Türkiye günlerdir “fon vurgunu” haberleriyle çalkalanıyor. Vatandaşın gündemini bütünüyle, vurgunun büyüklüğü, yatırımcıların kayıplarının telafi edilip edilemeyeceği ve AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı’ndan affını istemek zorunda kalan eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın 4 ayda 2 milyar liranın üzerindeki “akıllara ziyan” kârı oluşturuyor.
Tasfiye kararı verilen 131 fonun tekil yatırımcı sayısı 455 bin, batan meblağ ise 826 milyar lira olarak tahmin ediliyor.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 4 ay önce fona 163 milyon lira yatırıp 2.2 milyar lira gibi inanılmaz bir rakamla çıkmışlar. Her şeyden önce, bilinen gelir durumlarıyla Kaya çiftinin 163 milyon liralık bir tasarrufa nasıl sahip olabildikleri merak konusu. Ve 4 ayda elde ettikleri devasa kâr, ekonomi biliminin izah edebildiği bir şey değil.
Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, iktidar partisi AK Parti ve ittifak ortağı MHP yöneticilerinin, bu gelişmeler karşısındaki kızgınlıkları belirgin biçimde ortada. Muhalefet ise, fon vurgunu sorumlularının tümünün ortaya çıkarılmasını, yargılanmasını ve haksız şekilde edindikleri mal varlıklarına el konulmasını istiyor.
Vurgunun simgesi haline gelen eski Bakan’a yönelik halkın öfkesi ise çok büyük. Gerçi bu değerlendirmeyi yaptığımız sırada, Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2.2 milyar lirayı iade ettiği yolunda haberler sosyal medyaya düşmeye başladı, ama bu bilgi halen teyide muhtaç.
Toplum, “adalet” istiyor, “eşitlik” istiyor, küçük tasarrufçunun ve tüyü bitmemiş yetimin hakkının korunmasını istiyor.





