İspanya hükümeti denizin altından Afrika’ya bir tünel yaptırmak ister. İşin mahiyetini uluslararası bir ilanla duyurur. Bu ilana üç büyük firma teklif gönderir.

Bu firmalar Rus, Amerikan ve Türk firmalarıdır. İspanya heyeti bu teklif veren üç firma yetkilileriyle görüşüp en uygun olan firmaya işi verme kararı alır. Bu firmalardan en uygun, en ucuz teklifi veren Rus firmasının yetkilisini davet edip bu işi nasıl yapacaklarını sorarlar.

Rus firma yetkilisi “Efendim, iş makinalarımızla İspanya sahilinde en uygun noktadan, denizin altından Afrika'nın en uygun noktasına çıkmayı ve bu işi de yaklaşık 3 yılda tamamlayıp teslim etmeyi planladık” der.

Amerikalı yetkiliyi çağırıp Rusların projesini anlatıp onlara “Siz nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sorarlar. Amerikalı firma yetkilisi anlatır: “Efendim, bizim bir ekibimiz İspanya sahilinden girer. İkinci ekibimiz ise Afrika sahilinden girer. Bir yılda orta noktada buluşurlar. Tabii ki yaklaşık 1 metre kadar bir kot farkımız olabilir. Onu da traşlar kot farkını da ortadan kaldırırız. Bir yılda da teslim ederiz.”

İspanya heyetinin bu hoşuna gider. “Şu Türk firmasını da bir dinleyelim” derler. Bizim firma yetkilimiz de Temel’dir. Onu çağırıp Rusların ve Amerikalıların nasıl yapacaklarını anlatırlar, “Siz nasıl yapacaksınız?” diye sorarlar. Bizim Temel der ki: “Valla biz de Amerikalılarla aynı şekilde yaparız. Ancak 1 yılda orta nokatada buluştuuuuk, buluştuk yok eğer buluşamadıysak iki tane tüneliniz olur.”

*

Bu fıkarayı neden anlattım? Artık anlaşılıyor ki iktidar asırlık çınardan iki parti çıkarmayı başardı. Yani artık CHP kendi gölgesiyle savaşır duruma düşürüldü. Böylece de değişim isteyen kitlelerin umutları bir başka bahara kaldı.

13 yıldır etmediği hakaret kalmayan iktidara yakın medya organları Kemal beyi yere göğe sığdıramaz oldu. Her ne hikmetse Cumhurbaşkanı adaylığı döneminde ayırdığı zamanın daha fazlasını ayıran TRT’si, TGRT’si ve diğer yandaş kanallar Kemal beye ne methiyeler diziyorlar, akıl alır gibi değil.

Yalnız onların yaptıklarını anlamak zor değil. Çünkü seçim kazanmak için her yolu deneyeceklerdir ve denemişlerdir. En bariz örneği “montaj montaj videolar”…Bay Kemal aşağı, bay Kemal yukarı…Dalga geçilen adam gitti. Sayın Kılıçdaroğlu oldu. Ve CEHAPE de CHP oluverdi. Kemal bey sayesinse elbette.

Sayın Kemal beye ve onu destekleyen yurttaşlara bir iki söz söylemek istiyorum.

1. 13 yıldır koca bir parti ve il ilçe örgütleri emrindeyken ne kazandınız ki şimdi çevrene toplanmış bir avuç çıkarını ve makam koltuğunu korumak uğruna herşeyi yapacak insanlarla ne kazanacaksınız?

2. Che Quevera’ya atfedilen “eğer düşmanınız sizi övüyorsa sizde bir yanlışlık vardır”sözünden birşey anlıyor musunuz?

3. İspanya’ya iki tünel yapan Temel gibi Türkiye’ye iki parti yaparsanız (ki partini bölünmesi umurunuzda bile değil) başınızı yastığa rahatlıkla koyabilecek misiniz?

4. Parti binasının önünde haram araç olarak sergilediğiniz araçların eski yönetim döneminde alındığı söyleniyor..Kendi döneminizde haram yediyseniz nasıl arınmadan söz ediyorsunuz?

5. Delegeden ve üyelerden meşruiyet almadan mahkeme kararıyla o koltuğa oturmak içinize siniyor mu?

*

Bilinen bir hikayedir. İki kadın bir çocuğun kendilerinden olduğu iddiasıyla hakim karşısına çıkarlar. Her ikisi de çocuğun kendisinden olduğunu, gerçek annesinin kendileri olduğunu iddia ederler.

Yargıç “Anlaşıldı çocuğu ortadan kesip yarısını birinize, yarısını da birinize vereyim” deyince kadınlardan birisi gözyaşları içinde “Bunu yapmayın, ben çocuğun annesi değilim. Çocuğu hanımefendiye verin. Ben davamdan vazgeçiyorum” der. Yılların deneyimli yargıcı “çocuk bu kadınındır” der ve bunu söyleyen kadına verir. Bu hikaye size birşey anlatıyor mu?

Bu kadının davranışını Kemal Kılıçdaroğlu mu yoksa Özgür Özel mi sergiledi? Ben Özgür beyin sergilediği kanaatindeyim. Çünkü eğer hukuk devletiyseniz hukuk devletinin verdiği mazbata sayın Özgür Özel’de. Özgür bey parti daha fazla hırpalanmasın ve zarar görmesin diye meşru mazbatalı CHP Genel Başkanlığından ayrılarak gerçek annenin davranışını sergilemedi mi?

Daha fazla ne kadar ve nereye kadar rezil olacaksınız?

“Bunlar daha bir partiyi idare edemiyorlar, koskoca Türkiye şunlara bırakılır mı?” kozunu altın tepside sunduğunuzun farkında mısınız?

Eski delegeye güveniyorsanız, eski delegelerle, yok mevcut delegeye güveniyorsanız mevcut delegelerle, ya da kısaca kendinize güveniyorsanız en kısa zamanda kurultay yapın. Çocuk gerçek annesine kavuşsun derim. Yok biz % bilmem kaçlık olursa olsun bu koltukta oturup iktidarın değişmesini engelleyeceğiz diyorsanız, başınız pınar ayağınız göl olsun .

Not: Yarın yüz yüze bakacaksanız, incitici kırıcı üslubunuzdan vazgeçin. Bakacağınız yüze tükürmeyin, tükürdüğünüz yüze de asla bakmayın. Saygılarımla.