Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, Ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, hükümetin enflasyonla mücadele politikalarını eleştirerek, “Enflasyon düşecek masalı artık rakamlarla da çökmüştür. Ücretli çalışanlar, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar her geçen gün daha fazla yoksullaşmaktadır” dedi.
Birleşik Kamu-İş Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, Ekim ayı enflasyon rakamları ve vatandaşların giderek ağırlaşan ekonomik koşulları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Hükümetin uzun süredir dile getirdiği enflasyonun düşeceği yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Demirel, TÜİK, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan verilerin, hayat pahalılığının devam ettiğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Ekim ayında enflasyonun TÜİK'e göre yüzde 2,58, İTO'ya göre yüzde 2,47, ENAG'a göre ise yüzde 2,68 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Demirel, yılın ilk on ayında enflasyonun TÜİK hesaplamalarına göre yüzde 27,52, İTO'ya göre yüzde 29,31, ENAG'a göre ise yüzde 39,16 seviyesine ulaştığını kaydetti.
Yıllık enflasyondaki gerilemenin de son derece sınırlı olduğuna dikkat çeken Demirel, 2026 yılı ocak ayında TÜİK tarafından yüzde 30,65 olarak açıklanan yıllık enflasyonun, ekim ayında yüzde 29,77 seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, dokuz aylık süreçte enflasyondaki düşüşün yalnızca 0,88 puanda kaldığını vurguladı.
“ENFLASYON HEDEFLERİ ŞİMDİDEN AŞILDI”
Ekonomide açıklanan hedeflerle gerçekleşen rakamlar arasındaki makasın giderek açıldığını dile getiren Demirel, yılın ilk on ayındaki enflasyonun Merkez Bankasının yüzde 24'lük hedefini şimdiden aştığını ifade etti.
Orta Vadeli Program'da yer alan yüzde 28,4'lük yılsonu tahmininin tutturulabilmesi için kalan iki ayda enflasyonun son derece düşük seviyelerde gerçekleşmesi gerektiğini belirten Demirel, mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında bu hedeflerin gerçekçilikten uzaklaştığını söyledi.
“TÜRKİYE, AVRUPA'NIN EN YÜKSEK ENFLASYONUNA SAHİP ÜLKESİ”
Türkiye'nin dünya genelindeki yüksek enflasyon sıralamasında üst sıralardaki yerini koruduğunu belirten Demirel, TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 29,77 seviyesinde bulunduğunu, Türkiye'nin Avrupa'da ise en yüksek enflasyona sahip ülke konumunu sürdürdüğünü ifade etti.
Gıda enflasyonunun da vatandaşın yaşamını doğrudan etkilediğini kaydeden Demirel, Türkiye'nin yüzde 27,73'lük yıllık gıda enflasyonuyla dünyada gıda fiyatlarının en fazla arttığı ülkeler arasında dördüncü sırada yer aldığını belirtti.
“ÜCRETLER ERİYOR, VATANDAŞ HER GEÇEN GÜN YOKSULLAŞIYOR”
Enflasyonun en ağır faturasını ücretli çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların ödediğini vurgulayan Demirel, maaş ve aylıklara yapılan zamların daha yılın ilk aylarından itibaren eridiğine dikkat çekti.
2026 yılının başında işçi ve bağımsız çalışan emeklilerinin aylıklarına yüzde 12,19 zam yapıldığını, temmuz ayında ise yüzde 17,76 oranında artış gerçekleştirildiğini hatırlatan Demirel, temmuz ayında yapılan zammın yaklaşık yüzde 47'sinin yalnızca dört ay içerisinde enflasyon karşısında eridiğini ifade etti.
En düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltildiğini belirten Demirel, yapılan artışın yaklaşık 1.952 liralık bölümünün dört ayda kaybedildiğini kaydetti.
Kamu çalışanları ve emeklilerinin de benzer bir tabloyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Demirel, temmuz ayında yapılan yüzde 7'lik maaş artışının dört ay içerisinde tamamen eridiğini, ekim sonu itibarıyla memur ve memur emeklileri için yüzde 1,20 oranında enflasyon farkı oluştuğunu söyledi.
Kamu çalışanlarının maaşlarındaki kaybın giderek büyüdüğünü belirten Demirel, temmuz ayında yapılan 8 bin 300 liralık artışla aile yardımları dahil 70 bin 218 liraya yükselen düşük memur aylığının 5 bin 821 liralık bölümünün dört ayda eridiğine dikkat çekti.
Asgari ücretlinin de geçim mücadelesi verdiğini ifade eden Demirel, 28 bin 75 liralık asgari ücretin satın alma gücünün hızla gerilediğini, yıl başındaki alım gücünün korunabilmesi için asgari ücretin en az 35 bin 801 liraya yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.
“KİRA, VERGİ VE TEMEL İHTİYAÇLAR VATANDAŞIN BELİNİ BÜKÜYOR”
Vatandaşın yalnızca gıda ve temel tüketim ürünlerinde değil, barınma ve diğer zorunlu harcamalarda da büyük sıkıntı yaşadığını belirten Tuba Demirel, kira artışlarının ücret artışlarını geride bıraktığını ifade etti.
Eski kiracılar için kira artış oranının yüzde 31,5 seviyesine ulaşmasının, dar gelirli vatandaşların barınma sorununu daha da ağırlaştırdığını kaydeden Demirel, vergi, harç, ceza ve değerli kâğıtlara yapılması beklenen yüzde 27,83'lük artışın da vatandaşın ekonomik yükünü artıracağını söyledi.
Ekim ayında özellikle sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan yüksek artışlara dikkat çeken Demirel, yeşil yapraklı sebzelerde yüzde 71,79, meyvelerde yüzde 27,82, diğer sebzelerde ise yüzde 26,77 oranında aylık fiyat artışı yaşandığını belirtti.
Giyim ve ayakkabı fiyatlarındaki artışların da aile bütçelerini zorladığını ifade eden Demirel, vatandaşların artık en temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çektiğini dile getirdi.
“HÜKÜMET ÜCRETLERDEKİ ERİMEYİ DERHAL TELAFİ ETMELİ”
Birleşik Kamu-İş olarak ekonomik tablonun gerçeklerini kamuoyuyla paylaşmayı kamusal bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Çorum İl Temsilcisi Tuba Demirel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yanlış ekonomi politikalarında ısrar edilmesi sonucunda ortaya çıkan yüksek enflasyon, ücretli çalışan nüfusa nefes aldırmamaktadır. Maaşlar ve emekli aylıkları daha vatandaşın cebine girmeden erimekte, hayat pahalılığı her geçen gün artmaktadır. Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntılar açıklanan iyimser rakamlarla ortadan kalkmaz. İnsanlarımız pazara, markete, kiraya ve faturalara yetişemez hale gelmiştir.
Hükümet artık 'enflasyon düşüyor' masallarını anlatmayı bırakmalıdır. Çalışanların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin kayıpları görmezden gelinmemeli, ücretlerde yaşanan erime derhal telafi edilmelidir. İnsanca yaşamaya yetecek ücret, adil gelir dağılımı ve sosyal devlet anlayışı bir an önce hayata geçirilmelidir.”





