Sivas deplasmanında alınan 1-1’lik beraberlik, kağıt üzerinde “kötü sonuç değil” gibi görünebilir. Ancak sahadaki Çorum FK performansı, bu bir puanın ardında ciddi sorunlar barındırdığını açıkça gösterdi. Maça tutuk başlayan bir Çorum FK izledik ve bu tutukluk, 90 dakikanın geneline yayıldı.
Kaleci Sehic özelinde bir parantez açmak gerekiyor. Üzerine gelen toplarda güven veren bir görüntü çizse de, yan toplarda yaşadığı büyük sıkıntı artık görmezden gelinemez bir hâl aldı. Bu seviyede hedefleri olan bir takım için bu zaaf ciddi bir risk unsurudur.
Orta sahada ise topu rakibe adeta hediye eden bir Çorum FK vardı. Pas bağlantıları zayıf, oyun kurma becerisi neredeyse yoktu. Sivas maçında Oğuz Gürbulak’ın yokluğu fazlasıyla hissedildi. Onun dinamizmi ve oyunu iki yönlü oynama becerisi olmayınca, orta saha tamamen çöktü. Atakan Akkaynak ise tartışmasız şekilde sahanın en etkisiz ismiydi.
Maçın kırılma anlarından biri de tartışmaya açık penaltı kararıydı. Bu penaltı sayesinde Çorum FK, kritik bir deplasmandan 1 puanla döndü. Ancak gerçekçi olmak gerekirse, oyun olarak bu puanı ne kadar hak ettik, bu soru ciddi şekilde masaya yatırılmalı.
Asıl düşündürücü olan ise takımın geldiği nokta. Sezon başında şampiyonluk nidaları yükselirken, bugün gelinen noktada “en az 5 transfer şart” deniliyorsa, burada ciddi bir planlama hatası vardır. Bu takım bu hâle nasıl geldi, asıl sorgulanması gereken budur.
Teknik direktör değişikliği konusunda da zaman kaybedildiği açık. Çağdaş Çavuş ile gereğinden fazla vakit harcandı. Hüseyin Eroğlu daha erken göreve getirilmiş olsaydı, belki de bugün bambaşka bir Çorum FK konuşuyor olabilirdik. Sivas maçı özelinde de Hüseyin Hoca’nın değişikliklerde geç kaldığını belirtmek gerekiyor.
Önümüzdeki süreç Hüseyin Eroğlu için hiç kolay olmayacak. Gidecek ve gelecek oyuncular konusunda çok iyi analiz yapması şart. Yapılacak her transfer, sadece bugünü değil, sezonun kaderini belirleyecek.
Bir puan alındı ama sorular çoğaldı. Çorum FK’nın artık lafla değil, sahada net bir reaksiyon göstermesi gerekiyor.
Son olarak sözüm yönetime, bu takımı kimin kurduğu ile alakalı algı yaratmak yerine sezon sonunda bu takım ne olacağı yönünde işler yapması gerekiyor.