CHP nereye gidiyor?

Aslında soru “CHP nereye ve neden sürükleniyor?” olmalı…

Bay Kemal’in tasfiyesinden sonra tüm umutların bağlandığı eczacı arkadaşımız Özgür Özel, ne yazık ki yerel seçimlerden sonra “acul” davrandı.

Bu aceleciliği sadece partisi açısından değil, halkın geleceği açısından da pahalıya patladı.

“Acele eden…” hesaplı olmalıydı…

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde -sadece kabile yönetimlerinde olmaz.- bir cumhurbaşkanı adayı 5 yıl, yazıyla “beş yıl” önce ilan edilmez.

Beş yıl bir ömür demek…

Beş yılın bir gariban emekli için ne demek olduğunu eczacı arkadaşın bilmesi gerekirdi.

Asında bu bir tuzaktı…

Ve bu tuzağa ancak Özgür Özel ve takımı düşebilirdi.

Bu “buldumcuk” arkadaş, mitinglerden önce öne çıkardığı geleceğin Cumhurbaşkanı adayının Karadeniz’li olduğunun bile farkında olmamalı ki, Rize’li Erdoğan’ın karşısına, kapı komşusu Trabzonlu İmamoğlu’nu çıkardı…

Her iki Karadenizli karşı karşıya geldi mi?

Geldi…

Bu tablo karşısında Erdoğan’ın yıllardır Saray’da korumasına aldığı “taktik kuvvetler” yani savunma kadrosu harekete geçti.

Cumhurbaşkanlığı için yapılacak seçimlerin “erken” yapılması için kara kara düşünen Saray’ın uzmanları “Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez” deyip, “zamanlama takvimi” planlamış olmalılar ki, CHP’nin kaleleri olan belediyelerden işe başladılar.

Sistem açık: “Çamur at, geri çekil”…

(devamı edecek)