21 Mayıs’ta açıklanan “Mutlak Butlan” kararıyla başlayan CHP’deki derin yarılma, adeta onarılması çok zor bir noktaya gelmiş gibidir.

Ve bu derin yarılma o kadar büyüdü ki, oluşan iki parçanın bir araya gelmesi mümkün görünmüyor gibidir.

Bir başka ifadeyle:

-Kuvayı milliye ruhuyla yoğrulmuş

-Demokrasi kültürüyle mayalanmış

-Kurucu değerleri günümüze taşımış

Ve bu değerlerle siyasal kimliğini oluşturmuş olan bir partide, yani CHP’de dünün yoldaşları, bugün birbirlerine düşman olmuş gibidir.

Ve de bugün kendi ayaklarına kurşun sıkar gibidir.

Özellikle de 103 yıllık kurucu partinin siyasi terminolojisine uygun düşmeyen “hain” sözleriyle, “Fetöcü” sözleriyle de partinin siyasal rengi bozulur gibidir.

***

Nitekim bugün:

İki yıldır devam eden davalar ve operasyonlarla yaratılmak istenen tablo, “Mutlak Butlan kararının açtığı kulvarda, CHP’nin içine dönük bir hamleyle kısmen gerçekleşir olmuştur.

Ve Mutlak Butlan kararıyla hırsın aklın önüne geçtiği, tüzük hükümlerinin bile dinlenmediği ve de CHP yönetimini devralan Kılıçdaroğlu ile temsil edilen bir irade, Cumhuriyetle yaşıt olan kurucu bir partiyi adeta kaosa sürükler olmuştur.

Ve bu kaos ortamında öyle görünüyor ki, oluşabilecek bir ateşkes, uzlaşma ve kucaklaşmayla bile aynı çatı altında buluşmak zor gibidir.

Çünkü geri dönüş gemileri yakılır olmuştur.

Çünkü savaş baltaları bilenir olmuştur.

İşte bu görüntü, hem Türkiye demokrasisi için hem de Cumhuriyetle yaşıt ve kurucu olan CHP için, kabul edilemez bir görüntü olmuştur.

***

Peki, yollar ayrılmalı mıdır? Hayır, ayrılmamalıdır. Birlikte olmanın yolları oluşturulmalıdır.

Ama öncelikle:

-2023 yılının 5 Kasım gününden itibaren içindeki intikam ateşini söndüremeyen

-Üstelik içindeki ateşin büyük bir alev topuna dönüşmesine de var gücüyle gayret eden

-Ve bu uğurda adeta gözü hiçbir şey görmeyen

Ve de bir dönem kendisine Gandi Kemal”, Dersimli Kemal denilen

Yani 13 yıl bu partinin genel başkanlığını yapmış Kemal Kılıçdaroğlu:

-İçindeki intikam hırsını yenmelidir.

-Yargı eliyle bir siyasi partinin parçalanmasına fırsat vermemelidir.

Çünkü CHP tabanında, Kılıçdaroğlu’nun “davaya ihanet” ettiğine yönelik bir algı oluşmuştur.

Çünkü CHP tabanında, Kılıçdaroğlu için “hain” denilen bir algı oluşmuştur.

Evet, görüntü budur.

***

Ve de bu algı:

CHP’yi kuruluş kodlarına yeniden kavuşturacağız gibi

Köklerimize sahip çıkmak zorundayızgibi ifadelerle kolay kolay eritilecek gibi de değildir. Bu nedenlerle bir kurucu partinin, Atatürk adıyla anılan bir partinin, 13 yıl genel başkanlığını yapmış Kılıçdaroğlu hiçbir komplese kapılmadan, partiyi kaosa sürükleyen adımlardan uzaklaşmalıdır.

Mutlak Butlan kararıyla açılan kulvarda ikiye ayrılmış bu görüntüyü telafi eden adımlar atmalıdır.

Ve de bu adımlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nun kaçınılmaz siyasal bir görevi olmalıdır.