Bazı insanlar vardır…

Öldüklerinde sadece bir aile değil, bir şehir sessizleşir.

Çünkü onlar, yaşadıkları yere yalnızca mesleklerini değil; vicdanlarını, merhametlerini ve insanlıklarını bırakırlar.

Dr. Rıfat Patır işte böyle bir insandı.

102 yıllık bir ömür…

Bir asrı aşan bir hayat…

Nice nesiller gördü, nice çocukların büyümesine, nice annelerin duasına, nice yaşlıların minnetine şahit oldu. Fakat onu büyük yapan sadece uzun yaşaması değildi; uzun yıllar boyunca insan kalabilmesiydi.

Bugün Çorum’da belli bir yaşın üzerindeki insanların hafızasında onun adı geçince gözler dalıyorsa, bunun sebebi yalnızca iyi bir doktor olması değildir. Çünkü iyi doktor çoktur… Ama iyi insan azdır.

Onun küçücük muayenehanesi aslında bir dükkân değil, adeta bir gönül kapısıydı. O kapıdan içeri giren insanlar yalnızca ilaç değil; teselli, güven ve samimiyet de alırdı. Parası olmayanı geri çevirmeyen, hastasına tepeden bakmayan, insanı önce insan olarak gören eski zaman hekimlerindendi.

Bugünün genç doktorları, modern tıbbın imkânlarını elbette öğrenmelidir. Ama Dr. Rıfat Patır’ın bıraktığı en büyük miras; reçetelerden önce meslek ahlakı, diplomadan önce insan sevgisidir. Meslektaşları onu sadece bir hekim olarak değil; hekimlik ahlakının yaşayan örneği olarak hatırlamalıdır.

Çünkü bazı insanlar öldükten sonra bile ders vermeye devam eder.

Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki; şehirleri ayakta tutan şey sadece yollar, binalar, projeler değildir. Bir şehrin gerçek mayası, o şehirde iz bırakmış güzel insanlardır. Dr. Rıfat Patır da Çorum’un mayasına karışmış isimlerden biridir.

İşte bu yüzden diyorum ki; böylesine kıymetli bir insanın adı yalnızca hatıralarda kalmamalıdır.

Tüm siyasi partilerin belediye meclis üyeleri, hiçbir ayrım gözetmeden ortak bir vefa örneği göstermelidir. Çorum Belediye Meclisi’nin oy birliğiyle, Çorum Barajı’nın adının “Dr. Rıfat Patır Barajı” olarak değiştirilmesi; yalnızca bir isim değişikliği değil, bir şehrin hafızasına sahip çıkması olacaktır.

Bu karar, Çorumlular adına büyük bir vefa örneği; belediye meclis üyeleri ve Sayın Belediye Başkanı adına ise tarihe geçecek onurlu bir görev olacaktır.

Ayrıca en az hastaları kadar gözü gibi baktığı evi de, yakınlarıyla görüşülerek korunmalı; onun hatırasını gelecek asırlara taşıyacak bir “Dr. Rıfat Patır Müzesi”ne dönüştürülmelidir. Çünkü bazı evler sadece duvarlardan oluşmaz; içinde bir ömrün merhameti, emeği ve insan sevgisi yaşar.

O müzeyi gezen çocuklar yalnızca eski eşyaları değil; bir dönemin vicdanını görmelidir. Genç doktorlar yalnızca bir hekimin fotoğrafına değil, meslek ahlakının ne demek olduğuna bakmalıdır. Çorum ise kendi değerine sahip çıkmanın onurunu yaşamalıdır.

Çünkü vefa; sadece ardından üzülmek değil, hatırasını yaşatmaktır.

Bazı insanlar isimlerini tabelalara değil, kalplere yazdırırlar.

Ama bazen şehirlerin de kalbi olduğunu gösterebilmesi gerekir.

Mekânı cennet olsun…

Çorum, bugün kendi vicdanından bir parçayı uğurlamıştır.

*

ANNELER GÜNÜ

Dün Anneler Günüydü...

Annesi hayatta olan var…

Bir mesajla sesine ulaşamayan var…

Benim gibi...

Telefon rehberinde hâlâ “Anne” yazıp da arayamayan var…

Bayram sabahlarında içindeki boşluğu kimseye anlatamayan var…

Kalabalığın içinde bile kendini yetim hisseden var…

Kimi annesinin elini öpüyor bugün,

kimi benim gibi mezar taşına sarılıp dua ediyor…

Kimi hâlâ annesinin odasına sessiz giriyor,

sanki birazdan içeriden “Hoş geldin yavrum” sesi gelecekmiş gibi…

Bir de annesi yaşadığı hâlde yokluğu yaşayanlar var…

Aynı evde olup birbirine uzak düşenler…

Yaşlılığın, hastalığın, unutkanlığın ellerinden annesini yavaş yavaş kaybedenler…

Sabırsızlık edip “Bunak oldu…” diyenler var.

Ama unuttukları bir şey var:

O kadın, onlar küçücükken bir kelimeyi bile ilk söylediğinde bayram etmişti…

Çocuğu için ömrünü tüketen anneler var…

Kendi gençliğini evladının geleceğine verenler…

“Ben iyiyim” deyip bütün yükü içine gömenler…

Ve anne yarısı teyzeler…

Annenin yokluğunu belli etmemek için fazla konuşmayan,

ama tabağına sessizce bir kaşık daha yemek koyan kadınlar…

Bazı teyzeler vardır;

kan bağı değil, merhamet bağı taşır.

İnsan yaş aldıkça şunu anlıyor:

Anne ölünce sadece bir insan gitmiyor…

Sana koşulsuz inanan son liman da gidiyor.

Bugün annesi hayatta olanlar ne olur kıymet bilsin…

Çünkü yarın,

benim gibi bir fotoğrafa bakıp

“Bir kez daha sarılsaydım…” deme ihtimali var.

Tüm annelerimizin anneler günü kutlu olsun.