Çorum Eczacı Odası Başkanı Erol Afacan, 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, eczacıların sağlık sistemindeki rolünün güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Afacan, “Tek Sağlık, Tek Eczane” anlayışıyla toplum eczanelerinin koruyucu sağlık, tarama, kronik hastalık takibi ve doğru sağlık hizmetine yönlendirmede daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Çorum Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Afacan, 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, dünya eczacılığında yeni bir dönemin başladığına dikkat çekti.
Eczacılığın artık yalnızca ilacın üretimi, dağıtımı ve hastaya ulaştırılması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Afacan, sağlık hizmetlerinin hastaya daha erken, kolay, güvenli ve sürdürülebilir biçimde ulaştırılmasının önem kazandığını ifade etti.
Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun (FIP) 2026 Dünya Eczacılık Günü temasını “Daha sağlıklı gelecekler için eczacıları güçlendirmek” olarak belirlediğini hatırlatan Afacan, yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların artışı, dijital dönüşüm ve iklim değişikliği gibi gelişmelerin eczacıların sağlık sistemindeki rolünü daha da önemli hale getirdiğini söyledi.
“SAĞLIĞIN GELECEĞİ HASTANEYE İHTİYAÇ
OLUŞMADAN ÖNCE BAŞLIYOR”
Modern sağlık sistemlerinin önemli sorunlarından birinin hastaneler ve acil servislerin artan hasta yükü olduğunu belirten Afacan, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Afacan, eczanelerin yalnızca ilaçların teslim edildiği noktalar olmadığını belirterek, toplum eczanelerinin sağlık sistemine açılan en erişilebilir kapılardan biri haline geldiğini ifade etti.
Dünya genelinde eczacıların yaygın ve düşük riskli sağlık sorunlarının yönetimi, aşılama, erken tarama, risk değerlendirmesi, kronik hastalık takibi, ilaç kullanımının değerlendirilmesi ve hasta yönlendirmesi gibi alanlarda daha etkin görev üstlendiğine dikkat çeken Afacan, Türkiye’de de benzer bir dönüşümün gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
“TEK SAĞLIK, TEK ECZANE”
Açıklamasında “Tek Sağlık” yaklaşımına da değinen Afacan, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Antimikrobiyal dirençle mücadeleden aşılama ve doğru ilaç kullanımına kadar birçok alanda eczacıların önemli görevler üstlenebileceğini ifade eden Afacan, şöyle devam etti:
“Tek Eczane derken tek bir fiziksel işletmeyi değil; vatandaşın yaşamı boyunca sağlık sisteminin farklı noktalarına dağılmış bilgilerini birleştirebilen, ilacını ve tedavisini süreklilik içinde takip edebilen, gerektiğinde müdahale eden ve gerektiğinde doğru sağlık basamağına yönlendiren bütünleşik eczacılık hizmetini ifade ediyoruz.”
“ECZACIYI GÜÇLENDİRMEK HASTANEYİ RAHATLATMAKTIR”
Türkiye’nin 30 bini aşkın toplum eczanesi ve yaklaşık 55 bin eczacıyla geniş bir sağlık profesyoneli ağına sahip olduğunu belirten Afacan, bu insan kaynağından toplum sağlığı açısından daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi.
Toplum eczanelerinin kan basıncı, diyabet ve kardiyovasküler risk taramaları, kronik hastalık ve tedavi uyumu takibi, ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesi, farmakovijilans, sigara bırakma ve sağlıklı yaşam danışmanlığı gibi alanlarda daha etkin rol üstlenebileceğini dile getiren Afacan, gerekli mevzuat, eğitim ve klinik protokollerin oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Bu hizmetlerin e-Nabız ve diğer sağlık bilgi sistemleriyle entegre edilmesinin de önem taşıdığını belirten Afacan, eczacıların gerçekleştirdiği klinik müdahalelerin kayıt altına alınması ve diğer sağlık profesyonelleri tarafından görülebilmesi gerektiğini söyledi.
“DOĞRU HASTA, DOĞRU BASAMAKTA KARŞILANMALI”
Sağlık sistemindeki insan kaynağının daha verimli kullanılabilmesi için yalnızca hastane ve poliklinik kapasitesinin artırılmasının yeterli olmadığını ifade eden Afacan, hastaların doğru sağlık basamağına yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Afacan, “Eczanede çözülebilecek bir sorun acil servise gitmemeli. Eczacının erken fark ederek hekime yönlendirebileceği bir risk, komplikasyona dönüşene kadar beklememeli. Yanlış ilaç kullanımından kaynaklanabilecek sorun ortaya çıkmadan engellenmeli” dedi.
Eczacının hekimin yerine geçmediğini, hekim ile eczacının birbirinin alternatifi olmadığını vurgulayan Afacan, modern sağlık sisteminin farklı sağlık mesleklerinin bilimsel yetkinliklerini doğru noktada kullanması gerektiğini söyledi.
“ECZACILIĞIN GELECEĞİ SADECE
EKONOMİK SORUNLARLA SINIRLI DEĞİL”
İlaç fiyatları, eczane ekonomileri, ilaç yoklukları, geri ödeme ve sürdürülebilirlik gibi sorunların önemini koruduğunu belirten Afacan, ancak eczacılığın geleceğinin yalnızca ekonomik başlıklar üzerinden ele alınmaması gerektiğini ifade etti.
“Bugün dünya ‘eczacı hangi ilacı verir?’ sorusundan ‘eczacı toplum sağlığına daha ne katabilir?’ sorusuna geçmektedir. Türkiye de bu soruyu sormak zorundadır” diyen Afacan, eczacıların koruyucu sağlık hizmetlerinden tedavi uyumuna kadar birçok alanda daha etkin görev üstlenebileceğini dile getirdi.
Afacan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Koruyan eczane. Tarayan eczane. İzleyen eczane. Yönlendiren eczane. Tedavi uyumunu geliştiren eczane. Akılcı ilaç kullanımını sağlayan eczane. Hastanın sağlık yolculuğunda yanında olan eczane.
25 Eylül Dünya Eczacılık Günü’nde çağrımız nettir: Tek Sağlık. Tek Eczane. Daha güçlü eczacı, daha güçlü birinci basamak. Daha güçlü birinci basamak, daha güçlü sağlık sistemi. Daha güçlü sağlık sistemi, daha sağlıklı bir toplum.”

Muhabir: KEMAL YOLYAPAR