Futbolda bazen yalnızca isimler değişmez. Oyunun dili, takımın duruşu ve sahadaki roller de değişir. Burak Yılmaz yönetimindeki Arca Çorum FK’nın ilk maçında bunun işaretlerini gördük.
Kırmızı-siyahlılar, Gaziantep FK karşısına 3-4-3 dizilişiyle çıktı. Hücumda hareketli, rakip kaleye gitmeye istekli bir görüntü sergiledi. Ancak asıl dikkat çeken, takımın savunmadaki organizasyonuydu.
Hücumda 3-4-3, savunmada 4-4-2
Burak Yılmaz’ı daha önceki takımlarında agresif ön alan baskısıyla izlemiştik. Bu kez farklı bir tercih gördük. Çorum FK, rakibi karşılarken 4-4-2 düzenine geçti.
Cengiz Ünder ve Ramirez’in önceliği, rakip stoperlere sürekli baskı yapmak değildi. İki oyuncu, stoperlerle 6 numara arasındaki pas bağlantılarını sınırlandırdı. Amaç, Gaziantep FK’nın oyun kurmasını zorlaştırmaktı.
Yani bu kez baskının şiddetinden çok, rakibin seçeneklerini kontrol etmek ön plandaydı. Çorum FK, bu planı sahaya yansıtmada başarılı oldu.
Hücumda ise 3-4-3’ün sağladığı genişlik dikkat çekti. Kanat bekleri ileri çıktı. Cengiz Ünder, sabit bir bölgede kalmadı. Hücumun farklı noktalarında görünerek rakip savunmanın dengesini bozdu.
Dakika 36’da bunun karşılığını aldık. Diomande’nin hazırladığı pozisyonda Cengiz Ünder, kalitesini konuşturdu. Soğukkanlı bitirişiyle takımını öne geçirdi.
İkinci yarının başında kalemizde tehlikeler yaşadık. Buna rağmen hücum iştahımızı kaybetmedik. Gökhan Sazdağı, sağ kanattan etkili bir bindirme yaptı. Ortasını Kyziridis tamamladı.
Maçın sonlarına doğru bu kez Kyziridis sahneye çıktı. Karslbakk’a yaptığı asistle üçüncü golü hazırladı.
Üç gol, üç farklı katkı. Hücum üretimi tek bir oyuncuya bağlı kalmadı. Takım, birlikte hareket ederek sonuca gitti.
RİSK NEREDE?
3-4-3 hücumda genişlik ve hareketlilik sağlar. Rakip yarı alanda baskı kurmayı da kolaylaştırabilir. Ancak her sistem gibi bunun da bedeli var.
Kanat bekleri ileri çıktığında arkalarında boşluklar oluşabilir. Orta saha bağlantıları koparsa rakip bu alanları kullanabilir. Üçlü savunma geniş alanları kontrol etmek zorunda kalabilir.
Savunmada 4-4-2’ye geçmek de tek başına çözüm değildir. Forvetlerin pas kanallarını kapatması, orta sahanın mesafeleri koruması ve savunmanın doğru zamanda öne çıkması gerekir.
Asıl mesele, dizilişten çok oyuncuların bu sistemi nasıl uyguladığıdır. Top kaybından sonra verilen reaksiyon, baskının zamanlaması ve savunma-hücum geçişleri belirleyici olacaktır.
RİSK ALMAK MI?
OYUNU YÖNETMEK Mİ?
Futbolda risk almak gerekir. Ancak doğru zamanda ve doğru ölçüde.
Öne geçtiğinizde savunma güvenliğini artırabilirsiniz. Gol aradığınızda kanat beklerini daha fazla ileri çıkarabilirsiniz. Rakibin baskısına göre yerleşiminizi değiştirebilirsiniz.
Önemli olan, 3-4-3’e her koşulda bağlı kalmak değil, maçın ihtiyaçlarını doğru okumaktır. Hücumda cesaret, savunmada denge şarttır.
Burak Yılmaz’ın ilk maçında gördüğümüz 3-4-3 ve 4-4-2 geçişleri, yeni bir oyun kimliğinin işareti olabilir. Elbette tek maçla kesin hüküm veremeyiz. Bu planın farklı rakiplere karşı nasıl işleyeceğini zaman gösterecek.
Ancak başlangıçta olumlu işaretler var. Çorum FK hem pozisyon üretti hem de rakibin oyun kurulumunu sınırlandırmaya çalıştı.
Şimdi sıra bu anlayışı kalıcı hâle getirmekte. Oyuncuların rolleri benimsemesi, savunma mesafelerinin korunması ve hücum isteğinin devam etmesi gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca üç gol atmak değil, sahada ne yaptığını bilen bir takım olmaktır.
Arca Çorum FK, hücum cesaretini savunma disipliniyle birleştirebilirse 3-4-3 bir diziliş olmaktan çıkar, takımın kimliğine dönüşür.
Güzel futbol cesaret ister. Başarı ise cesareti doğru planla buluşturmayı…