*** Ahmet Ahlatcı, dostluğundan onur duyduğum bir kardeşim. Çorum’un en vefalı evlâtlarından. Ticari faaliyetlerini, yatırımlarını Çorum adına minnet duygularıyla, gazeteci olarak da gururla, coşkuyla, hayretle izliyorum. Hayretim, bu kadar büyük işleri başarabiliyor olması karşısındaki şaşkınlığımdan ileri geliyor.
*** Geçen yıl 16 Haziran’da ameliyat geçirmiştim. 9 Temmuz 2025 tarihinde 2.3 milyar dolarlık yeni yatırım projesini açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısıyla -ısrarı üzerine- ilk kez dışarı çıkmış oldum. Ve böylesine dev bir yatırımın kamuoyuna duyurulmasına tanıklık ettiğim için de büyük mutluluk duymuştum.
*** Mehmet Tütüncü kardeşimin isteği doğrultusunda, 11 Eylül 2025 tarihinde TSO Başkanı Çetin Başaranhıncal’ı ziyaret eden heyete katılmaktan da son derece memnun oldum. Zira, sevgili kardeşim Çetin Başaranhıncal, kafamızda beliren tüm soru işaretlerini gideren, kapsamlı, doyurucu açıklamalar yaptı.
*** Kamu işlerinde elbette belirli bir prosedür var. Nitekim, AK Parti İl Başkanı Yakup Alar’ın açıklamasından anlıyoruz ki, Ahlatcı, 2. OSB’den 9 Temmuz 2025 tarihinde yaklaşık 1 milyon 975 bin metrekare yer talebinde bulunmuş. OSB ise 15 Ekim 2025 tarihinde tüzel kişilik kazanmış. İlerleyen süreçte ön tahsis başvuruları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın onayına sunulmuş. 2. OSB’ye 7.400 dönümlük genişleme alanının da eklenmesi için Bakanlığa başvuru tarihi ise 26 Aralık 2025. Yani 2025 yılı sona ermeden konu Bakanlığa intikal ettirilmiş.
*** 2. OSB’nin büyüklüğü 2.360 dönüm. Ahlatcı başlangıçta 1.975 dönüm yer talebinde bulunmuşken, son hesaplamalar üzerine, sosyal tesisler dışında bu alanının tümünü talep etmiş. Arca’nın yer talebinin ve diğer 24 girişimcinin taleplerinin ise 7.400 dönümlük genişleme alanından karşılanabileceği düşünülmüş.
*** İşte bu aşamada, Bakanlık yetkilileri tarafından “Hiçbir OSB’nin tamamı bir firmaya tahsis edilmiş değil” denilerek bu talebe sıcak bakılmadığı duyumları alındı.
*** Şöyle bir durup düşünmek gerek: Almanya’dan ve Çin’den yaklaşık 1 milyar dolarlık otomotiv yatırımı teklifi geldiğinde, ne büyük tavizler verildiğini hatırlamayan var mı? Üstelik bu yatırımlar kuvveden fiile de çıkmadı. Ülke olarak büyük hayal kırıklıkları yaşadık. Yine düşünmemiz gerek: “OSB’nin tamamı bir firmaya tahsis edilemez” diye gökten inmiş bir ayet mi var? Yasa, yönetmelik, her ne gerekiyorsa, değiştirilemez, düzeltilemez mi? Ya da, ilk anda talep edilen 1.975 dönümü tahsis edip, gerisini sonraya bırakmak mümkün değil miydi?
*** Sonuç olarak, Bakanlık bürokrasisi, işlemi tam 7 ay geciktirmiş görünüyor. Çünkü, İl Başkanı Yakup Alar, açıklamasında, “Çorum Merkez 2. Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu, 29 Temmuz 2026 tarihinde aldığı kararla yatırımı reddetmemiş; mevcut alan kapasitesi ve aynı bölgede yatırım yapmak isteyen diğer 24 yatırımcının taleplerini de dikkate alarak yatırımcı firmaya 1 milyon 670 bin metrekarelik alanın tahsis edilebileceğini bildirmiş ve bu teklifin değerlendirilmesini istemiştir.” ifadesini kullanıyor.
*** Süreci yakından izleyen bir kişi olarak, Çorum Valiliği’nin, yerel yönetim organlarının, Ticaret ve Sanayi Odası’nın, OSB yönetim Kurulu’nun bu büyük yatırımın bir an önce gerçekleşmesi yönünde nasıl çaba harcadıklarının tanığıyım. O yüzden de, söz konusu gecikmenin Bakanlık bürokrasisinden kaynaklandığının altını hep kalın biçimde çizmeye çalışıyorum.
*** Hatırladığımız bir olay daha var: Ford fabrikası için Gölcük’ten yer talep edildiğinde, rahmetli Demirel, Çankaya’nın bahçesinden bile yer verebileceğini söylemişti. Biz de, 2.3 milyar dolarlık çok büyük bir yatırım projesini görünce, devletimizin “bir an önce” başlanması için tüm kapıları açacağını zannetmiştik. Yanılmışız. Heyecanımıza verin!
*** Şu aşamada suçlu aramanın da bir manası kalmadı. Kayıp zaman telafi edilebilir mi, projeye yeniden dönülebilir mi, bilemiyorum. Şahsen üzüntüm, Çetin Altan’ın 1960’lı yıllarda tanımladığı “hantal devlet”in hâlâ yerinde duruyor oluşuna tanıklık etmekten kaynaklanıyor.
*** Ama, bu nedenle Çorum’da oluşabilecek alınganlıkların, kırgınlıkların hızla giderilmesine, sanayileşmiş, kalkınmış, güçlenmiş “Büyük Çorum” ortak paydasında buluşmaya müthiş ihtiyacımız var. Çocuklarımıza, torunlarımıza daha yaşanır bir Çorum, çok daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğunu taşıyoruz çünkü.




