Bir aya yakın süredir yazamadım.
“Yazmadım” değil, gerçekten “yazamadım”…
Bazı bazı “Suya yazmak” gibi bir duygunun sarmalına girerim.
Uzun sürmez ama bu duyguyu son yıllarda sık sık yaşar oldum nedense.
Bu his, her yazan ve yazar için aynı mıdır bilemem ama bende ara sıra olur.
Kilitlenirim adeta…
Hani bazen “ sıtkım sıyrıldı” denir ya…
İşte aynı duygu beni sarar…
“Sisler bulvarı”na girme hali gibi…
Neticede yine yazmaya dönülür ama o verilen ara “hüsrana uğrama” duygusunu da yaşatır..
“Yazıyorsun da neye yarıyor ki, eski tas eski hamam..”
Aslında hiç de öyle değil…
Ben bu duygunun yanlış olduğuna inanıyorum.
Ama yine de etkisi altında kalıyorum demek ki…
Gelelim içinde bulunduğumuz ve yaşadığımız siyaset dünyasına…
Bay Kemal’den “Bye bye Kemal’e”…
Bay Kemal yine başa geldi…
CHP ise “bye bye” noktasına ulaştı, ulaşacak…
Hani parti “karpuz gibi” ikiye ve eşite yakın şekilde bölünmüş değil ama kesinlikle bu iki parça bir araya gelip bütün olamaz artık.
Şimdilerde yeni bir partileşme dönemi yaşanıyor.
Gerçekler gösteriyor ki, tabii “Saray’ın kehanetcileri”ne göre yürürlüğe sokulan plan tıkır tıkır işliyor.
“Madem ki Bay Kemal devrede, önce İmamoğlu devre dışı kalmalı”
Formül tıkırında da Saray cenahında.
Özgür Özel tarafında öyle değil…
Özel ve arkadaşları yeni isim arayışında…
CHP’nin adı 1980’den beri değişime uğradı, sonuç değişmedi…
Üstelik o dönemlerde “Başkanlık sistemi” devreye sokulmamıştı.
Önemli olan yeni isim değil.
Hatta yeni kadrolar ve isimler de değil…
Önemli olan mevcut sistemden en kıza zamanda ve ne zaman kurtulunur?
Yani önce omlet yapmaya karar vermek…
Sonra da yumurtaları seçmek…
Şu an çaba içinde olan Özgür Özel ve takımı yumurta dışındaki malzemelerle uğraşıyor…
Oysa yumurtalar bayat…
Yani, sistem bozuk…
O zaman yapılacak olan bozuk olanın tamiri değil, kökten değişimi ile eskiye, yani parlamenter düzene geçmek gerekir.
Eskisine, parlamenter sisteme erkenden dönmenin yolları keşfedilmeden partiye isim aramak zaman kaybıdır bence…
Sonrası kolay.
Peki, “Bozuk yumurtalardan omlet yapılamaz mı?”
Hiç gerek yok…
Bay Kemal nasılsa mutfağa girdi…
O zaten bozuk yumurtaları kırdı bile…
İş, Özgür Özel ve takımında….