Süper Lig’e yükselme mücadelesi veren Arca Çorum FK, en kritik virajlarından birinde, milli ara öncesi ligin önemli rakiplerinden biri olan Iğdır FK’yı deplasmanda 2-0 gibi net bir skorla yenerek çok kritik bir galibiyet daha alırken, taraftarlarına da çifte bayram mutluluğu yaşattı. Son haftalarda inşa edilen oyun kimliğinin bu maçta sahaya güçlü bir şekilde yansıdığını gördük.
Arca Çorum FK, yüzde 55 topla oynama oranı, 418 pas ve yüzde 79,7 pas isabetiyle oyunu kontrol eden taraftı. İkili mücadelelerdeki 55’e 38’lik üstünlük ve hava toplarındaki 26’ya 11’lik fark ise bu kontrolün yalnızca teknik değil, fiziksel olarak da sahaya yansıdığını gösteriyor. 15 şut, 6 isabetli vuruş ve 1.93 gol beklentisi… Bunlar deplasmanda oynanan bir maç için oldukça güçlü veriler. Kısacası Çorum FK bu maçı kazanırken, oyun olarak da rakibine çok ciddi üstünlük kurdu.
Arca Çorum FK’nın oyun şablonu artık netleşmiş durumda. Bu takım topa sahip olarak oynadığında, oyunun yönünü belirlediğinde ve rakibi kendi planına mahkûm ettiğinde çok daha güçlü bir kimliğe bürünüyor. Iğdır FK gibi son yıllarda ciddi yatırımlar yapmış, teknik direktörlük koltuğuna Hikmet Karaman gibi tecrübeli bir ismi getirmiş bir takıma karşı bu kadar net bir oyun üstünlüğü kurmak, sıradan bir detay değil.
Maçın başlangıcı da bu oyunun bir yansımasıydı. Arca Çorum FK, oyuna doğru bir enerjiyle başladı ve rakibini daha ilk bölümde geriye yaslamayı başardı. Özellikle son haftaların formda ismi Burak Çoban üzerinden üretilen tehditler dikkat çekiciydi. Kazanılan penaltı da bu baskının bir sonucuydu. Her ne kadar Samudio bu fırsatı değerlendiremese de, burada asıl payı, kurtarışıyla öne çıkan Sinan Bolat’a vermek gerekir. Bu tür kırılma anlarında fırsatların daha yüksek yüzdelerle değerlendirilmesi lazım.
İkinci yarıda, Iğdır FK’nın oyunu dengelemeye başladığı dakikalarda sahneye Serdar Gürler çıktı. Hızlı geçiş, rakibin dengesiz yakalanması ve doğru zamanlamayla Erkan’ın ortasında Burak kafayla geriye aşırdı, arka direkte oluşan boşluğu iyi değerlendiren Serdar Gürler, net bir kafa vuruşuyla takımını öne geçirdi. Bu gol, oyunun yönünü belirleyen en kritik anlardan biriydi. Serdar Gürler golü atmış olabilir, ancak oyunun genelinde daha istikrarlı bir performans ortaya koyması lazım. Bu tür maçlarda skor katkısı kadar oyun içindeki süreklilik de çok önemli.
Golden sonra Iğdır FK yeniden dengeyi kurmaya çalıştı. Tam bu noktada Çorum FK bir kez daha doğru oyunu oynadı. Savunma arkasına atılan bir pas, doğru zamanlama ve yine doğru koşu... Bu kez sahneye çıkan isim yine Burak Çoban oldu. Attığı gol, sadece skoru belirlemekle kalmadı, aynı zamanda ne kadar formda ve oyuna ne kadar etki eden bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Takım bütünlüğünü bu maçta bir kez daha gördük. Arca Çorum FK artık birlikte oynayan bir takım. Hücum ederken de, savunma yaparken de bloklar arası mesafeyi koruyan, topun etrafında toplanan ve oyunu birlikte oynayan bir kimlik kazanmış durumda. Bu, sezonun en kritik dönemine girilirken elde edilebilecek en büyük kazanımdır.
Teknik direktör Uğur Uçar ve ekibinin bu maçta dersine çok iyi çalıştığı da açıkça görüldü. Iğdır FK’nın güçlü yönleri minimize edilirken, zayıf tarafları doğru analiz edilerek hedef alındı. Rakip beklenen oyunu sahaya koyamadıysa, bu biraz da Arca Çorum FK’nın doğru planının sonucudur.
Artık bundan sonra her maç bir final. İçeride ya da dışarıda, fark etmez. Arca Çorum FK bu oyun anlayışını koruduğu sürece, Süper Lig hedefi hayal olmaktan çıkar ve gerçek bir senaryoya dönüşür. Çünkü bu takım artık ne oynadığını biliyor.
Milli ara, tam bu noktada büyük bir fırsat. Hem fiziksel olarak toparlanmak, hem de bu oyunu daha da geliştirmek adına önemli bir mola diyebiliriz. Ardından Bandırmaspor ve Bodrum FK ile oynanacak iki iç saha maçı ligin kaderini doğrudan etkileyecek.
Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Arca Çorum FK artık sadece kazanmıyor, bir oyun bir karakter ortaya koyuyor. Bu oyun, aynı şekilde devam ederse, bu hikâyenin sonu Süper Lig olur.