Ülkemin en etkili kalemlerinden gazeteci Uğur Mumcu’ya ait anılar öylesine çok ki…

Zaman zaman, dost veya gazeteci arkadaşları ile takıldığı “Siyah Beyaz Bar”daki muhabbeti ve günlük yaşamın “şamata” hallerini dile getirmek, kahkahalar atmak onun da zaman zaman yaşadığı hayat kareleriydi.

Bu anıları yaşatmak amacıyla olsa gerek, cenaze töreninde dağıtılan ve yakalarımıza taktığımız rahmetlinin siyah beyaz fotoğraf karesi, Siyah Beyaz Bar’ın duvarında asılı durur…

Hürriyet’in yan yayını TEMPO Dergisi’nde, sanırım 90’lı yılların ortalarına doğru, rahmetli Prof. Dr. Kurthan Fişek’le aynı odada çalışıyoruz…

Günlük gazetelere göz atıp, dergide işlenebilecek konuların olup olmadığına bakıp, ülkemde olup bitenleri okuyorum…

Tabii önemli gazetelerin köşe yazarları da buna dahil…

Yine tabii ki, Uğur Mumcu’nun köşe yazıları okunmadan geçilmez…

Rahmetli o gün, Ulus’taki eski Devlet Konser Salonu’nun biraz uzağında, Ankara Adliyesine yakın bir yerde yapılması planlanan “Yeni Konser Salonu Projesi”ni yazı konusu yapmış..

Belli ki haber kaynağı veya kaynakları belgelerle bu konuyu Mumcu’nun önüne koymuşlar.

Mumcu, kendisine ulaşan veya ulaştırılan konuları en ince detaylarına kadar incelemeden, araştırmadan kolay kolay köşe yazısı yapmaz.

Nitekim rahmetli, yetkililerle görüşüp, salonun inşa edileceği güzergahtan her gün geçen, Doğu Ekspresi ve Ankara’daki banliyö trenlerinin “akustik sorunu” yaratacağını en ince detayına kadar dile getirmiş.

Günlük köşe yazısında işlediği sorunun, mealen özeti şu:

“Eğer projede belirlenen alanda Devlet Konser Salonu inşa ederseniz, sahnede oynadığınız eser ve eserleri seyredip dinlerken her an tren sesleri kulaklarınızı çınlatabilir.(!)”

Özetle demek istiyor ki:

“Burada konser salonu yapmak, hele hele çıkabilecek sorun veya sorunları iyi incelemeden projeyi hayata geçirmek, harcayacağınız parayı toprağa gömmektir. Akustiği tartışmalı bir yapı projesi yüzünden devletin parasını çarçur etmeyin.”

Mumcu’nun bu makaleyi yazmadan önce bir çok uzmanla görüştüğüne inandığım için, haberi bir kenara not ettim ve ertesi gün ODTÜ mezunu olan çok yakından tanıdığım bir mimar arkadaşımı dergiye davet ettim.

Akustik uzmanı, “Mumcu’nun yazdıkları çok doğru. Demek ki, Almanya’da benzeri olan Opera Binası’nın aynısını yapmak istiyorlar. Bu bina Almanya’da çok geniş alanda ve şehrin biraz dışında, ulaşım sisteminin oldukça uzağında inşa edilmiş en az yüzyıllık bir yapı…Bizim proje demiryoluna çok yakın olduğu için yeni salonda gerçekten akustik sorunu çıkar. Bu durum, ya iyi hesap edilmemiş, ya gözden kaçmış, ya da üstünde durulmamış” diye soruna açıklık getirdi.

Birkaç uzmana daha danıştıktan sonra, fotoğraf sorununu da Hürriyet Gazetesi’nin Almanya’da görevli arkadaşlarımdan rica ettim. İki gün sonra ünlü tarihi opera binasının değişik yönlerden çekilmiş kareleri masamdaydı.

Haberimi Prof. Kurthan Fişek okudu, beğendi ve Haber Merkezimize gönderdi.

(devam edecek)