Süper Lig’e direkt yükselme şansını kaybeden Arca Çorum FK’nın Pendikspor’la deplasmanda oynadığı kimseyi şaşırtmadı. Çünkü haftalardır izlediğimiz tablonun bir kopyasıydı. Ne değişen bir plan vardı, ne de oyunu çevirecek bir reaksiyon. Aynı başlangıç, aynı hatalar ve yine aynı son.

Arca Çorum FK’nın en temel problemi, sahada bir kimliğinin olmaması. Ne oynadığı net değil. Topa sahip oluyor ama oyuna hükmedemiyor. Yapılan paslar var ama yönü yok, amacı yok. Sürekli yana ve geriye oynayarak oyunu kontrol ediyor gibi görünüyor ama bu durum sonuca götürmüyor. Futbol, rakip ceza sahasına gitmekle, orada kalabilmekle ve tehdit oluşturmakla anlam kazanır. Çorum FK ise oyunun en kritik noktasında etkisiz kalıyor.

Pendikspor karşısında orta saha oyunun merkezini tamamen kaybetti. Top kazanamayan, ikili mücadelelerde geri düşen ve rakibe direnç koyamayan bir yapı vardı sahada. Oysa bu ligde orta saha ayakta kalamazsa, takım da kalamaz. Ne savunmayı rahatlattılar, ne de hücumu besleyebildiler.

Maçın son bölümünde, 67’den itibaren 10 kişi oynayan rakip iyice kapandı. Bu, bir takımı çözmek için büyük bir fırsattır. Ama Arca Çorum FK bu avantajı kullanamadı. Set oyununda üretkenlik yoktu, ceza sahası koşuları yetersizdi, şut tehdidi neredeyse hiç oluşmadı.

Son anlarda gelen golle alınan 1 puan var. Ama o gol de üreterek değil, rakibin hatasıyla geldi. Bu da, Arca Çorum FK’nın çözüm bulan değil, hata bekleyen bir takım görüntüsüne büründüğünü gösteriyor. Bu anlayışla ne lig kazanılır, ne de play-off geçilir.

Daha önemlisi, her hafta benzer goller yeniyor. Aynı kopukluklar ve aynı savunma hataları. Bu artık bireysel değil, doğrudan sistem sorunu ve dolayısıyla teknik ekibin sorumluluğunda. Çünkü tekrar eden hatalar, çalışılmayan detaylardır.

Kâğıt üzerinde güçlü görünen kadro, sahada karşılığını veremiyor. Hatta birçok oyuncunun performansı geriye gidiyor. Bu da ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: “Yanlış sistem mi, yanlış oyuncu seçimi mi?” Çünkü gelişmeyen bir oyuncu grubu, yanlış planlamanın en net göstergesidir.

Hücum hattında yapılan oyuncu tercihler de tartışmaya açık. Samudio’nun pivot santrafor gibi kullanılması, oyunu daraltıyor. Oysa bu rol farklı özellikler ister. Eğer Thiam hazırsa, bu takımın ceza sahasında daha net bir varlığa ihtiyacı olduğu açık.

Ama asıl mesele isimler değil, zihniyet. Yan ve geri pasla oyun kazanılmaz. Futbol cesaret ister, dikine oyun ister, risk almayı ister. Top kaybedildiğinde reaksiyon ister. Arca Çorum FK’da eksik olan tam da bu, yani reaksiyon.

Teknik direktör Uğur Uçar’ın “Maçın hakkı beraberlikti” sözü, mevcut tabloyu kabullenmekten başka bir şey değil. Oysa hedefi olan bir takım, sonucu değil, çözümü konuşur. “Nasıl kazanırdık?” sorusunu sormadan ilerleme olmaz.

Arca Çorum FK’nın sahadaki oyunu play-off için umut vermiyor. Bu maçlar hata kaldırmaz. Küçük bir an, bütün sezonu götürür. Ligin sonuna geldik ama takımın ne oynadığı hâlâ net değil.

Arca Çorum FK’nın hâlâ bir şansı var. Ama bu şans, kendiliğinden gelmeyecek. Gerçeklerle net bir yüzleşme, açık bir analiz ve en önemlisi sahaya yansıyacak bir oyun planı şart. “Arca Çorum FK’nın kazanmak için planı ne?” sorusunun net bir cevabı hâlâ yok. Hal böyle olunca farlı bir sonuç beklemek, iyimserlikten başka bir şey değil.