Şaka filan değil…

AKP’nin CHP’li belediyelere karşı başlattığı “siyasi hamle” bir yılını doldurdu.

Mahkemeler, yani yargılamalar yeni başladı sayılır.

Bir yıl içindeki en büyük gelişme ise bu siyasi hamlenin yargı ayağındaki son gelişme oldu.

Yani siyasi tarihimizde çok tartışılacak “Belediye Başkanları” operasyonunun Başsavcısının, Adalet Bakanlığı koltuğuna oturtulmasından bahsediyorum.

Yıllarca üzerinde konuşulacak, makaleler hatta kitaplar yazılacak bir uygulamadan bahsediyorum.

Siyasi yaşamımızın geçmişine göz attığımızda, adaletsizliklerin önü kesilemiyor.

Ama son gelişmeler ve bunun üzerine gelişen tartışmalar oldukça düşündürücü.

Tartışmalarda, karşılıklı inatlaşmalar ön plana çıkıyor.

Sonunda “halk kaybediyor” veya “siyaset zedeleniyor” sanılıyor ama tam aksine demokrasi örseleniyor.

Tabii ki bu zedelenme, demokrasiyi yeteri kadar hazmedememe yanında “adalet terazisi”ndeki arızalanmayı da ön plana çıkarıyor.

Adalet yanlış kullanılınca, demokrasinin en büyük dayanağı olan hukuk “devre dışı” bırakılınca demokrasilerde tüm dengeler bozuluyor.

Tıpkı son bir yılda “Belediye Operasyonları”nda yaşadıklarımız gibi.

Galiba konuya, yani soruna fazla “bilimsel” takıldım.

Sözün özü, geçmişte alıntı olarak kopyaladığım ve adaleti en iyi anlatan bir yazının önüme çıkıvermesi.

Türkiye’de son yıllarda yaşanan en hazin ve düşündürücü tabloya benzemesi ve örneklenmesi açısından oldukça düşündürücü.

O halde, birlikte göz atalım bu yazıya..

*

“Eskiden İngiltere'de bir gelenek varmış.

Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez, bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğünde de dört kez çalınırmış.

Günün birinde kilisenin çanı tam beş kez çalınmış.

Halk merak içinde papaza gitmiş ve:

– Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri mi var ki o ölünce çan beş kez çalınsın? demişler.

Papaz efendi:

–" Kraldan daha önemli bir şey var tabi…

Herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşımızı haksız yere mahkum etti.

İşte bugün ölen ADALETTİ " demiş…