultan etti. Bunların hepsi inançla başarıldı. Allah’a olan imanla taçlandı.

Günümüzdeki intihar olaylarının sayısı günden güne çoğalmaktadır. İntihar edenlerin çoğunu gelişmiş ülkelerin müreffeh insanlarının oluşturduğu, ancak çoğunun imansız veya çok zayıf inanca sahip oldukları istatistikler tarafından ortaya konmuştur.

Nisa Suresi 69. ayette; yüce Allah insanlara güvence sunuyor; Bütün mutlulukların kaynağının ve bütün dertlerin dermanının Allah’a iman, resulüne itaatte olduğunu bildiriyor ve “Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse, Allah’ın emirlerine sarılır, resulünün yolunu takip ederse, işte onlar ulu Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Böyle işte bunlar ne güzel dostlardır. Böyle kişilerin üzerine dünya göçse, onlar asla ümitlerini yitirmezler. Allah’a olan sarsılmaz imanları ve azimli gayretleri sayesinde bütün güçlüklerin üstesinden gelirler.

Yüce Türk milletinin şanlı tarihinden, İstiklal savaşından konuyu özetleyen bir şeref levhası ile yazımızı bitirmek istiyorum.

İmanın ve inancın gücüne çarpıcı bir örnek sunalım;

Anafartalar Muharebesinde bir ölüm sahnesini, Anafartalar komutanı asil kahraman Mustafa Kemal Atatürk nasıl anlatıyor. Bu olayın adı bomba bastı olayıdır.:

“Savaş o hale geldi ki, hiçbir askerin ölümden kurtulma şansı yok. Karşılıklı iki siper arasındaki mesafemiz 8 metre. Her hücum ölüm demektir. Emrediyorum. Birinci siperdekilerin tamamı ölüyor, şehit oluyor. İkinci siperdekiler onların yerini alıyor. Yani kurbanlık koyunların teslimiyeti ile ölüm sırasına giriyorlar. 700 kişilik taburdan hiç biri ölümden en ufak bir tereddüt etmiyor. Çünkü ölürsem şehit, kalırsam gazi diyor. Ölmek te yaşamaktan daha şerefli diye düşünüyor. Aman yarabbi, ne yüce bir iman, ne özenilecek büyük bir sükun. İnanç, itaat ve teslimiyet. Biliyor musunuz, asla sarsılmak, irkilmek yok. Endişe yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim okuyarak cennete girmeye hazırlanıyorlar. Okuma bilmeyenler ise kelime-i şehadet okuyorlar. Bu hal kahraman Türk askerindeki iman ve ruh kuvvetini gösteren hayran olunacak ve tebrike şayan bir örnektir. Emin olunuz ki, Çanakkale harbini kazandıran işte bu asil ruhtur. Mermilerin sağanak yağmur gibi askerin üzerine yağdığı, 1 m2’ye 6 bin düşman mermisinin düştüğü düşünülürse, durumun vehametini anlamak hiç de güç olmaz. Bu asil asker, bu zaferi böyle kazanmıştır. 700 askerin 600’ü şehit oluyor. Bu ruh bu iman bu askerde olduğu müddetce hiç bir engel bu askerin zaferini önleyemez” diyor. Büyük asker Mustafa kemal Atatürk.

(Ruşen Eşref, Mülakat 1930 sh. 48. İstanbul.

Mustafa Kemal’le mülakat adlı yazıdan alınmıştır.

İşte iman gücünün en etkin olduğu bir olayı sizlere sunduk. İnanın ki, imanın, inancın üzerinde bir güç yoktur. Mesele ona sahip olmaktır. İslam’ın esası, başarının sırrı, stresin ilacı, sıkıntıların izalesi ancak bu imanla, tedbirleri alarak Allah’a dayanarak mümkün olacaktır. Yani çare İslam’dır. İmandır, ama katıksız saf olmalıdır.