Bir önceki yazıda belediyelerin düzenlediği kitap fuarlarının neden çoğu zaman ereğine ulaşamadığını ele aldık. Görüntü var ama kalıcılık yoktu.

Oysa doğru planlandığında kitap fuarları yalnızca birkaç gün süren etkinlikler değil, bir kentin kültürel geleceğine yapılan yatırımlar neden olmasın?

Bunun için yerel yönetimlerin bazı temel ilkeleri benimsemesi gerekiyor.

İşte belediyeler için uygulanabilir kitap kültürü önerilerimiz:

*Kalabalık Değil Okur Hedeflenmeli

Başarı ölçüsü ziyaretçi sayısı değildir.

Önemli olan fuardan sonra kaç öğrencinin kitapla gerçek bağ kurduğudur.

*Öğrencinin Kitaba Erişimi Sağlanmalı

Belediyelerin fuar bütçelerinin bir bölümünü kitap alımına ayırması gerekiyor.

Yerel yazarların ve yayınevlerinin kitapları satın alınarak dar gelirli öğrencilere dağıtılmalıdır.

Bu uygulama hem öğrenciyi kitapla buluşturur hem de yerel üretimi destekler.

Gerçek şu ki kitap fuarlarının en sağlam temeli kitabın öğrenciye ulaşmasıdır.

*Yerel Yazarlar Kültür Politikasının Parçası Olmalı

Fuar programları hazırlanırken yerel yazarların görüşleri alınmalıdır.

Anketler, toplantılar ve kültür çalıştayları bu sürecin önemli araçları olabilir.

*Yerel Edebiyat Görünür Hale Getirilmeli

Yerel yazarlar için özel söyleşiler, okul buluşmaları ve ayrı etkinlik saatleri planlanmalıdır.

Bir kent kendi yazarını büyütemiyorsa kültür üretmiyor demektir.

*Kitap Fuarları Öğrenme Alanına Dönüştürülmeli

Okuma atölyeleri, yaratıcı yazarlık çalışmaları ve çocuk okuma etkinlikleri fuarların kalıcı etkisini artırır.

Kitap yalnızca satılan değil, deneyimlenen bir kültür aracına dönüşmelidir.

*Yayınevleri Sürdürülebilir Şekilde Desteklenmeli

Yayınevleri kültür üretiminin taşıyıcı kolonudur.

Ekonomik gerçekler göz ardı edilmeden katılımı sürdürülebilir hale getirecek modeller geliştirilmelidir.

*Takdir Kültürü Anlam Kazanmalı

Yerel yazarlara verilen katılım ve teşekkür belgeleri sıradan formalitelere dönüşmemelidir.

Her yazarın üretim alanını vurgulayan nitelikli takdir belgeleri hazırlanmalı ve mümkünse belediye başkanı tarafından okurla birlikte yapılan bir törenle verilmelidir.

Çünkü kültür insanına verilen takdir, yalnızca bir belge değil; o kentin kültür hafızasına bırakılan bir izdir.

Sonuç olarak mesele çok açıktır.

Kültür politikası çadır kurmak değildir. Kültür politikası, kitabı okurla buluşturacak yolu bulmaktır.

Belediyeler gerçekten bu yolu bulduklarında kitap fuarları yalnızca birkaç gün süren etkinlikler olmaktan çıkar; bir kentin düşünsel hayatını besleyen güçlü kültür buluşmalarına dönüşür.

Aksi halde yapılan iş, yalnızca havanda su dövmek ve iş yapılmış görüntüsü vermekten öteye geçmez.