2025-2026 Öğretim Yılı 26 Haziran 2026 Cuma Günü sona erdi. 17 milyon 956 bin 500 öğrenci karnelerini alarak tatile girdi.
Ülkemizde öğrenim gören 17 milyon 956 bin 500 öğrenciden; 1 milyon 954 bini okul öncesi, 5 milyon 700 bini ilköğretim, 5 milyon 315 bini ortaokul ve 5 milyon 797 bini de lise eğitimi görmektedir. Genel liselerde 3 milyon 160 bin, Mesleki ve Teknik liselerde 1 milyon 681 bin, Anadolu İmamhatip liselerinde 487 bin ve açık liselerde 1 milyonun üzerinde öğrenci eğitim görmektedir.
Ülkemizdeki liselerin genel başarı oranı ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre lise son sınıf öğrencilerinin üniversiteye yerleşme oranları üzerinden değerlendirilmektedir.
Lise son sınıfı bitiren öğrencilerin yüksek öğretim programlarına (lisans ve önlisans) doğrudan yerleşme oranı ortalama %26 civarındadır. Sınava giren her 10 lise son sınıf öğrencisinden yaklaşık 3'ü istediği programa yerleşebilmektedir.
Liselerin üniversite sınavlarındaki (YKS) başarı ve yerleşme oranları okul türlerine göre Sosyal Bilimler Liseleri %60-%65 ile birinci sırada,
Fen Liseleri %50-%55 ile ikinci sırada, Anadolu Liseleri %28-%30 ile üçüncü sırada, Anadolu İmamhatip Liseleri %15-%18 ile dördüncü sırada ve Mesleki ve Teknik Liseler %4-%5 ile beşinci sırada yer alırken, bu okul mezunları daha çok ön lisans, önlisans programlarını tercih etmektedirler.
Bu yıl yapılan Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı'na 2 milyon 425 bin aday başvurdu. Ülkemizde şu anda 6 milyon 715 bin üniversite öğrencisi bulunmaktadır. Bunun 3 milyon 715 bini Örgün Eğitim, 3 milyonu da Açık ve Uzaktan Öğretim öğrencisidir.
Bu kadar sayıda genç nüfus olması bir ülke için çok önemli bir şanstır. Önemli olan bu şansı iyi kullanabilmektir. Bunun yolu da bu genç nüfusu iyi eğitmekten geçmektedir. Bu da ancak çağdaş, bilimsel ve kaliteli bir eğitimle sağlanabilir.
Bu gün ülkemizde uygulanan eğitim sistemi maalesef günden güne bilimsellikten ve çağdaşlıktan uzaklaşmakta. Sorgulayan ve araştıran çağdaş gençler yetiştirmemiz gerekirken, itaat eden ve biat eden gençler yetiştirmeye çalışıyoruz. Yani robot yapan gençler yetiştirmemiz gerekirken, robot olan gençler yetiştirmeye çalışıyoruz.
Eğitimdeki önemli eksiklerimizden birisi de meslek okullarına önem verilmemesi. Meslek okulları cazip hale getirilerek, bu okulları daha çok öğrencinin tercih etmesi sağlanmalı. Burada seçtiği mesleği hem teori, hem pratik olarak iyi öğrenmiş donanımlı gençler yetişmeli. Çünkü ülkemizi gelecekte bekleyen önemli tehlikelerden birisi de mesleksizlik. Bütün mesleklerde çok az çırak ve kalfa yetişiyor. Bütün sorunların çözümünde olduğu gibi, bu sorunun çözümü de eğitimden geçiyor.
Toplum olarak önce şunu kabul etmeliyiz, her okuyanın üniversite bitirme mecburiyeti olmamalı. Meslek okullarında okuyarak iyi bir meslek sahibi olmak, işe yaramayan bir diploma sahibi olmaktan daha iyidir. Gencimiz, iyi bir meslek sahibi olmakla kendisine, ailesine ve ülkesine daha iyi hizmet etmiş olur.