Şaka filan değil, bu CHP’ye bir haller oluyor son zamanlarda…
Birincisi, beklenmedik zamanlarda, umulmayan konularda, farkında dahi olmadıkları kişiler yüzünden güven kaybına uğruyorlar…
İkincisi, partiye hizmet edecek kişilerin seçiminde büyük ve telafisi zor yanlışlıklar yapıyorlar…
Üçüncüsü ise bir sorun çıktığında, parti üst yönetimi çok kısa zamanda panikliyor…
Dahası var tabii…
Çok “acul”, yani anında ve acele davranılarak “yanlış tuş”lara basıp, iktidarın elini güçlendirecek hatalara imza atıyorlar…
Son örnekten yola çıkalım:
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın beklenmedik bir anda CHP’den istifa etme olayı…
Bir kere “adam”ın ilçeye, yani Keçiören’e “aday” seçiminde baştan yanlışlık yapılmış.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ın Keçiören Belediyesi seçimlerine aday gösterilecek kişilerin başında Mesut Özarslan adı üzerinde ısrar etmesi bir yana…
Daha önce ise Yavaş’ın Ankara Belediye Başkanı olduğu ilk döneminde Portaş Genel müdürlüğü koltuğuna bu kişiyi oturtmuş olması..
Mesut Özarslan ne kadar kabiliyetli (!) biriymiş ki, Mansur Yavaş önce bu kişiyi Etimesgut ve daha sonra Mamak’a hatta Altındağ ilçesine aday göstermek için çabalamış.
Bunlar olmayınca da son seçimde Mesut Özaslan Keçiören’e aday gösterilmiş…
Tabii ki, insanoğlu karpuz, ya da kavun değil…
Değil ama siyasetçi dediğin, hele deneyimli bir belediye başkanı olan sayın Yavaş’ın “yanlış at”a oynamış olması son derece düşündürücü..
Yani eşi menendi bulunmayan ve son andaki pırıltısından keşfedilen “altın gibi” (!) biri bu Mesut Özarslan…
Saray’a yakın…
AKP’ye yakın…
AKP’li Şehircilik Bakanı’na ise çok çok yakın biri…
Son beyanlarında ise kendisini savunurken, MHP’nin Kürt politikasındaki son çıkışını, yere göğe sığdıramadığından da belli ki, Devlet Bey’i takdir ettiğini inkâr etmiyor…
Yeni gelişmelere göre, CHP Lideri ile Mesut bey arasındaki kavga-tartışma-söz dalaşı, ne derseniz deyin daha uzun sürecek gibi…
Özarslan hakkında istifa ettikten sonra Portaş hakkında dava açılmaz mı?…
Açılır tabii.
Adam çok yönlü (!)…
Çok kullanışlı gibi…
Her tarakta bezi varmış belli ki…
CHP’ye gelince…
Onlar, yani CHP üst yönetimi ve sayın Yavaş, eğer ileriki günlerde “Nerden bilelim. Bize adam dediler” diye bir savunma yaparsa şaşmayalım…
Aslında adamı Portaş’ın başına getirmeden önce tanımak gerekirmiş.
Fark edilmemiş…
Oysa “çürüyen meyve kendiliğinden düşer” derler…
Burada bile…
“Acul” davranılmış…